Said Nursi
Said Nursi
Bu hakikatleri nazari delillerle anlamak doğru değildir, zevkî bir idraktir.
Sebeplerin alanından çıkamayan ruh, vahdetü'l-vücûddan bahsedemez
Bu hakikatleri nazari delillerle anlamak doğru değildir, zevkî bir idraktir.
Sebeplerin alanından çıkamayan ruh, vahdetü'l-vücûddan bahsedemez
Bu sınırlı alanı aşmak için kişinin tabiattan (akıl ve felsefe) hakikat Güneşine (İlahi Hakikat) yönelmesi ve iman etmesi gerekir
Bu sınırlı alanı aşmak için kişinin tabiattan (akıl ve felsefe) hakikat Güneşine (İlahi Hakikat) yönelmesi ve iman etmesi gerekir
Meselâ; harâretin derece ve mertebeleri, soğuğun girmesi ve
Güzelliğin ise, çirkinliğin müdâhalesi ile olması ve bu zâtî kudrete zıt olan acz, Ona yanaşması, hiçbir cihetle imkânı yok.
Said Nursi
Meselâ; harâretin derece ve mertebeleri, soğuğun girmesi ve
Güzelliğin ise, çirkinliğin müdâhalesi ile olması ve bu zâtî kudrete zıt olan acz, Ona yanaşması, hiçbir cihetle imkânı yok.
Said Nursi
ve
Kesretli eller karışmakta suûbet, imkânsızlık derecesine düşer.
Said Nursi
ve
Kesretli eller karışmakta suûbet, imkânsızlık derecesine düşer.
Said Nursi
Ve lisân gibi bir uzvu halk eden, elbette insanı kolayca halk eder.
Ve bir tek insanı böyle mükemmel yaratan, herhalde bütün hayvanatı kemâl-i sühûletle yaratabilecek ve gözümüz önünde yaratıyor.
Said Nursi
Ve lisân gibi bir uzvu halk eden, elbette insanı kolayca halk eder.
Ve bir tek insanı böyle mükemmel yaratan, herhalde bütün hayvanatı kemâl-i sühûletle yaratabilecek ve gözümüz önünde yaratıyor.
Said Nursi
Onların herbiri öyle bir kıymet almalarının sebebi;
Mü'min, îmânıyla Hàlık’ının emânetini, O’nun nâmına ve izni dâiresinde istimâl etmesidir.
Kâfir, hıyânet edip nefs-i emmâre hesabına çalıştırmasıdır.
Said Nursi
Onların herbiri öyle bir kıymet almalarının sebebi;
Mü'min, îmânıyla Hàlık’ının emânetini, O’nun nâmına ve izni dâiresinde istimâl etmesidir.
Kâfir, hıyânet edip nefs-i emmâre hesabına çalıştırmasıdır.
Said Nursi
Said Nursi / Şualar
Said Nursi / Şualar
Said Nursi
Said Nursi
Said Nursi
Said Nursi
Güyâ muvakkaten hayvaniyetten çıkıp melekiyet vaziyetine, veyâhut Âhiret ticâretine girdiği için, dünyevî hâcâtını muvakkaten bırakmakla uhrevî bir adam ve tecessüden tezâhür etmiş bir rûh vaziyetine girerek savmı ile Samediyete bir nev'i âyinedârlık etmektir
Said Nursi
Güyâ muvakkaten hayvaniyetten çıkıp melekiyet vaziyetine, veyâhut Âhiret ticâretine girdiği için, dünyevî hâcâtını muvakkaten bırakmakla uhrevî bir adam ve tecessüden tezâhür etmiş bir rûh vaziyetine girerek savmı ile Samediyete bir nev'i âyinedârlık etmektir
Said Nursi
emr-i Rabbâniyeyi dinliyorlar ki rû-yi zemin dahi gayet muhteşem bir bayram gününde şâhâne resm-i geçitte sürmeli formaları ve murassa nişanları parlayan bir ordugâhı temsîl ediyor
SN
emr-i Rabbâniyeyi dinliyorlar ki rû-yi zemin dahi gayet muhteşem bir bayram gününde şâhâne resm-i geçitte sürmeli formaları ve murassa nişanları parlayan bir ordugâhı temsîl ediyor
SN
Fakat emelleri, arzuları ve elemleri ve belâları ise; dâiresi, "gözü, hayâli" nereye yetişirse ve gidinceye kadar geniştir.
