#KulturelMiras
Manisa'da Osmanlı padişahı 2'nci Murad'ın şarabdarı Hamza Bey tarafından 15'inci yüzyılın ortalarında inşa edilen ve uzun yıllar özel mülk olarak işletilen ve 5 yıl önce kiracısının ayrılmasından sonra atıl kalan 6 asırlık tarihi Alaca… #Manisa #AlacaHamamı #OsmanlıTarihi #KültürelMiras #Tarih
Türkiye'nin 6 asırlık tarihi çöküyor... Tavan çökmeye, duvarlar yıkılmaya başladı
Manisa'da Osmanlı padişahı 2'nci Murad'ın şarabdarı Hamza Bey tarafından 15'inci yüzyılın ortalarında inşa edilen ve uzun yıllar özel mülk olarak işletilen ve 5 yıl önce kiracısının ayrılmasından sonra atıl kalan 6 asırlık tarihi Alaca Hamamı, ilgisizlik ve bakımsızlık nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.
www.haber3.com
February 10, 2026 at 10:29 AM
Osmanlı'nın ilk eserlerinden Alaeddin Bey Camii'nin haziresindeki mezar taşları restore ediliyor. Bursa'daki bu tarihi miras, kültürel değerlerimize sahip çıkmanın güzel bir örneği. Geçmişin izleri yeniden canlanıyor!

🚩 #Bursa #Osmanlı #Restorasyon #KültürelMiras #Tarih
February 7, 2026 at 11:07 AM
📌 Hevsel ve On Gözlü Köprü için ortak yaklaşım.
Diyarbakır’da Hevsel Bahçeleri ile On Gözlü Köprü’nün korunması ve geleceğe taşınması için kurumlar arasında ortak akıl ve iş birliğinin...
.
#amed724 #amed #hevselbahçeleri #ongözlüköprü #kültürelmiras

youtube.com/shorts/T0Qxq...
📌 Hevsel ve On Gözlü Köprü için ortak yaklaşım.
YouTube video by Amed 7/24 Diyarbakır Haberleri
youtube.com
February 4, 2026 at 10:15 PM
Küresel ısınma, müzelerdeki eserleri tehdit ediyor! Sıcaklık, nem, fırtınalar... Paha biçilmez mirasımız tehlikede. Onarım maliyetleri katlanırken, çözümler acil. 🌡️🌊📉🤝 - #IklimDegisikligi #KulturelMiras #MuzelerKoruma #EserleriKoru #KureselTehdit
January 24, 2026 at 11:01 PM
Umut Özkan yazdı:

Gomidas’tan başka Sarısözen, Tüfekçi, Özbek ve Uğur Mumcu’yu da unutmayın

www.24saatgazetesi.com/gomidastan-b...

#HalkMüziği #Türkü #KültürelMiras #BasınTarihi
January 24, 2026 at 6:43 AM
Gaziantep'teki Yesemek Açık Hava Müzesi, geçen yıl 18 bine yakın ziyaretçiyi ağırladı! UNESCO Geçici Listesi'ndeki bu eşsiz miras, tarihe ışık tutuyor. Sizce kültürel miraslarımızı korumak için daha neler yapmalıyız?

🚩 #Yesemek #Müze #Gaziantep #KültürelMiras
January 12, 2026 at 12:06 PM
Burdur’daki Sagalassos Antik Kenti’nde Antoninler Çeşmesi restore ediliyor. Roma döneminin simge yapısı, Afyon Beyaz Mermeri ile UNESCO kriterlerine uygun biçimde yeniden ayağa kalkıyor. #Sagalassos #KültürelMiras #OBTV

obtv.com.tr/haber/efesus...
Efesus Stone, Sagalassos’un antik mermerlerine hayat veriyor
Burdur’daki Sagalassos Antik Kenti’nde yer alan Antoninler Çeşmesi’nin restorasyonu sürüyor. Roma dönemine ait anıt yapının onarımında Afyon Beyaz Mermeri kullanılırken, çalışma UNESCO standartlarında...
obtv.com.tr
January 12, 2026 at 11:32 AM
İzmir'de üniversite öğrencileri, geleneksel Türk halı motiflerini, yaratıcı drama ve geri dönüşüm temelli ekim çalışmasıyla toprağa işleyip, kültürel mirası doğa ve sürdürülebilir yaşam anlayışıyla yeniden yorumladı. #İzmir #ÜniversiteHayatı #KültürelMiras #SürdürülebilirYaşam #TürkHalı
Üniversiteli gençler Türkiye'nin kültürel mirasını doğayla buluşturdu
İzmir'de üniversite öğrencileri, geleneksel Türk halı motiflerini, yaratıcı drama ve geri dönüşüm temelli ekim çalışmasıyla toprağa işleyip, kültürel mirası doğa ve sürdürülebilir yaşam anlayışıyla yeniden yorumladı.
www.haber3.com
January 11, 2026 at 9:22 AM
Edirne'de Şeyh Şüceaddin Camisi'nin restorasyonunda sona gelindi! Yıllardır sadece minaresi ayakta kalan tarihi cami, yeniden ihtişamına kavuşuyor. Kültürel mirasımıza sahip çıkmak adına önemli bir adım.

🚩 #Edirne #Restorasyon #TarihiCami #KültürelMiras #Mimari
January 1, 2026 at 10:01 AM
22 Aralık'ta İstanbul Üniversitesi Müzecilik Bölümü'ne konuk olan Vikipedistler, katılımcılara #Wikimedia projeleri ve Wikimedia Hareketi'ni; kültürel miras hakkında içerikler için geliştirilen Viki Anıtları Seviyor gibi uluslararası çalışmaları tanıttı.

