reyhanerdem.bsky.social
@reyhanerdem.bsky.social
Reposted
Türk Traktör işçisi:

“Yıllardır çalışıyorum. İşimi iyi yaparım. Ne iznim var ne raporum, deli gibi mesaiye kalıyorum. Ama bir Kaizen vermedim diye puanım düşüyor”

Ercan Keskin'in… https://www.evrensel...
Türk Traktör işçisi: İşçi miyiz, iş güvenliği uzmanı mı, temizlik görevlisi mi?
İçinden geçtiğimiz süreçte sanayide farklı birçok sektör ve fabrikada işçiler, yoğun çalışma saatleri, fazla mesailer ve işten atılma korkularıyla boğuşuyor. Ekonominin gidişatıyla birlikte fabrikalarda işçi sayısı düşüyor ve neredeyse 3 işçinin yapması gereken iş, 1 işçinin sırtına yükleniyor. Ya da patronlar işçiye kendi yapması gereken işten hariç görevler vererek tabiri caizse onun etinden sütünden faydalanmaya çalışıyor. Ankara’da Koç Holdinge bağlı Türk Traktör fabrikası da bu yaşananların en somut örneklerinden biri. Bir süredir işten çıkarmalar sürüyor ancak üretim hacminde bir küçülme olmuyor. Dolayısıyla Türk Traktör işçisi günün sonunda hem kendinin hem de işten çıkarılan arkadaşının yerine çalışıyor. Şirketteki puanlama sistemi işlerin ne kadar pervasızlaştığını gözler önüne seriyor. İşçilere uygulanan 5 puan üzerinden değerlendirilen bir puan sistemi var. İşe geç kalmama, rapor almama, fazla mesai yapma veya planlanan ürün sayısının üzerine çıkma işçinin puanını yükseltiyor, tersi ise düşürüyor. Ancak istenilen bu özelliklerde çıta o kadar yüksekten açılıyor ki kimse belli bir puanın üzerine çıkamıyor. Çünkü yüksek puan alabilmek için adeta yorulmayan, dinlenmeyen ve iş dışında hiçbir şey yapmayan veya düşünmeyen bir makine olmak gerekiyor. İstenenle karşılaşılanın arasında uçurum var Yıllardır Türk Traktör’de çalışan bir işçinin anlattığına göre fabrikadakilerin yüzde 80’i 2.5 puanın altında kalıyor. 2.5-3.5 puan alanlarla ise çok nadir karşılaşılıyor. 4-5 puanlara ulaşan zaten hiç gözlenmiyor. Hal böyleyken bile 2.5 puan altına tutanak tutulduğundan bahsediyor deneyimli işçi: “Zaten hiçbirimiz istenen puana erişemiyoruz. Sürekli tutanak yiyoruz. Bizi tutanakla korkutmaya çalışıyorlar ama artık tutanak tutmanın da bir anlamı kalmadı. ‘Tutarsan tut en fazla işten çıkarırsınız’ diyor birçoğumuz.” İşyerinde puan toplamak kendi işini layığıyla yerine getirmekle de bitmiyor. Türk Traktör işçisi durumu: “Fabrikada 430 dakikada tezgahtan çıkan bir ürün kapasitesi belirleniyor. Bunda hata payı ya da ürün yerleştirme vs. gibi etkenler de hesaplanıyor. Tabii kalifiye olmanın bazı getirileri oluyor. İşi hızlandırıyorsun ve hata payını minimuma indiriyorsun. Ama yönetim için bunun bir anlamı olmuyor. İşi geliştirmişsin kimin umrunda. Diyor ki 430 dakikanı tamamlayacaksın, hemen başka bir iş kilitliyorlar. Saatini doldurana kadar ya başkasının işine yardım edeceksin ya da ortalığı temizleyeceksin. Yav bunlar benim işim mi? Geri kalan zamanda da başka işlere koşturacaksam benim niteliğimin bedeli ne olacak?