Said Nursi
Fakat emelleri, arzuları ve elemleri ve belâları ise; dâiresi, "gözü, hayâli" nereye yetişirse ve gidinceye kadar geniştir.
Said Nursi
vahdetle iş gördüğü için, bütün eşya bir tek şey kadar kolay olur.
Hem bir tek şeyi, san'atça bütün eşya kadar kıymetli yapabilir.
Said Nursi
vahdetle iş gördüğü için, bütün eşya bir tek şey kadar kolay olur.
Hem bir tek şeyi, san'atça bütün eşya kadar kıymetli yapabilir.
Said Nursi
Meselâ, bir çekirdeğin hareketi; Hàlık'ından, bir ağaç olmasına bir nev'i duâdır...
Meselâ, bir çekirdeğin hareketi; Hàlık'ından, bir ağaç olmasına bir nev'i duâdır...
Belki herbiri; manevî, Rabbânî, muazzam hadsiz başlı bir fonoğrafın birer plağı hükmünde olan masnû'ların üstünde dönen ve
Tahmîdât-ı Rabbâniye kasideleriyle o masnûâtı konuşturan ve Tesbihât-ı İlâhiye neşîdelerini okutturan birer iğne başı sûretinde kendini gösteriyorlar.
Said Nursi
Belki herbiri; manevî, Rabbânî, muazzam hadsiz başlı bir fonoğrafın birer plağı hükmünde olan masnû'ların üstünde dönen ve
Tahmîdât-ı Rabbâniye kasideleriyle o masnûâtı konuşturan ve Tesbihât-ı İlâhiye neşîdelerini okutturan birer iğne başı sûretinde kendini gösteriyorlar.
Said Nursi
Dünya için olsa; bir sene, bir sâniyedir.
Said Nursi
Dünya için olsa; bir sene, bir sâniyedir.
Said Nursi
... Bir hakk-ı hayatı var, dâire-i tasarrufunda hakîki mâliktir zu'meder
"Onu, bir hakikat-i sâbite zanneder"
Said Nursi
... Bir hakk-ı hayatı var, dâire-i tasarrufunda hakîki mâliktir zu'meder
"Onu, bir hakikat-i sâbite zanneder"
Said Nursi
17. Söz'den
17. Söz'den
Teşkil-i cümle envâ' fâilini göremez, düşer başına dalâl.
O hareket nerede! Nazzâm-ı kevn nerede! Onu ona vehmetmek, muhâldir ender muhâl!..
Sözler
Teşkil-i cümle envâ' fâilini göremez, düşer başına dalâl.
O hareket nerede! Nazzâm-ı kevn nerede! Onu ona vehmetmek, muhâldir ender muhâl!..
Sözler
Bir Hakîm-i Kerîm tarafından misâfirlerine hizmetle muvazzaf bir takım hedâyâ ve behâyâdır ki, Sâni' ile masnû' arasında bir vesile-i teârüf ve tahabbüb olsun.
Mesnevi-i Nuriye
Bir Hakîm-i Kerîm tarafından misâfirlerine hizmetle muvazzaf bir takım hedâyâ ve behâyâdır ki, Sâni' ile masnû' arasında bir vesile-i teârüf ve tahabbüb olsun.
Mesnevi-i Nuriye
O vakit bir meyve, kâinât kadar müşkülât peydâ eder, belki daha ziyâde müşkül olur
(Allah’a verse, hadsiz eşyayı bir Zât’a verir)
O vakit bir meyve, kâinât kadar müşkülât peydâ eder, belki daha ziyâde müşkül olur
(Allah’a verse, hadsiz eşyayı bir Zât’a verir)
Koca dünya böyle ise, dünyanın cüz'î işleri ne kadar ehemmiyetsiz olduğunu anlarsın.
Mektubat
Koca dünya böyle ise, dünyanın cüz'î işleri ne kadar ehemmiyetsiz olduğunu anlarsın.
Mektubat