#Vikipedi #Müzecilik #KültürelMiras
December 24, 2025 at 10:56 AM
Taşa kazınmış emek…
Bu değirmen, Anadolu’da üretimin, sabrın ve sürdürülebilir yaşamın sessiz tanığı.
Doğayla uyumlu teknoloji, yüzyıllar öncesinden bugünle konuşuyor.

#Anadolu #KültürelMiras #TaşDeğirmen #GelenekselÜretim #FotoğrafSanatı
December 18, 2025 at 10:11 AM
Güncel News press Şanlıurfa, 2029 Dünya Gastronomi Şehri unvanına aday gösterildi #Şanlıurfa #Gastronomi #DünyaGastronomiŞehri #KültürelMiras #Turizm
Şanlıurfa, 2029 Dünya Gastronomi Şehri unvanına aday gösterildi
Şanlıurfa, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar’ın girişimleriyle köklü gastronomi mirası, kültürel zenginliği ve sürdürülebilir üretim geleneği sayesinde Uluslararası Gastronomi, Kültür, Sanat ve Turizm Enstitüsü (IGCAT) tarafından 2029 Dünya Gastronomi Şehri (World Region of Gastronomy) unvanına aday gösterildi. Başkan Gülpınar, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Amacımız; Şanlıurfa’nın gastronomi mirasını dünyaya tanıtmak, nitelikli gastronomi turizmini geliştirmek ve bu zenginliği gelecek kuşaklara güçlü bir vizyonla aktarmaktır” dedi. Gastronominin kadim merkezlerinden biri olarak kabul edilen Şanlıurfa, uluslararası alanda önemli bir adaylıkla gündeme geldi. Tarihi ve kültürel mirasının yanı sıra köklü mutfak geleneğiyle öne çıkan tarihi kent, Uluslararası Gastronomi, Kültür, Sanat ve Turizm Enstitüsü (IGCAT) tarafından verilen 2029 Dünya Gastronomi Şehri (World Region of Gastronomy) unvanına aday gösterildi. Türkiye’nin bu alanda aday gösterilen ilk şehri Şanlıurfa oldu. Yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan Şanlıurfa mutfağı; lahmacun, kebap çeşitleri, borani ve yöreye özgü birçok lezzetiyle hem Türkiye'de hem de dünyada tanınmaktadır. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, 2029 Dünya Gastronomi Şehri (World Region of Gastronomy) unvanına aday gösterilmesi konusunda basın toplantısı düzenledi. Toplantıya Haliliye Belediye Başkan Vekili Halil Yetkin, Eyyübiye Belediye Başkan Vekili Hüseyin Aslıhan, Karaköprü Belediye Başkan Vekili Fırat Sultan, Harran Üniversitesi Rektör Yardımcısı Ahmet İlyas ve Şanlıurfa Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı Nasan Bülbül katıldı. Toplantıda konuşan Başkan Gülpınar, Şanlıurfa’nın gastronomi alanında uluslararası ölçekte yeni ve güçlü bir sürecin resmî adımını attığını belirterek, IGCAT tarafından verilen Dünya Gastronomi Unvanı’nın yalnızca mutfak lezzetlerini değil; kültürel mirasın korunmasını, yerel üretimin desteklenmesini ve sürdürülebilir kalkınmayı esas alan çok yönlü bir vizyonu temsil ettiğini vurguladı. BAŞKAN GÜLPINAR: “MUTFAK KÜLTÜRÜMÜZ İNSANLIK TARİHİNİN EN ESKİ DÖNEMLERİNE UZANIYOR” Şanlıurfa’nın gastronomi geçmişinin insanlık tarihinin en eski dönemlerine dayandığını ifade eden Gülpınar, Karahantepe ve Göbeklitepe kazılarında ortaya çıkarılan yiyecek kalıntıları, taş tezgâhlar, öğütme ve ezme taşları ile tahıl işleme izlerinin bu durumu açıkça ortaya koyduğunu söyledi. Gülpınar, ortak sofralar, üretim alanları ve paylaşım kültürünün Halil İbrahim Sofrası geleneğiyle bugün hâlâ yaşatıldığını dile getirdi. GASTRONOMİ STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI HAZIRLANACAK Başkan Gülpınar, resmî adaylık süreci kapsamında kapsamlı bir Gastronomi Stratejisi ve Eylem Planı hazırlıklarına başlanacağını açıkladı. Bu süreçte, unutulmaya yüz tutmuş yerel yemeklerin gün yüzüne çıkarılarak kayıt altına alınması ve turizme kazandırılması, ata tohumları ile yerel üretimin desteklenerek gastronomi ile tarımın birlikte güçlendirilmesi hedefleniyor. Ayrıca hijyen, gıda güvenliği ve sertifikasyon alanlarında standartların yükseltilmesi planlanırken, yerel mutfağın Şanlıurfa’nın UNESCO Müzik Şehri kimliğiyle bütünleştirilmesiyle çok duyulu kültürel etkinliklerin hayata geçirilmesi amaçlanıyor. Tüm bu çalışmalarla Şanlıurfa’nın gastronomi alanında ulusal ve uluslararası ölçekte örnek gösterilen bir şehir hâline getirilmesi hedefleniyor. “AMACIMIZ GASTRONOMİ MİRASINI GELECEK KUŞAKLARA AKTARMAK” Konuşmasında hedeflerini de paylaşan Başkan Gülpınar, “Amacımız; Şanlıurfa’nın gastronomi mirasını dünyaya tanıtmak, nitelikli gastronomi turizmini geliştirmek ve bu zenginliği gelecek kuşaklara güçlü bir vizyonla aktarmaktır” dedi. Gülpınar ayrıca Harran Üniversitesi, ilçe belediyeleri, GAP Bölge Kalkınma İdaresi, Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası ve Slow Food Türkiye’ye desteklerinden dolayı teşekkür etti. Basın toplantısı, Başkan Gülpınar’ın gazetecilerin sorularını yanıtlamasıyla sona erdi. ŞANLIURFA’YI, DÜNYADA GASTRONOMİ ŞEHRİ ÜNVANI İÇİN ÖNE ÇIKARAN TEMEL ÖZELLİK NEDİR? Şanlıurfa’nın temel hikâyesi; gastronominin yalnızca bir mutfak faaliyeti değil, insanlık tarihinin en eski üretme, pişirme, paylaşma ve birlikte yaşama pratiği olduğunun bu coğrafyada arkeolojik ve kültürel süreklilikle izlenebilmesidir. Göbeklitepe ve Karahantepe kazılarında ortaya çıkarılan öğütme taşları, tahıl işleme izleri ve ortak kullanım alanları, insanlığın ilk sofralarının bu topraklarda kurulduğunu göstermektedir. Halil İbrahim Sofrası geleneğiyle kesintisiz biçimde devam eden bu miras ile Şanlıurfa, Dünya’nın en eski Mutfağının hikayesini gözler önüne sermektedir. IGCAT DÜNYA GASTRONOMİ ŞEHRİ ÜNVANI NEDEN ÖNEMLİDİR? IGCAT (International Institute of Gastronomy, Culture, Arts and Tourism) Dünya Gastronomi Şehri ünvanı; gastronomiyi yalnızca yemek kültürü olarak değil, kültürel mirasın korunması, yerel üretimin desteklenmesi, sürdürülebilir kalkınma, hijyen ve gıda güvenliği başlıklarıyla birlikte ele alan saygın bir uluslararası değerlendirme sistemidir. IGCAT, çalışmalarını Dünya Turizm Örgütü (UN Tourism) ilkeleriyle uyumlu şekilde yürütmekte; şehirlerarasında uluslararası iş birlikleri, bilgi paylaşımı ve ortak projeler geliştirilmesini teşvik etmektedir. Bu yönüyle ünvan, şehirler için yalnızca prestij değil, küresel ölçekte sürdürülebilir gelişim ağına dâhil olma fırsatıdır. ŞANLIURFA’NIN ADAYLIĞI NE ZAMAN VE NASIL NETLEŞTİ? Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ile IGCAT arasında gerçekleştirilen ön görüşmelerin ardından; Şanlıurfa’yı temsil etmek üzere Harran Üniversitesi, Haliliye Belediyesi, Eyyübiye Belediyesi, Karaköprü Belediyesi, GAP İdaresi, Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası ve Slow Food Türkiye’nin dahil olduğu güçlü bir paydaşlık komisyonu oluşturulmuştur. Hazırlanan başvuru dosyası, Barcelona’da düzenlenen IGCAT Danışma Kurulu Toplantısı’nda değerlendirilmiş ve Şanlıurfa, Türkiye’den bu ünvan için resmî aday ilan edilen ilk şehir olmuştur. 2029’A KADAR HANGİ ÇALIŞMALAR HAYATA GEÇİRİLECEK? Gastronomi Stratejisi ve Eylem Planı hazırlanacak, ulusal ve uluslararası gastronomi festivalleri, geleneksel tariflerin kayıt altına alınması, unutulmaya yüz tutmuş yemeklerin yeniden gün yüzüne çıkarılması ve ticarileştirilmesi, ata tohumları temelli tarımsal projeler, eğitim-setifikasyon programları ve uluslararası tanıtım faaliyetleri aşamalı olarak hayata geçirilecektir. ŞANLIURFA BU ADAYLIKLA NASIL BİR MESAJ VERMEK İSTİYOR? Şanlıurfa; gastronominin yalnızca lezzet değil, tarih, kültür, tarım, hijyen, sürdürülebilirlik ve paylaşım olduğunu vurgulayarak, insanlık tarihinin en eski sofralarından geleceğin güvenli mutfağına uzanan güçlü bir hikâye anlatmaktadır. Adaylık süreci; gastronomi odaklı, yılın tamamına yayılan sürdürülebilir turizmi güçlendirecek; ata tohumlarıyla üretim yapan çiftçiden gastronomi işletmelerine kadar geniş bir kesime doğrudan ekonomik katkı sağlayacaktır. Tarım–turizm–kültür ekseninde bütüncül bir kalkınma modeli oluşturulacaktır. 2029 Dünya Gastronomi Şehri adaylığı, Şanlıurfa için bir sonuç değil; uzun vadeli ve sürdürülebilir bir vizyonun kilometre taşıdır.  ŞANLIURFA’NIN UNESCO MÜZİK ŞEHRİ KİMLİĞİ, GASTRONOMİ ADAYLIĞIYLA NASIL ENTEGRE EDİLİYOR? Şanlıurfa’nın UNESCO Müzik Şehri unvanı ile 2029 IGCAT Dünya Gastronomi Şehri adaylığı, kentin kültürel mirasını bütüncül ve çok disiplinli bir yaklaşımla ele aldığını göstermektedir. Gastronomi etkinlikleri; sıra geceleri, yerel müzik dinletileri ve tematik sofralarla desteklenecek; ziyaretçilere lezzet ve müziğin iç içe geçtiği çok duyulu kültürel deneyimler sunulacaktır. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
December 16, 2025 at 10:01 AM
Güncel News press Stratejik hamle ses getirdi! Çin devlet medyası Mardin'e kamp kurdu #Mardin #Turizm #Çin #KültürelMiras #UzakDoğu
Stratejik hamle ses getirdi! Çin devlet medyası Mardin'e kamp kurdu