​’ diyor. Fabrikada puanı etkileyen bir diğer unsur ‘Kaza geliyorum formu’ oluyor. Bu kurala göre fabrikada bir iş kazasından şüphelendiğin anda hemen raporlayıp yukarı bildirmek gerekiyor. Bunun karşılığında işçilerin puanları arttırılıyor. Yine birçok fabrikada olan ama Türk Traktör’de şart koşulan başka bir puan toplama yöntemi ise öneri ve Kaizen oluyor. İşçilerin aktardığına göre Kaizen sistemi yönetimin gözündeki en önemli olan madde. Kaizen vermeyen işçinin puanı doğrudan yere çakılıyor. Şirket, işçilerden ayda 2 kez olmak üzere yılda 24 öneri vermeni istiyor. Bu önerilerin de 8 tanesini geliştirip Kaizen haline getirmesi bekleniyor. 8 adet Kaizeni olmayan işçilerin diğer önerileri de değerlendirmeye alınmıyor. Bir işçi kendi durumundan şöyle bahsediyor; “Yıllardır çalışıyorum. İşimi iyi yaparım. Ne iznim var ne raporum, deli gibi mesaiye kalıyorum. Ama bir Kaizen vermedim diye puanım düşüyor. Yıllarca verdiğim emeğin karşılığı bu. Biz de kural olarak 2 Kaizen verilmesi gerekiyor sanıyorduk. Meğer yöneticiler kendi Kaizen’lerini de bize yaptırıyorlarmış...” Düşünmemek bile lüks oluyor Bir diğer işçi ise Kaizen sistemini şu şekilde aktarıyor: ‘‘Biz üretimin artmasını çalıştığımız şirketin büyümesini istemez miyiz? Ancak bu şekilde olmaz. Sürekli Kaizen oluşturmaya çalışarak ortaya verimli fikir çıkartılabilir mi? Benim psikolojim, benim sosyal hayatım ne olacak? Valla bu sistem yüzünden psikolojim bozuldu. İşten çıkmışım eve gelmişim kafamı dinleyeceğime Kaizen düşünüyorum. Ailemle vakit geçirmek yerine ‘Aman puanım yüksek olsun tutanak yemeyeyim’ diyerek kalan zamanda da işle ilgileniyorum. Üstelik bu zaman aralığı fazla mesai değil ha benim iş dışındaki hayatım!” Koç Holdingin işçisini çalıştırma düzeni bu denli vahim. Belki Türk Traktör şirketi dışarıdan son derece kurumsal ve işçisine değer veren bir şirketmiş gibi görünüyor. Ancak gerçekte bunların tam tersi yaşanıyor. “Bu yıl geçen yıldan daha fazla üretim yapmalıyız” diyerek işçilerin hem kendileriyle hem de iş arkadaşlarıyla yarıştırıldığı bir düzen hakimiyeti var. Kendisinden her zaman daha fazlası istenen işçiler bazen sosyalleşmeyi, bazen ailesiyle ilgilenmeyi bazen ise uyumayı unutabiliyor. İşten yorgun gelinen bir akşam üstü düşünmemek bile lüks sayılıyor. Bu özverinin, bu fedakarlığın karşılığı ise çoğu zaman koca bir hiç oluyor. Türk Traktör işçisi olması gerekenleri şu şekilde özetliyor; “Kendilerinin yapması gereken her işi bize yaptırıyorlar. Şirket kârını artırması gerekenler bizler değiliz. Biz bu fabrikada ne iş güvenliği uzmanıyız ne üretimi geliştirmesi gereken mühendis, ne temizlik görevlisiyiz ne de yönetici. Biz işçiyiz. Bu yüzden gelir 8 saat işimiz neyse onu yapar evimize gideriz.” Kaizen nedir? Kaizen fabrikalarda işi geliştirmek için çalışanlar tarafından yönetime sunulan bir takım fikirlerdir. 2. Dünya Savaşı sonrası Japonya’da ortaya çıkmıştır. “Sürekli iyileştirme” anlamına gelen Kaizen sistemi kapitalist/emperyalist ülkeler ve şirketler tarafından yıllardır kullanılıyor. Her zaman daha fazla kâr amacı güden kapitalist üretim Kaizen sistemiyle işçiyi daha fazla sömürmenin önünü açıyor. Aynı zamanda bu görevi üretimi geliştirme birimlerinden veya fabrika yönetiminden alarak doğrudan işçiye yüklemiş oluyor.
www.evrensel.net
June 15, 2025 at 12:04 PM
Reposted
✒️ Erkan Aydoğanoğlu yazdı:

Grevler sadece ücret ve çalışma koşulları için verilen mücadeleler değildir; aynı zamanda toplumun adalet, eşitlik ve özgürlük taleplerinin de ifadesidir
June 8, 2025 at 2:07 PM
Reposted
Ülkenin dört bir yanından Ankara'ya gelen ataması yapılmayan öğretmenler, ek atama talebiyle eylem yaptı https://www.evrensel...
Öğretmenler Ankara’da ek atama içi eylem yaptı - Evrensel
Ülkenin dört bir yanından Ankara'ya gelen ataması yapılmayan öğretmenler, ek atama talebiyle eylem yaptı.
www.evrensel.net
June 1, 2025 at 1:56 PM
Reposted
Temel Conta Grevde 165.Gün!!!!
Grevin ne olduğunu Çok iyi öğrendik ve Diyoruz ki Haklıyız Kazanacağız ✊️
May 24, 2025 at 4:26 AM
Reposted
Emeğinin hakkını almak için Greve çıkan TPI işçisinin yanındayız. Dayanışmayı büyütelim. #tpiisçisidireniyor
May 24, 2025 at 5:37 AM
Reposted
Yapay zeka yarışı: Google Meet'e canlı ses çeviri özelliği geldi

🚩Google Meet'te canlı konuşma çevirisi sayesinde, görüntülü konuşma esnasında konuşan kişinin kelimeleri ses tonu ve ifadesi korunarak neredeyse gerçek zamanlı bir çeviri gerçekleştirilmesi hedefleniyor.

kisadalga.net/haber/teknol...
Yapay zeka yarışı: Google Meet'e canlı ses çeviri özelliği geldi
Google Meet'te canlı konuşma çevirisi sayesinde, görüntülü konuşma esnasında konuşan kişinin kelimeleri, ses tonu ve ifadesi korunarak neredeyse gerçek zamanlı bir çeviri gerçekleşecek.
kisadalga.net
May 21, 2025 at 10:42 AM
Reposted
📌Eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız Rönesans Holding iştiraki Tepebey Madencilik’in yönetim kuruluna getirildi

➡️AKP'li eski bakan ve vekillerin dikkat çeken yeni 'meslekleri'...

kisadalga.net/haber/gundem...
May 21, 2025 at 9:56 AM
Reposted
Konak Belediyesi’nde bugün grev başladı. CHP’li belediyelerde gerçekleşen her grev ve eylemde işçilere karşı nefret körükleniyor. Asgari ücret düzenini yaratanları yok etmek için mücadele edeceğiz. İşçilere değil, patronlara öfkelenin.

Konak Belediyesi'nde neler oluyor? ⬇️
May 7, 2025 at 7:51 PM
Reposted
Türk-İş' göre, nisan ayında açlık sınırı 24 bin 035 TL'ye, yoksulluk sınırı ise 78 bin 291 TL'ye yükseldi https://www.evrensel...
Türk-İş'e göre açlık sınırı 24 bin, yoksulluk sınırı 78 bin TL'yi aştı
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonunun (Türk-İş) verilerine göre, nisan ayında açlık sınırı 24 bin 035 TL'ye, yoksulluk sınırı ise 78 bin 291 TL'ye yükseldi. Mart ayında açlık sınırı 23 bin 615 TL, yoksulluk sınırı 76 bin 922 TL olarak açıklanmıştı. Buna göre, Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için nisan ayında yapılması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 24 bin 35 TL’ye yükseldi. Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 78 bin 292 liraya çıktı. Bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ de aylık 31 bin 617 lira oldu. Türk-İş'in araştırmasına göre nisan aylık gıda enflasyonu yüzde 1,78 oldu. Yıllık gıda enflasyonu ise yüzde 51,58 olarak kaydedildi. On iki aylık enflasyon ise 35,60 olarak kaydedildi. (Ekonomi Servisi)
www.evrensel.net
April 30, 2025 at 8:40 AM
Reposted
Akp’li Selvi !!!
İmamoğlu’nu Silivri’ye gömdü, sıra Yavaş’ta mı ?
April 30, 2025 at 8:41 AM
Reposted
April 27, 2025 at 8:40 PM
Reposted
Bir iddia ile seçilmiş insanlar hapse atılırken bakın ne yapıyorlar ?
Emrah Akpınar, 2016 yılında abisini bıçaklayarak öldürüyor 2020 yılında elini kolunu sallayarak serbestçe çıkıyor. Şimdi de boşanma aşamasındaki eşini katlediyor.
April 23, 2025 at 8:01 AM
Reposted
Namlunun ucunda yaşamı savunanlar: Kırılırız ama eğilmeyiz!..

✒️ Özer Akdemir yazdı https://www.evrensel...
November 4, 2024 at 1:51 AM
Reposted
Ülkedeki yasalara göre izin almadan seyyar köfteci tezgahı bile açamazsınız. Oysa, bir maden işletmesi Latmos (Beşparmak) Dağlarında 14 yılı aşkındır işletme izni olmadan faaliyette bulunmuş!

✒️ Özer Akdemir yazdı | Latmos'a sahip çıkmak https://evrn.sl/c2fn3v
September 16, 2024 at 6:50 AM
Reposted
Latmos’da yağmurlu bir bilirkişi keşfi

