Excited to discover that the renowned Prof Marian Stamp Dawkins recently released a book addressing one of my most pressing interests – consciousness in nonhuman animals – and that it's available open-access from Oxford University Press. Will read with great interest. global.oup.com/academic/pro...
January 27, 2026 at 1:48 AM
Excited to discover that the renowned Prof Marian Stamp Dawkins recently released a book addressing one of my most pressing interests – consciousness in nonhuman animals – and that it's available open-access from Oxford University Press. Will read with great interest. global.oup.com/academic/pro...
Öztürkçe sözcükleri çoğu kez eski Türkçe sözcüklere yeğlerim ama felsefe terimi olarak Vorstellung/representation için "tasarım" sözcüğü hiç yerinde gözükmüyor bana. Ben temsil diyenlerdenim./1
January 10, 2026 at 4:26 PM
Öztürkçe sözcükleri çoğu kez eski Türkçe sözcüklere yeğlerim ama felsefe terimi olarak Vorstellung/representation için "tasarım" sözcüğü hiç yerinde gözükmüyor bana. Ben temsil diyenlerdenim./1
Gücü hak eden herkesin onunla başa çıkacağını söylemedi kimse. Güç onu hak edene verilsin. Ama aynı zamanda onunla başa çıkabilene de. Öyleyse gücü hak edenler arasında bir dayanışma olsun, onunla başa çıkamayacak olanlar başa çıkabilenleri desteklesin.
January 9, 2026 at 8:12 PM
Gücü hak eden herkesin onunla başa çıkacağını söylemedi kimse. Güç onu hak edene verilsin. Ama aynı zamanda onunla başa çıkabilene de. Öyleyse gücü hak edenler arasında bir dayanışma olsun, onunla başa çıkamayacak olanlar başa çıkabilenleri desteklesin.
Robert Walser'in "Jakob von Gunten" romanında bir içerik hatası farkettim. Kraus kendi kendine Fransızca öğreniyordur çünkü öğrencilerin eğitim planında yabancı dillere yer yoktur. Ama Jakob daha ileride Fransızca öğretmeni Blösch'ten söz eder.
January 6, 2026 at 8:31 PM
Robert Walser'in "Jakob von Gunten" romanında bir içerik hatası farkettim. Kraus kendi kendine Fransızca öğreniyordur çünkü öğrencilerin eğitim planında yabancı dillere yer yoktur. Ama Jakob daha ileride Fransızca öğretmeni Blösch'ten söz eder.
Güven, aldatıcı bir duygu. Eşyanın zamana nasıl olsa direneceğine iflah olmazcasına inandığımızda, etrafımızı kuşatan varlıklara tutunabileceğimizi, onlardan destek alıp dengemizi bulabileceğimizi zannettiğimizde duyduğumuz o sakinleştirici güven hepten bir hayal. Hele hele insanlara beslenince.
December 26, 2025 at 7:30 PM
Güven, aldatıcı bir duygu. Eşyanın zamana nasıl olsa direneceğine iflah olmazcasına inandığımızda, etrafımızı kuşatan varlıklara tutunabileceğimizi, onlardan destek alıp dengemizi bulabileceğimizi zannettiğimizde duyduğumuz o sakinleştirici güven hepten bir hayal. Hele hele insanlara beslenince.
Geçmişi çoğunluk istemesek de hatırlarız. Ama bazen hatıraların sisine gömülmeye kendimiz hamle ederiz. Peki ya tüm maziyi geride bırakmak için ondan hızla uzaklaşan, belleğini terk etmeye uğraşan bir kaçağa dönüştüğümüz anlar?
December 22, 2025 at 4:17 PM
Geçmişi çoğunluk istemesek de hatırlarız. Ama bazen hatıraların sisine gömülmeye kendimiz hamle ederiz. Peki ya tüm maziyi geride bırakmak için ondan hızla uzaklaşan, belleğini terk etmeye uğraşan bir kaçağa dönüştüğümüz anlar?
Onları affederek affettiklerimize değişme imkanı tanıdığımızı düşünmemiz ne kadar da büyük saflık! Oysa affedilince bir daha kabahat işlemeye yüz buluyor insan.
December 22, 2025 at 4:07 PM
Onları affederek affettiklerimize değişme imkanı tanıdığımızı düşünmemiz ne kadar da büyük saflık! Oysa affedilince bir daha kabahat işlemeye yüz buluyor insan.
Alıklar Birliği'ni okuyanlar onu genellikle komik diye niteliyor. Oysa bende buruk bir tat bıraktı. Evet, ritmi yüksek ve sert inişleri ve çıkışları olan bir kitap ama bu durum karakterlerde bastırıldığı belli olan acıları ortadan kaldırmıyor.