Valilikten yapılan açıklamada, Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun'un girişimiyle Mardin'in Uzak Doğu'da tanıtılması içini önemli bir adım atıldığı belirtildi. MARDİN'İN EŞSİZ GÜZELLİKLERİ 1.4 MİLYARLIK ÇİN'E TANITILACAK Çin Halk Cumhuriyeti'nin Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin'in Vali Akkoyun tarafından kentte ağırlandığı aktarılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Ziyaretin ardından Vali Akkoyun, Çin Halk Cumhuriyeti'nin resmi haber ajansı 'China Xinhua News' ekibini de kentte misafir etti. Mardin'in turizm potansiyelinin Çin başta olmak üzere Uzak Doğu ülkelerine tanıtılması amacıyla gerçekleştirilen program kapsamında Xinhua News ekibi Artuklu, Midyat ve Nusaybin ilçelerinde çekimler yaparak kapsamlı bilgiler topladı. Tarihi sokaklar, kültürel miras alanları ve turistik merkezlerde görüntüler çeken ekip, Mardin'in eşsiz dokusunu uluslararası kamuoyuna aktarmak üzere hazırlıklarını sürdürdü." Açıklamada, Akkoyun'un Xinhua'ya özel bir röportaj da verdiği kaydedilerek, Akkoyun'un röportajda, kentin kültürel zenginliğini, turizm potansiyelini ve Çinli turistlerin bölgeye olan ilgisini artırmaya yönelik hedeflerini paylaştığı belirtildi. Çin haber ajansının üç gündür kentte çekim ve tanıtım programları yaptığı dile getirilen açıklamada, hazırlanan içeriklerle şehrin Uzak Doğu kamuoyunda tanınırlığının arttırılmasının ve turizm hareketliliğine katkı sağlanmasının beklendiği aktarıldı. Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
December 10, 2025 at 8:42 PM
Güncel News press D. Mehmet Doğan vefatının yıldönümünde Ankara’da anılacak #DMehmetDoğan #TürkEdebiyatı #KültürelMiras #TürkiyeYazarlarBirliği #BilgiŞöleni
D. Mehmet Doğan vefatının yıldönümünde Ankara’da anılacak
Türk düşünce, kültür ve edebiyat hayatına müstesna katkılarıyla damga vuran Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Kurucu ve Şeref Başkanı merhum D. Mehmet Doğan, Hakk'a yürüyüşünün birinci sene-i devriyesinde, derin bir saygı, hürmet ve rahmetle anılacak. Merhumun geride bıraktığı zengin fikrî ve kültürel mirası yaşatmak, eserlerini ve düşüncelerini akademik bir zeminde etraflıca incelemek ve bu paha biçilmez birikimi gelecek nesillere aktarmak amacıyla "Milletlerarası D. Mehmet Doğan Bilgi Şöleni" düzenlenecek. Bu önemli etkinlik, D. Mehmet Doğan'ın çok yönlü kişiliğini, Türkçenin zenginleşmesine ve korunmasına yönelik yürüttüğü büyük mücadeleyi, kültüre olan eşsiz katkılarını, edebiyat ve fikir dünyasındaki derin etkilerini kapsamlı bir şekilde ele almayı hedeflemekte. Program; Ankara Valisi Vasip Şahin, Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Sayit Yusuf, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü, Türkiye Yazarlar Birliği Genel Başkanı Prof. Dr Musa Kazım Arıcan ve  D. Mehmet Doğan Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Orçan’ın katılımları ile yapılacak. Balkanlardan ve Türk Dünyasından yazar ve şairlerin katılımı ile yapılacak “Milletlerarası D. Mehmet Doğan Bilgi Şöleni”; Ankara Valiliği, TÜRKSOY, ASBÜ, MEMUR-SEN, TYB, EĞİTİM BİR-SEN, Mehmet Akif İnan Vakfı ve D. Mehmet Doğan Araştırma Merkezi’nin iş birliği ile düzenleniyor. Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
December 10, 2025 at 3:53 PM
Güncel News press Ünlü İngiliz belgesel fotoğrafçısı Martin Parr, öldü #MartinParr #BelgeselFotoğrafçılığı #FotoğrafSanatı #İngilizFotoğrafçılar #KültürelMiras
Ünlü İngiliz belgesel fotoğrafçısı Martin Parr, öldü
Martin Parr Vakfı'ndan yapılan açıklamaya göre 2021'de kanser teşhisi konulan Parr, 6 Aralık'ta İngiltere'nin güney batısında yer alan Bristol'deki evinde hayata veda etti. Vakıf, 73 yaşındaki belgesel fotoğrafçısının hatırasını uluslararası fotoğraf ajansı Magnum Photos ile birlikte yaşatacaklarını açıkladı. Parr'ın cenaze işlemlerine ilişkin detayların gelecek günlerde açıklanacağı bildirildi. İngiliz belgesel fotoğrafçılığını değiştiren isimlerden Özellikle 1980'lerde İngiliz tatil beldesi New Brighton'da çektiği fotoğraflardan oluşan "The Last Resort" serisiyle adını duyuran Parr, günlük hayattan fotoğraflarıyla tanınıyor. Tatilciler, marketler, köy eğlenceleri, kafelerde oturan insanlar gibi sade insanların hayatına dair fotoğraflar çeken Parr'ın 100'ün üzerinde fotoğraf kitabı ve arşivinin korunduğu vakfı bulunuyor. Sadece İngiltere değil, farklı ülkelerde de çalışmalar yapan Parr, İngiliz belgesel fotoğrafçılığını değiştiren isimlerden biri olarak gösteriliyor. Parr'ın fotoğrafları siyah-beyaz nostalji fotoğraflarından renkli belgesel fotoğrafçılığına geçişte eğlenceli kareler olarak dikkati çekiyor. İngiltere'yi belgelerken insanlarda eğlenme ve empati hissi uyandıran fotoğraflar için Parr'ın, "Eğlenceye gizlenmiş ciddi fotoğraflar" benzetmesini yaptığı biliniyor.   Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
