KT: Esirgemek, dirîp etmek.
DS: "Esirgemek, bir şeyi vermekten çekinmek."
& On lira ödünç istedim de benden parayı kısırgandı.
<< yadırga- >>
"Kendine yabancı gelen bir kimseye, duruma veya şeye alışamamak, ısınamamak."
KT: Esirgemek, dirîp etmek.
DS: "Esirgemek, bir şeyi vermekten çekinmek."
& On lira ödünç istedim de benden parayı kısırgandı.
<< yadırga- >>
"Kendine yabancı gelen bir kimseye, duruma veya şeye alışamamak, ısınamamak."
TS, DS: "Güç bulmak, güç saymak; bir işi isteksiz, gönülsüz yapmak, üşenmek."
<< gücürget- >>
TS: "Zahmet vermek."
<< suçurgan- >>
"Suçu üstüne almak, kendini suçlamak, kendini suçlu hissetmek."
TS, DS: "Güç bulmak, güç saymak; bir işi isteksiz, gönülsüz yapmak, üşenmek."
<< gücürget- >>
TS: "Zahmet vermek."
<< suçurgan- >>
"Suçu üstüne almak, kendini suçlamak, kendini suçlu hissetmek."
"Az görmek, azımsamak; küçümsemek."
<< gecirge- >>
DS: Geç kalmak.
<< gecirgen- >>
TS: Geç bulmak, geç görmek, gecikmiş saymak
<< gecirget- >>
DS: "İşi uzatmak, geciktirmek."
§ Oğlum beni gecirgetme.
"Az görmek, azımsamak; küçümsemek."
<< gecirge- >>
DS: Geç kalmak.
<< gecirgen- >>
TS: Geç bulmak, geç görmek, gecikmiş saymak
<< gecirget- >>
DS: "İşi uzatmak, geciktirmek."
§ Oğlum beni gecirgetme.
+(X)rgAn-
+(X)rgAt-
+(X)rgAn-
+(X)rgAt-
رضا بداده بده وز جبین گره بگشای
که بر من و تو در اختیار نگشادست
[Rızâ be-dâde bi-dih ve'z-cebîn girih bi-guşây
Ki ber-men u tu der-i ihtiyâr ne-gşâdest]
"Tanrının verdiğine râzı ol, alnındaki kırışığı gider (alnını, kaşını çatma); zîrâ ihtiyâr kapısını ne sana açtılar ne bana."
(Hâfız, G-32/9.)
رضا بداده بده وز جبین گره بگشای
که بر من و تو در اختیار نگشادست
[Rızâ be-dâde bi-dih ve'z-cebîn girih bi-guşây
Ki ber-men u tu der-i ihtiyâr ne-gşâdest]
"Tanrının verdiğine râzı ol, alnındaki kırışığı gider (alnını, kaşını çatma); zîrâ ihtiyâr kapısını ne sana açtılar ne bana."
(Hâfız, G-32/9.)