✒️ Özer Akdemir yazdı https://evrn.sl/XZC2tv
January 21, 2024 at 1:41 AM
Reposted
Tavuk döner zehirlenmesinde "salmonella" uyarısı: Ölümle sonuçlanabilir https://www.evrensel...
Tavuk döner zehirlenmesinde "salmonella" uyarısı: Ölümle sonuçlanabilir
Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Toprak, tavuk döner yedikten sonra yaşanan zehirlenmelere ilişkin, "Gıda zehirlenmesi 6-12 saat içerisinde ishal, kusma, mide bulantısı ve baş ağrısı belirtileriyle ortaya çıkıyor. Hızla doktora başvurmak lazım. Çünkü özellikle salmonella ölümle sonuçlanabilir" dedi. Kocaeli’de 1 Nisan'da tavuk döner satılan işletmeden farklı zamanlarda tavuk döner yiyen 648 kişi, mide bulantısı, ateş ve kusma şikayetleri ve zehirlenme şüphesiyle hastanelere başvurdu. 646 kişi müdahalelerinin ardından taburcu edilirken, 2 kişinin ise tedavisinin sürdüğü bildirildi. Konuya ilişkin Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Toprak, "Kocaeli Valiliği'nin açıkladığı 600'ün üzerinde yurttaşımız gıda zehirlenmesi ile karşı karşıya kaldı. Valiliğin açıklamasında, alınan numunelerin mikrobiyolojik kriterler tebliğine uymadığı söyleniyor. Bu duruma başta salmonella, E.coli, S.aureus, C.perfringens gibi bakterilerin yoğunluğu sebep olabilir" dedi. "Soğuk zincire ve çapraz bulaşmaya dikkat edilmeli" Uğur Toprak, "Bakterilerin sebepleri ise personelin kişisel hijyeninin eksikliği, çapraz bulaşma olabilir. Tavuk eti bozulmuş olabilir. Soğuk zincir kırılmış olabilir. Bazı dükkanların önüne sabahtan tavuk etini koyuyorlar, belli bir süre sonra alıyorlar geçen süre bozulmada etkili olabilir. Özellikle tavuk döner şişe takıldıktan sonra 24 saat içerisinde tüketilmesi lazım. Ayrıca ocağa takılınca da 12 saat içerisinde tüketilmeli. Keserken iş yoğun olabilir, hızlı hızlı kesip, ürün pişmeden sunulabilir. Yoğunluk yoksa da kesip, ürün tam pişmeden tezgahta bekleyebilir. Bunlar zehirlenmeye sebebiyet vermiş olabilir. Soğuk zincire ve çapraz bulaşmaya dikkat edilmeli" diye konuştu. 'Çocuk ve yaşlılarda risk var' Tavuk dönerdeki zehirlenmelerde sıklıkla karşılaşan bir duruma da dikkati çeken Toprak, "Maalesef sıkça yapıldığını bildiğimiz bir konu var. Yapılıp satılan tavuk dönerden bazen bir miktar kalıyor. Ertesi gün için yapılan tavuk dönerin çiğ malzemesi, bir gün önce kalan tavuk dönerin üzerine takılıyor. Bu ciddi bir problem olabiliyor. Gıda zehirlenmesi 6-12 saat içerisinde ishal, kusma, mide bulantısı ve baş ağrısı belirtileriyle ortaya çıkıyor. Hızla doktora başvurmak lazım. Çünkü özellikle salmonella ölümle sonuçlanabilir. Çocuk ve yaşlılarda risk var. İzmir'de geçen aylarda kumpirden yaşlı bir vatandaşımız yaşamını yitirdi. Bir tavuk dönerin fiyatına bakıp, bunu çok altında satılan ürünlere dikkat etmek gerekir. Denetimler sıklaştırılmalı. Tarım Orman Bakanlığı başta gıda mühendis sayısını arttırmalı" dedi. (DHA)
www.evrensel.net
April 4, 2025 at 1:24 PM
Reposted
Diren Örgütlen Yıkılsın Holdingci Düzen. 1 Mayıs'ta Taksim'e!

Gün yasakları değil yasa yapan mücadeleleri, yasak tanımayarak meydanları dolduran halkın cesaretini kuşanma günüdür.

Cesur ol korkma, onlar bir avuç biz milyonlarız. 1 Mayıs’ta meydanlara!

umutsen.org/index.php/20...
Gün yasak tanımayan halkın cesaretini kuşanma günüdür: 1 Mayıs’ta Taksim’e | Umut-Sen
2025 1 Mayıs’ına, egemenlerin halkın sokakları kuşatmasından korktuğu, yönetenlerin iktidarlarını nasıl sürdüreceklerini kara kara düşündüğü bir dönemde giriyoruz. Düzen muhalefeti ise sokağa çıkanlar...
umutsen.org
April 4, 2025 at 11:01 AM
Reposted
Tutuklanmadan Cumhurbaşkanı Olunmaz / Serdar Öztürk & Ahmet Nesin youtu.be/DFbcoTdJTQE?... @YouTube aracılığıyla
Tutuklanmadan Cumhurbaşkanı Olunmaz / Serdar Öztürk & Ahmet Nesin
YouTube video by Ahmet Nesin
youtu.be
March 23, 2025 at 6:08 PM
Reposted
Saraçhane buluşmasında üniversite öğrencileri adına konuşan Burak:

"Tüm üniversiteleri akademik boykota çağırıyoruz. Akademik boykotu hep birlikte örelim, bizi geleceksizliğe mahkum edenlere… https://www.evrensel...
İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından Saraçhane'de büyük buluşma
İstanbul — İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından Saraçhane'de toplanan yurttaşların sayısı artıyor. Sabah saatlerinden itibaren mahallelerde oy kullanan yurttaşlar CHP İstanbul İl Örgütü Başkanı Özgür Çelik'in çağrısıyla Saraçhane'de toplanmaya başladı. Yenikapı'da gerçekleştirilen Newroz'dan çıkan pek çok yurttaş da belediye binası önüne geldi. Saraçhane'de kurulan sandıklarda da CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile birlikte binlerce kişi oy kullandı. Saat 17.00'de sandıkların kapanmasıyla bir araya gelen yurttaşlar "Hükümet istifa", "Hak, hukuk, adalet" sloganlarıyla belediye binası önünde toplanmaya devam ediyor. 18.00'de Pertevniyal Lisesi'nin önünde toplanan Emek Partisi (EMEP) de alana giriş yaptı. Yürüyüş sırasında "Genel grev, genel direniş" ve "Faşizme ölüm, halka hürriyet" sloganlarına yüzlerce yurttaş eşlik etti. (Evrensel)
www.evrensel.net
March 23, 2025 at 6:09 PM
Reposted
Özgür Özel: Yarından itibaren ve sonraki günlerde 20.30'da bütün Türkiye'de ve İstanbul'da ilan edilecek meydanlarda, alanlarda hep birlikte olmaya, mücadeleyi yükseltmeye, geleceğe… https://www.evrensel...
Saraçhane'de büyük buluşma | Özgür Özel: Bu meydanı görmeyen medyaya boykot geliyor
İstanbul — İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık ve Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan dahil 51 kişinin tutuklanmasının ardından yüz binlerce yurttaş Saraçhane'de bir araya geldi. İBB önünde "Genel grev, genel direniş", "Hükümet istifa", "Hak, hukuk, adalet" ve "Özgür bizi Taksim'e götür" sloganları yankılandı. CHP lideri Özgür Özel, "20.30 vazgeçeceğimiz bir zaman ve Saraçhane vazgeçebileceğimiz bir alan değildir. Yarından itibaren ve sonraki günlerde 20.30'da bütün Türkiye'de ve İstanbul'da ilan edilecek meydanlarda, alanlarda hep birlikte olmaya, mücadeleyi yükseltmeye, geleceğe sahip çıkmaya başlıyoruz" dedi. Özgür Özel: Ekrem kardeşimizi bizden alıp kopardılar, isyandayız! Özgür Özel, Saraçhane'de toplanan yüz binlere seslendi. Özel, "Ekrem İmamoğlu'na yapılmaya çalışılan darbe girişimini, 19 Mart başarısız darbe girişimini, İstanbul'un iradesinin arkasında durarak geriye püskürten her yaştan gençler, emekçiler, kadınlar, emekliler, hepinizi saygıyla selamlıyorum iyi ki buradasınız. Bugün direnişin beşinci gününde, milli iradenin ve İstanbul'un kalbinde yine Saraçhane'deyiz. Siyasi hayatımda ilk kez iki gece üst üste aynı yerde ama hiç uyumadan konuşma yapmak gibi bir deneyimi ilk kez sizinle paylaşıyorum. Dünden bugüne yatmadık, ayaktayız, meydandayız, Ekrem Başkan'ın arkasındayız. Siz burada bir tarih yazıyorsunuz. 1 milyon kişiyi zorlayan rakamlarla toplanmak… Azimle, bu tek adam rejimine isyanla buraya geliyorsunuz, iyi ki varsınız" diye konuştu. Özel şöyle devam etti: Medyaya boykot çağrısı: Ya bizi göreceksin ya dibi göreceksin! "Ekrem Başkanımızı, can yoldaşımızı, Ekrem evladımızı, Ekrem kardeşimizi bizden alıp kopardılar. İsyandayız! İsyandayız! Biz Ekrem Başkan ile birlikte Türkiye'nin yarınları için sadece ve sadece sizlere güveniyoruz. 