December 8, 2025 at 1:18 AM
Londra Kulesi'ndeki Devlet Tacı vitrinine şaşırtıcı eylem! 'Take Back Power' grubu, Crown Jewels'ı muhallebi ve elmalı crumble ile hedef aldı. Kültürel mirasın korunması ve aktivizmin sınırları yeniden tartışılıyor. Siz ne düşünüyorsunuz?\n\n🚩 #LondraKulesi #DevletTacı #Aktivizm #KültürelMiras
December 6, 2025 at 2:10 PM
Londra Kulesi'ndeki Devlet Tacı sergi vitrini tahrip edildi, 4 kişi gözaltında! Mücevher Evi kapatıldı. Kültürel mirasımıza yapılan bu saldırı hakkında ne düşünüyorsunuz?\n\n🚩 #LondraKulesi #DevletTacı #KültürelMiras #Vandalizm
December 6, 2025 at 12:39 PM
Finlandiya'da Samilere yönelik asimilasyon politikaları raporlandı. Yerli halkın kültürel kimliğini koruma mücadelesi sürüyor. İnsan hakları ve kültürel çeşitlilik için önemli bir çağrı.\n\n🚩 #Finlandiya #SamiHalkı #YerliHakları #Asimilasyon #KültürelMiras
December 4, 2025 at 10:07 AM
Dünyanın en uzun isimli şehri Tayland'da! 🇹🇭 111 harfli törensel ismiyle 'altın çağın şehri' anlamına gelen bu metropol, modern gökdelenleri ve zengin kültürüyle büyülüyor. Şehir isimleri kimliği ne kadar yansıtır?\n\n🚩 #Tayland #Şehirler #KültürelMiras
November 30, 2025 at 8:35 PM
TİKA, Afganistan'daki Gazneli Sultan Mahmud Türbesi'nin çevre düzenlemesini tamamladı! Tarihi mirasımız yeniden ziyarete açıldı. Kültürel değerlerimize sahip çıkmaya devam ediyoruz.\n\n🚩 #TİKA #KültürelMiras #Afganistan #Tarih
November 28, 2025 at 3:37 PM
Güncel News press Rami Kütüphanesi’nde Endonezya’nın kültürel mirası tanıtılıyor #Endonezya #KültürelMiras #RamiKütüphanesi #ÜlkeTanıtımGünleri #KültürelÇeşitlilik
Rami Kütüphanesi’nde Endonezya’nın kültürel mirası tanıtılıyor
Rami Kışlası, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın titiz restorasyon ve renovasyon çalışmalarıyla yeniden hayat bulmuş, önemli bir kültür durağı hâline geldi.  Tarihî mekân dokusunu modern kütüphanecilik anlayışıyla buluşturan Rami Kütüphanesi, yıl boyunca gerçekleştirdiği kültür, sanat, eğitim ve uluslararası nitelikli etkinliklerle ziyaretçilerine çok yönlü bir deneyim sunmayı sürdürmekte. ENDONEZYA İLE DEVAM EDİLİYOR  Bu kapsamda kütüphane, daha önce çeşitli ülkelerin kültürel ve toplumsal özelliklerinin ele alındığı Ülke Tanıtım Günleri programına bu yıl Endonezya ile devam ediyor. Uluslararası öğrencilerin bir araya geldiği Bâb-ı Âlem Uluslararası Öğrenci Derneği, TISUP ve PPI (Türkiye Endonezyalı Öğrenciler Birliği) iş birliğiyle hazırlanan program, kültürel çeşitliliği yakından tanıma fırsatı sunan özel bir içerikle ziyaretçilerin karşısına çıkacak. 30 KASIM'DA GERÇEKLEŞECEK  30 Kasım Pazar günü B Blok Koridoru’nda açılacak sergide Endonezya’nın çok katmanlı kültürel yapısını yansıtan geniş bir seçki yer alacak. Ülkenin farklı bölgelerinden geleneksel el sanatları, dokuma ürünleri, kültürel objeler, dekoratif eşyalar, sembolik figürler ve mimari unsurları anlatan görseller ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. Geleneksel motifleri, doğal dokuyu ve tarihî mirası bir arada barındıran Endonezya kültürü; renkli, estetik ve öğretici bir kurgu ile sergide temsil edilecek. Sergi, her yaştan katılımcıya açık ve ücretsiz olarak gezilebilecek. Bakan Ersoy açıkladı: Türkiye Kültür Yolu Festivali, 2026 yılında 26 şehre çıkıyor! Emine Erdoğan, Güney Koreli first lady ile çeşitli ziyaretler gerçekleştirdi Rami Kütüphanesi’nden "Dünya Çocuk Hakları Günü"ne özel farkındalık programı ENDONEZYA'NIN TARİHİ, TOPLUMU VE MODERN YAŞAMI ELE ALINACAK  Aynı gün Rami Kütüphanesi’nin 120 numaralı salonunda gerçekleştirilecek seminerde Endonezya’nın tarihî süreci, kültürel zenginliği, dil ve inanç çeşitliliği, coğrafi yapısı ve çağdaş toplumsal gelişmeleri ele alınacak. Seminerde Endonezyalı öğrencilerin ve alanında yetkin sunucuların katkılarıyla hem akademik hem de kültürel açıdan bilgilendirici içerikler paylaşılacak. Katılımcılar, Endonezya’nın tarihî kökleri, geleneksel yaşam pratikleri, ada kültürü ve modernleşme süreci hakkında kapsamlı bilgi edinme fırsatı bulacak. Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
November 27, 2025 at 8:14 AM
Güncel News press TBMM Başkanı Kurtulmuş: Tarihi eserlerimizin korunması, geleceğe dönük ışık tutmaktır! #Türkiye #İstanbul #KültürelMiras #TarihiEserler #MilliSaraylar
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Tarihi eserlerimizin korunması, geleceğe dönük ışık tutmaktır!