December 19, 2025 at 7:32 AM
Alıklar Birliği'ni okuyanlar onu genellikle komik diye niteliyor. Oysa bende buruk bir tat bıraktı. Evet, ritmi yüksek ve sert inişleri ve çıkışları olan bir kitap ama bu durum karakterlerde bastırıldığı belli olan acıları ortadan kaldırmıyor.
İnsanın dünyada olup bitenler karşısındaki çileli edilgenliğiyle dua etme gereksinimi arasında bir koşutluk var. Tanrı inancını var gücüyle reddettiğini sananlarda bile rastlandığımız bir koşutluk bu hem de.
December 17, 2025 at 6:04 PM
İnsanın dünyada olup bitenler karşısındaki çileli edilgenliğiyle dua etme gereksinimi arasında bir koşutluk var. Tanrı inancını var gücüyle reddettiğini sananlarda bile rastlandığımız bir koşutluk bu hem de.
Burada Pinhan yayınlarından çıkan Max Scheler çevirileri hakkındaki endişelerimi paylaşmak istiyorum. Bir kere baştan belirteyim: bu çevirileri okumadım.Ancak biliyorum ki çeviriler Almancadan değil, İngilizceden yapılıyor. /1
November 14, 2025 at 7:55 PM
Burada Pinhan yayınlarından çıkan Max Scheler çevirileri hakkındaki endişelerimi paylaşmak istiyorum. Bir kere baştan belirteyim: bu çevirileri okumadım.Ancak biliyorum ki çeviriler Almancadan değil, İngilizceden yapılıyor. /1
Boğaziçi University Philosophy Colloquium. Friday 7th November, 17:00. Hikmet Ünlü, ‘The Whether of Being: Aristotle on Truth as Existence’ hesperusisbosphorus.wordpress.com/2025/11/02/b... via @hespeisbosphor
Boğaziçi University Philosophy Colloquium. Friday 7th November, 17:00. Hikmet Ünlü, ‘The Whether of Being: Aristotle on Truth as Existence’ hesperusisbosphorus.wordpress.com/2025/11/02/b... via @hespeisbosphor
Değerleri idrak ederiz ve idrak ettiğimiz değerler bizi belli bir şekilde güdüler. Bu güdülenme bizdeki iştahın (appetitus) bir kalıba girip bizi eyleme sevk etmesi demektir.
October 29, 2025 at 8:58 AM
Değerleri idrak ederiz ve idrak ettiğimiz değerler bizi belli bir şekilde güdüler. Bu güdülenme bizdeki iştahın (appetitus) bir kalıba girip bizi eyleme sevk etmesi demektir.
Zannediyorum ki İlkçağda ve Ortaçağda bizim bugün bilinç dediğimiz şey tam olarak kavramsal bir formülasyona sahip değildi. Aristotelesçi gelenek bilinci kavramsallaştıramadı, çünkü bugünkü terimlerle onu içeriklerinin girdiği biçimlerden başka birşey olarak görmüyordu./1
October 29, 2025 at 8:33 AM
Zannediyorum ki İlkçağda ve Ortaçağda bizim bugün bilinç dediğimiz şey tam olarak kavramsal bir formülasyona sahip değildi. Aristotelesçi gelenek bilinci kavramsallaştıramadı, çünkü bugünkü terimlerle onu içeriklerinin girdiği biçimlerden başka birşey olarak görmüyordu./1
Değer bilinci - başka deyişle bir şeyi değerleyici bilinç edimi - Ortaçağda "vehim" (estimatio) dedikleri zihin kudretinin bir kipidir. Tüm vehimlerin ortak özelliği duyusal bilinçte temellendikleri halde duyularımızla algılanmayan bir düşünce veya zannın deneyimdeki karşılıkları olmalarıdır./1
October 29, 2025 at 8:18 AM
Değer bilinci - başka deyişle bir şeyi değerleyici bilinç edimi - Ortaçağda "vehim" (estimatio) dedikleri zihin kudretinin bir kipidir. Tüm vehimlerin ortak özelliği duyusal bilinçte temellendikleri halde duyularımızla algılanmayan bir düşünce veya zannın deneyimdeki karşılıkları olmalarıdır./1
Feuerbach'a göre sevgi sevenler arasında türce aynılığı gerektirir: "Bir insanı onu insan olarak sevmeden, onun sevdiği gibi sevmeden sevebilir miyim? Diğer türlü sevgi kötü bir kavram olmaz mı?" Buradan Tanrının Hristiyanlıkta İsa kanalıyla neden bedenlenmiş olduğuna ilişkin bir argüman doğar./1
September 10, 2025 at 8:10 AM
Feuerbach'a göre sevgi sevenler arasında türce aynılığı gerektirir: "Bir insanı onu insan olarak sevmeden, onun sevdiği gibi sevmeden sevebilir miyim? Diğer türlü sevgi kötü bir kavram olmaz mı?" Buradan Tanrının Hristiyanlıkta İsa kanalıyla neden bedenlenmiş olduğuna ilişkin bir argüman doğar./1