19 Mart başarısız darbe girişimi bizim irademizi değil ama cumhurbaşkanı adayımızı hapsetti. Birazdan buna karşı bugün 23 Mart demokrasi devriminde ne yaptığının sonuçlarını ilan edeceğim. Bir milyona yakın insan toplanmışken bu yayını vermeyen kim varsa, hangi televizyon varsa onları kayda alıyoruz. Yandaş medyanın nereden beslendiği belli ancak merkez medya, reklamlarının yüzde 70'i bizim seçmenimize yönelik olan merkez medya, ürününüzü biz alacağız, vergisini o alacak. Parayı bizden kazanacaksın, reklamı bize izlettireceksin, ürünü bize satacaksın ama saraya hizmet edeceksin. Yok öyle yağma! Şimdi bu geceden itibaren ve yarından tezi yok, parayı buradan kazanan, seyirciyi buradan bulan, saraya hizmet edenleri tespit edip, bunlar ne iş yapıyorsa, araba mı satıyor, o arabayı alan namerttir! Restoran zincirin mi var. Bu meydanı görmeyeceksin ama bu meydana yemek satacaksın, yok öyle yağma! Bundan sonra parayı bizden kazanıp, reytingi bizden yapıp saraya hizmet edenleri tek tek ilan edeceğim. Hep beraber tüketimden gelen gücümüzü kullanacağız. Yayında olmayanlara sesleniyorum. Bakın meydan ne diye bağırıyor. Bu meydanı görmeyenlere boykot geliyor. Tüm mallarına boykot geliyor. O tatlı günler bitti gülüm. Ya bizi göreceksin ya dibi göreceksin!" "Seçim sonuçları erken seçim sandığını kaçınılmaz kılmıştır" "81 ilimiz, 973 ilçemiz, bilhassa İstanbul'umuz dünya siyaset tarihine altın harflerle kazınmıştır. Bir hazımsız, 86 milyonunun ilk seçimde seçeceği geleceğin cumhurbaşkanına darbe girişimde bulunmuştur. Türkiye onu seçerken onu Silivri zindanına göndererek milyonlara meydan okumuştur. Üyelerimizden sandığa katılım şu ana kadar açıklana rakamlarla 1 milyon 653 bin kişidir. 1 milyon 753 bin üyenin 1 milyon 653 bininin sandık başına gitmesi, İmamoğlu'na ve iradenize yapılan darbe girişimine en kuvvetli cevaptır. Dayanışma sandığı… Oy vermeye pusula yetmedi, içine koymaya zarf yetmedi. Henüz 2 bin 621 sandık sayılmamış, sisteme işlenmemişken dayanışma sandıklarında kullanılan toplam oy 13 milyon 211 bindir. Bu meydan Sayın Erdoğan'a meydan okumaktadır. Bugünkü seçim sonuçları Erdoğan'ın meşruiyetini tümüyle tartışmaya açmış, bir erken seçim sandığını kaçınılmaz kılmıştır. Hodri meydan. Eğer bu hafta gelip biz bu meydanla yarışabiliriz, Ekrem İmamoğlu ile yarışabiliriz diyorlarsa, erken seçim kararın alınmasıyla Tayyip Erdoğan, Ekrem İmamoğlu ile yarışabilecektir. Gelsinler boylarının ölçüsünü alsınlar." "Onun seninle yarıştığı seçime biz varız" "Korkmuyorsan adayımız orada. Silivri zindanlarında, elinde esir. Ama irademiz hürdür. Sana meydan okuyoruz. Eğer korkundan adayımız İmamoğlu'nu bırakmayacaksan, o zindanda tutacaksan, onun seninle yarıştığı seçime biz varız. Hepimiz İmamoğlu'yuz. Bu meydanda 1 milyonu aşan İmamoğlu var." "Hukuk, adalet ve demokrasi için omuz omuza diyen 880 cesur sanatçı" "Bir Ayşe Barım operasyonuyla, onurumuz Gezi'ye saldırarak sanaçıları korkutmaya çalıştırlar. Bakın elimde ne var? 'Hukuk, adalet ve demokrasi için omuz omuza' diyen ve şu ana kadar altına imza atıp size, bu mücadeleye destek ve ortak olan 880 cesur sanatçının imzası var. Önlerinde saygıyla eğiliyorum." "Mehmet Şimşek, istifa etmezsen hatırım kalır!" "Mehmet Şimşek, güya istifa etmemek için zor duruyormuş. Ben iğneyle kazıyorum, kürekle kapatıyorlar diyormuş. Ülke ülke gezdim, kaynak buldum, çarçur ettiler diyormuş. Mehmet Efendi, istifa etmezsen hatırım kalır. İstifa etsen ne yazar, etmesen ne yazar! 42,8 milyar doların 3 günde 26 milyarını yakmışlar. Yani Tayyip Erdoğan'ın atadığı Mehmet Efendi'nin topladığı 42 milyarın yüzde 60'ını Tayyip Bey, Ekrem İmamoğlu korkusundan 3 gece yedi bitirdi. Haydi Mehmet Bey, ister istifa et, ister Tayyip Bey'e biat et! Ekrem İmamoğlu korkusu bu milleti daha yoksul, daha işsiz, daha güvencesiz yapmaktadır." "Saraçhane'deki gökkuşağı kazanacak" "Buradan iktidara sesleniyorum: Yenileceksiniz! 80 yaşında sandığa koşan analarımızın dualarına yenileceksiniz. 