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Sarayların Yüzyılı Uluslararası Sempozyumu Açılış Töreni'nde açıklamalarda bulundu.  Kurtulmuş, Dolmabahçe Sarayı'nda düzenlenen Milli Sarayların Yüzyılı Uluslararası Sempozyumu Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, bütün medeniyetlerin kesiştiği, dünyanın en önemli ticaret yollarının geçtiği, fevkalade büyük tarihi kültürel mirasa sahip, bugün de hala dünyanın her bakımdan en canlı şehirlerinin başında gelen İstanbul'da böylesine önemli bir toplantının organize edilmesinin fevkalade değerli olduğunu söyledi. Milli Saraylar Başkanlığının, Türkiye'de müzecilik ve milli sarayların korunması anlamında onur duyulan sembol kurumlardan olduğunu dile getiren Kurtulmuş, Milli Saraylar Başkanlığı vasıtasıyla Türkiye'de özellikle tarihi mirasın korunması bakımından fevkalade önemli adımların atıldığını ifade etti. "TÜRKİYE OLDUKÇA ŞANSLI BİR ÜLKE" Bu uluslararası sempozyumun, fevkalade değerli birikimlerini paylaşan katılımcılar vasıtasıyla da gelişmiş bir istişare ortamına dönüşeceğini söyleyen Kurtulmuş, sempozyumdan ortaya çıkarılacak fikirlerin kültürel mirasın korunması bakımından da değerli sonuçlar oluşturacağını kaydetti. Müzeciliğin, tarihi eserlerin korunmasının yaşanılan dönemde çok önemli hale gelen, kültürel diplomasinin değerli parçalarından olduğunu belirten Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Diplomasi, artık sadece klasik dış politika imkanlarıyla ya da argümanlarıyla değil aynı zamanda çok farklılaştırılmış bir şekilde kültürel diplomasi alanında faaliyet gösteren kurumlar vasıtasıyla da icra edilmektedir. Bu anlamda kültürel diplomasi bakımından Türkiye olarak oldukça şanslı bir ülke olduğumuzun altını çizmek isterim. Büyük bir tarihi mirasa sahip olduğumuzu iftiharla ifade etmek isterim. Türkiye'nin her bir yerinde Selçukluların, Anadolu Selçukluların, Osmanlıların ve İslam öncesi büyük medeniyetlerin eserlerini günümüzde de görmek, bulmak hatta her gün yeni eserleri ortaya çıkarmak mümkündür. Bu çerçevede Ani Harabeleri'nden Edirne Sarayı'na kadar, İshakpaşa Sarayı'ndan Ayasofya Camii'ne kadar, Bergama'dan Dolmabahçe Sarayı'na kadar neredeyse Anadolu topraklarının her yerine yayılmış olan, yüzlercesi gün yüzüne çıkarılmış, yüzlercesi de gün yüzüne çıkarılmayı bekleyen fevkalade büyük bir kültürel mirasa sahip olmakla iftihar ediyoruz." Bu topraklardan bilinen 24 büyük medeniyetin geçtiğini, bu medeniyetlerin her birisinden geriye izlerin kaldığını anlatan Kurtulmuş, bu izleri bugün ortaya koymanın, sadece tarihi, geçmişi hatırlamak değil aynı zamanda insanlığın geleceğine de hizmet etmek olduğunu söyledi. "Her bir eser, kendi asrında yaşamış çok sayıda insanın kültürünü de günümüze getiren önemli araç" TBMM Başkanı Kurtulmuş, modern çağlarda ve postmodern dönemde insanoğlunun geçmişten, tarihten, kültürden, estetikten koparak daha mekanik dünya hayatına doğru geçtiğini ve eskilerin ortaya koyduğu eserlerle kıyaslandığında bedihiyyat bakımından çok daha geride bulunan eserler ortaya koyduğuna şahit olunduğunu ifade etti. Kurtulmuş, "Eskinin korunması, saraylarımızın, tarihi eserlerimizin korunması, sadece bir mirasa sahip çıkmak değil insanoğluna geleceğe dönük bir ışık tutmaktır. Bunu sağlayabilmenin insanlığın en temel kültürel sorumluluklarından birisi olduğunu ifade etmek istiyorum." diye konuştu. Tarihi eserlerin ortaya çıkarılmasının sadece kültür ve sanat bakımından zenginliği sağlamak değil siyasetten ekonomiye kadar çok geniş alanda insanlığın eski mirasından dersler çıkarmak için yararlı olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, şöyle devam etti: "Örneğin şu Dolmabahçe Sarayı, Süfera Salonu'yla, Muayede Salonu'yla, çeşitli salonlarıyla esasında sadece fiziki bir yapı olarak bugün karşımızda duruyor olmakla birlikte, Osmanlının o yaşadığı dönemdeki devlet yönetiminin geleneklerini, geleneklerin içerisinde saklanmış olan yönetim tarzını bize bugün de anlatıyor, öğretiyor. Aynı şeyin dünyanın bütün büyük sarayları için de önemli olduğunu ifade etmek isterim. Yine o döneme ait olan alışkanlıkları, kültürü, sanatı, toplumsal ilişkileri, sınıflar arasındaki ilişkileri, siyaset yapma tarzını, insanlar arasındaki ilişkileri, aristokrasiyi, burjuvaziyi, geniş halk kesimlerini vesaire bütün bunların arasındaki ilişkileri de aslında bu sarayları, bu kültürel mirasımızı takip ederken, gezerken görüyor, şahit oluyoruz. Onun için sadece geçmişin, tarihin korunması ve bugüne anlatılması değil gelecek nesillere tarihin ve geçmişin vereceği ilhamın da aksettirilmesi bakımından bu toplantıyı fevkalade önemli gördüğümü ifade etmek istiyorum çünkü biliyoruz ki bir yağlı boya eser, bir bina, bir köprü, bir saray, bir sikke, bir kırık vazo, bir kılıç ya da bir başka savaş aracı, sadece kendisinden ibaret değildir. Sadece müzayede değeri olan bir eser de değildir. Her bir eser, her bir yapıt, her bir abide, her bir tablet, aslında kendisiyle birlikte kendi asrında yaşamış çok sayıda insanın kültürünü de günümüze getiren önemli araçlardır. Bu araçlara sahip olmak, bu araçları korumak ve bu araçları değerlendirmek de insanlığın gelişmişlik işaretlerinden birisidir. Tarihle, kültürle, sanatla, geçmişle ilgisi ne kadar kuvvetliyse bir milletin, bir ülkenin, bir dönemin, o dönemin, gerçekten gelişmiş bir dönem olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz." GAZZE'DE YOK EDİLEN TARİHİ ESERLER Bugün dünyada fevkalade büyük çatışmaların, savaşların yaşandığını ve büyük bir türbülansın içinden geçildiğini belirten Kurtulmuş, bu savaşlar ve iç çatışmalarda sadece canlar ve fiziki yapılar değil dünyanın kültür mirasının da kaybedildiğini vurguladı. Kurtulmuş, Afganistan'daki iç savaşta dünyanın bir daha yerine koyamayacağı nice önemli eserlerin yok edildiğini, Ukrayna'nın tarihi ve kültürel zenginliklerinin önemli bir kısmının yerle bir edildiğini, Suriye'de kültürel mirasın yok edildiğini ve bunların çoğunun da yerine getirilmesinin mümkün olmadığını söyledi. İki yılı aşkın şekilde İsrail'in Gazze'de devam eden soykırımının sadece insanları öldürmediğini, Gazze'de tarih, kültür ve medeniyet adına ne varsa hepsini yerle bir ettiğine dikkati çeken Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Gazze'de yok edilen camilerin, kiliselerin, tarihi mekanların, kütüphanelerin bir daha yerine nasıl getirilebileceği şüphelidir. Aynı şekilde bir başka önemli mesele de bu savaşlar ve iç çatışmalar sırasında bazı karanlık odakların, üzerine çullandıkları ülkelerin kültürel miraslarını nasıl kaçırdıklarını, nasıl bunları el değiştirecek şekilde bir kirli pazara sürdüklerini gayet iyi biliyoruz. Suriye'den son 13 yıllık iç savaşta kaçırılan, Irak'taki çatışmalar sırasında kaçırılan, Afganistan'daki çatışmalarda kaçırılan kültürel zenginliklerin, hiç kuşkum yok ki birkaç sene sonra herhangi bir müzede ortaya çıkması mukadderdir. Bundan çok çekmiş olan bir millet olarak söylüyoruz. Kültürel hırsızlığın da en az kültürel zenginliği ortaya çıkarmak isteyen çevreler kadar güçlü ve organize olduğunu ifade etmek isterim. Türkiye'nin sadece Troya ve Bergama müzelerinden kaçırılan eserlerinin Batı'daki birtakım müzelerde bugün sergilendiğini görmek, gerçekten hepimize üzüntü veriyor." Sanat hırsızlığına mani olmak gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, "İşte en son gördük. En iyi korunduğunu zannettiğimiz müzelerden birinde, Louvre Müzesi'nde dalga geçer gibi, dünyanın gözünün içine bakarak, dünyanın en iyi korunduğu zannedilen bir müzeden fevkalade değerli, tarihi bir eser kaçırıldı ve bu tarihi eser hırsızlarının ne kadar büyük bir organizasyona sahip olduğu bir kere daha ortaya konulmuş oldu. İnşallah bundan sonra tarihi eserlerin her birisinin olduğu yerde korunması, kaçırılmış ve başka ülkelere taşınmış olanların da ait olduğu yerlere döndürülmesi için uluslararası camiaya çağrıda bulunmak ve bunun için bilimsel çalışmalar yapmak da bu sempozyum vesilesiyle bizlerin sorumluluğu olsun." ifadelerini kullandı. Programa İstanbul Valisi Davut Gül, eski TBMM Başkanlarından İsmail Kahraman, Milli Saraylar İdaresi Başkanı Yasin Yıldız, Milli Saraylar Bilim ve Değerlendirme Kurulu Başkanı Sadettin Ökten, milletvekilleri ve çok sayıda davetli katıldı. Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