3 yaşında anasının kucağında dayanışma sandığına resim çizen, kalp çizen o küçük kızın umutlarına yenileceksiniz. Bugün Kadıköy'de bir cep telefonu dükkanında ekmek parası için asgari ücretin altında çalışırken, dükkana girenlere 'Ağabey nereye, Saraçhane'ye mi? Aklım kaldı ama nerede' diye o gencin yanık yüreğine, buraya özlemine yenileceksiniz. Rize'de çay üretirken hemşerisinin unuttuğu, Hayrabolu'da buğday tarlasında kara kara düşünen, Çukurova'da beyaz altına hasret kalmış olanlara, Manisa'nın üzümcüsüne, Ordu'nun fındıkçısına, Atatürk'ün 'Milletin efendisidir' dediği, canım köylülülerin kahrettiğiniz bahtına yenileceksiniz. Bulgaristan'dan turist gelince leva ile siftah yapan Edirne esnafına, Türkiye'nin dört bir yanında siftahsız kepenk kapatan namuslu esnafın ahına yenileceksiniz. 'Doktor gidecek' deyinde 'Asistanlar yeter' deyip, 'Gençler gidiyor' deyince 'Kalanlar yeter' deyip bu ülkenin gençlerinin umudunu yurt dışına taşıyan bu kötücül akla karşı bu gençlerin kararlı umuduna yenileceksiniz. Biz kazanacağız, umut kazanacak, birliktelik, kardeşlik kazanacak. Saraçhane'deki gökkuşağı kazanacak. Ülkesini seven farklı renklerin birbirinin içine ve işine karışmadan bir ülkeyi sevebilme umuduna yenileceksiniz. Gençler kazanacak, gökkuşağı kazanacak. Renkler, farklılıklar kazanacak. Türkler, Kürtler birlikte kazancak. Aleviler, Sünniler birlikte kazanacak." "Kürt kardeşlerimin Newroz'unu kutluyorum, Selahattin Demirtaş'ı da selamlıyorum" "Bu Newroz haftasında, barışın, kardeşliğin, yeni yılın umudunda bugün de İstanbul'da Newroz kutlandı. Bugün Newroz'un kutlandığı alandan ufak tefek sitemler, kalp kırıklıkları duydum. Buradan oraya doğru şunu söylemem lazım. Bu meydanda 5 gündür çok konuştuk. Çok söz hatasız olmaz. Her kim bu kürsüden konuştuysa, söylediği bir söz kimi kırdıysa ondan helallik istemek partinin genel başkanı adına bendendir. Bütün Kürt kardeşlerimin Newroz'unu bir kez daha kutluyorum. Edirne'de yatan Selahattin Demirtaş'ı da selamlıyorum." Dilek İmamoğlu: Ekrem İmamoğlu sizi beşinci defa da yenecek, yenileceksiniz! Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ve oğlu Mehmet Selim İmamoğlu otobüse çıktı. Dilek İmamoğlu sözlerine "Direne direne kazanacağız" diyerek başladı. Dilek İmamoğlu, "Ekrem'i tutukladılar. Bu haksız hukuksuz kararın milyonlarca insanın vicdanında neye karşılık geldiğini farkında değiller. Ama öğrenecekler. Haksızlığa, adaletsizliğe uğramanın çok derin bir acısı vardır. Bizler o acıyı çok iyi biliyoruz. Gerçeğin ortaya çıkmasını, adaleti sağlamasını beklediğimiz kurumlar öğretti bize o acıyı. Ülkeyi yönetenler yaşadığımız bunca acıya rağmen sessiz, sitemsiz sabretmemizi bekliyorlar. Yarattıkları çaresizliğe teslim olmamızı bekliyorlar. Ama öyle olmayacak. Ekrem'e yapılanlar tüm vicdanlara dokundu. Herkese kendi yaşadığı haksızlıkları hatırlattı. Halkımızın direnci bu yüzden. Ülkeyi yönetenler Ekrem'den ve ona duyulan sevgiden korkuyorlar. Bu korkuyla hukuku ve demokrasiyi hiçe saydılar. Milletin iradesini gasbedip Ekrem'i siyaset dışına atmaya uğraştılar ve devam ediyorlar. Tüm Türkiye direniyor. Sadece Ekrem için değil zulme uğrayan, hakkı yenen herkes için mücadele etmeye devam edeceğim. Tutuklayarak Ekrem İmamoğlu'ndan kurtulabileceklerini sanıyorlar. Şunu iyi bilsinler ki Ekrem İmamoğlu sizi daha önce dört defa yendi, beşinci defa da yenecek. Aday olsa da yenecek, olmasa da yenecek. Dışarıda olsa da yenecek, olmasa da yenecek. Çünkü artık o milletin haysiyet mücadelesinin simgesidir. Yenileceksiniz!" diye konuştu. Ardından cezaevindeki Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın mesajı okundu. "Tüm üniversiteleri akademik boykota çağırıyoruz" Üniversite öğrencileri adına konuşan Burak isimli genç, "İstanbul'un tüm kampüslerinden, tüm sokaklarından iradesine sahip çıkmak için bu haksızlığa susmamak için meydanlarda bir araya gelen sevgili sıra arkadaşlarım, emekçiler, hoş geldiniz" diyerek alandakileri selamladı. Ardından "Türkiye'de yaşanan siyasi darbeye karşı günlerdir meydanları dolduruyoruz. Bu ülke tek bir adamın lafıyla yönetilemez. Milyonların oyunu alan bir belediye başkanı, cumhurbaşkanı adayı olamasın diye diploması iptal edilemez, elinden alınamaz, hukuksuzca tutuklanamaz! Saray rejiminin iktidarında her gün daha da yoksullaştık. Yıllardır geleceksizliğe mahkum ediliyoruz. Part time çalışıyoruz. Yurtlarımız kapatılıyor. Biz bu kayyım telaşını Boğaziçi Üniversitesinden tanıyoruz. Milyonlarız, AKP iktidarını tarihe gömeceğiz. Sanıyorlar ki gençleri gaz sıkar, barikat kurar, tutuklar, yıldırırız. Ama biz sırtımızı direnenlere yasladık. Selam olsun Gezi direnişini yaratanlara. Gözaltına alınan arkadaşlarımız yalnız değildir. Arkadaşlarımız serbest bırakılana kadar, bu baskı rejimi son bulana kadar direnişimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Tüm üniversiteleri akademik boykota çağırıyoruz. Akademik boykotu hep birlikte örelim, bizi geleceksizliğe mahkum edenlere üniversitelerimizdeki boykotumuzla cevabımızı verelim" dedi. Oyunu veren alana geldi Sabah saatlerinden itibaren mahallelerde oy kullanan yurttaşlar CHP İstanbul İl Örgütü Başkanı Özgür Çelik'in çağrısıyla Saraçhane'ye yöneldi. Yenikapı'da gerçekleştirilen Newroz'dan çıkan pek çok yurttaş da belediye binası önüne geldi. Saraçhane'de kurulan sandıklarda da CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile birlikte binlerce kişi oy kullandı. Saat 17.00'de sandıkların kapanmasıyla yurttaşlar sloganlarla belediye binası önünde toplandı. İstanbul'daki çeşitli üniversitelerden öğrenciler de bütün üniversitelileri saat 19.30’da Yenikapı’da buluşmaya çağırdı. Çağrı karşılık buldu, öğrenciler Saraçhane'ye yürüdü. Seyit Aslan'dan "Genel grev, genel direniş" çağrısı Saat 18.00'de Pertevniyal Lisesi'nin önünde toplanan Emek Partisi (EMEP) de alana giriş yaptı. Yürüyüş sırasında "Genel grev, genel direniş" ve "Faşizme ölüm, halka hürriyet" sloganlarına yüzlerce yurttaş eşlik etti. EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, "Tek adam yönetimi ve saray rejimi, elindeki yargı sopasıyla bütün muhalif kesimlere, işçi ve emekçilere baskı ve zulüm politikalarını sürdürüyor. Bugün de Ekrem İmamoğlu ve yanındakiler tutuklandı ve cezaevine gittiler. 16 milyon insanın yaşadığı bir kentte milyonlarca emekçinin oyunu almış bir belediye başkanının bu kadar pervasız, bu kadar keyfi, bu kadar hukuksuz tutuklanmasını asla kabul etmiyoruz. Günlerdir sokakları dolduran işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler, tek adam rejimine karşı mücadeleyi sürdürüyorlar. Saray rejiminin son bulması, Türkiye işçi sınıfının ve emekçilerin birleşik, kitlesel mücadelesiyle mümkün. Genel grev, genel direnişlerin örgütlenmesiyle mümkün. Sendikaların, meslek örgütlerinin, bütün siyasi yapıların artık ortak bir cephe, ortak bir mücadele hattı kurmasıyla, bundan sonraki süreçte bu baskılara, bu şiddet politikalarına son verecek bir genel kitlesel eylemin, genel grevin, genel direnişin örgütlenmesiyle mümkün" dedi. Öğrenciler Yenikapı'dan yürüdü TKP, TİP ve SOL Parti de saat 19.30'dan itibaren sloganlar eşliğinde Yenikapı'dan Saraçhane'ye yürüdü. Üniversite öğrencileri de Yenikapı'dan Saraçhane'ye yürüdü. Öte yandan Saraçhane'den Taksim'e yürümek isteyen kitleye polis bugün de Bozdoğan Kemeri önünde müdahale etti. (Evrensel)
www.evrensel.net
March 23, 2025 at 7:52 PM