November 25, 2025 at 11:54 AM
Güncel News press 'Ayasofya'ya kamyon girdi' iddiasına açıklama! Vakıflar Genel Müdürlüğü yalanladı #Ayasofya #Tarih #KültürelMiras #İstanbul #Restorasyon
'Ayasofya'ya kamyon girdi' iddiasına açıklama! Vakıflar Genel Müdürlüğü yalanladı
Yaklaşık 15 asırdır ayakta olan ve tarih boyunca üç kez yıkıma uğrayıp yeniden ayağa kalkan Ayasofya-i Kebir Camisi’nde yürütülen çalışmalar devam ediyor.  Camii'nin yapısının gelecek nesillere en doğru ve sağlam şekilde aktarılması amaçlanıyor. Çalışmalar Vakıflar Genel Müdürlüğü yönetiminde sürdürülüyor. Ayasofya Camii'nde yangın çıkarmaya çalışan şüpheli için kritik talep Bakan Ersoy: 64 milyar dolar gelire emin adımlarla ilerliyoruz Bakan Ersoy: "2002’den bu yana 13 bin 377 kültür varlığı Türkiye’ye döndü"İstanbul'un fethinden sonra cami olarak kullanılan ve 1934'te alınan Bakanlar Kurulu kararıyla müzeye dönüştürülen Ayasofya'nın yeniden cami olarak ibadete açılması için Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin yayımlanmasının üzerinden 5 yıl geçti. Çalışmalara ilişkin kamuoyundaki bazı iddialara ilişkin Vakıflar Genel Müdürlüğü açıklama yaptı.  DEPREM GÜVENLİĞİ ÖNCELİKLİ  2023’te başlatılan ikinci etap restorasyon çalışmaları kapsamında Ayasofya’da öncelik, yapının deprem güvenliği... Bu doğrultuda ana kubbenin dışındaki kurşun kaplamalar yenilenirken, yapının mevsimsel etkilerden korunması ve iç mekândaki mozaiklerin zarar görmemesi için kubbenin geçici bir çelik konstrüksiyonla örtülmesine Bilim Heyeti ile Koruma Kurulu tarafından onay verildi. BİLİM KURULU ONAYIYLA ÇALIŞMALAR PLANLANDI Geçici çelik konstrüksiyonu taşıyacak 43,5 metre yüksekliğinde dört ana kolonun, ibadeti engellemeyecek biçimde cami içerisinde inşa edilmesi yine bilim kurulunun onayıyla planlandı. Bu kolonları ve 43,5 metrelik sistemi taşıyacak çelik malzemelerin taşınması için iş makinesi kullanımının zorunlu olduğu tespit edildi ve yapının batı yönünden sınırlı bir giriş güzergâhı oluşturuldu. 'KAMYON SOKULDU' İDDİASI Ayasofya'daki çalışmalara ilişkin yer verilen haberlerde, camiinin içerisine 'kamyon sokulduğu' iddiaları paylaşıldı. Konuya ilişkin ise Vakıflar Genel Müdürlüğü'nden açıklama geldi. Müdürlük, sürecin herhangi bir zarara yol açacak bir uygulama değil; tam aksine bilimsel raporlar, statik analizler ve Koruma Kurulu kararları doğrultusunda adım adım yürütülen kontrollü bir restorasyon çalışması olduğunu ifade etti. Yapılan açıklamada; araçların, gelişi güzel veya tarihi zemine zarar verecek bir biçimde içeri alınmadığı; aksine yaklaşık bir yıl süren hazırlık çalışmaları sonunda oluşturulan özel platform üzerinden kontrollü bir şekilde hareket ettiği vurgulandı. Çalışmalar kapsamında olası tüm sabit ve hareketli yüklerin statik hesapları, zemin sınıfı testleri, zemin yükleme testleri ve georadar taramaları gerçekleştirildi. ZEMİN TAŞIMA KAPASİTESİ 25 TON Zemin taşıma kapasitesi metrekare başına 25 ton olarak hesaplandı, koruma amacıyla metrekare başına 30 ton taşıyabilen bir sistem inşa edildi. Kullanılacak en büyük aracın 45 ton ağırlığında olduğu, ancak bu ağırlığın metrekareye düşen kısmının yalnızca 6 ton olduğu belirtildi. Hazırlanan özel zemin, bu yükü güvenle taşıyacak şekilde tasarlandı. Caminin batı avlusu girişinden harim bölümüne kadar tüm güzergâha prekastlar, ahşap elemanlar ve çelik platform yerleştirildi. Mermer zeminlerin korunması bu sayede sağlandı. Harimde mevcut mermer döşemeler belgelenerek kontrol edildi; iç mekânda georadar taraması ve zemin sınıfı testi yapıldı. TARİHİ YAPIYA ZARAR VERİLMİYOR Ardından iş makinelerinin hareket edeceği alanda yükün yayılmasını ve mermerlerin zarar görmemesini sağlayan çok katmanlı geçici döşeme sistemi kuruldu: buhar geçişine izin veren örtü, keçe, kum, 18 mm kontra, 10x10 cm ahşap karkas, karkaslar arasına xps levha, karkasların üzerine ses önleyen şilte ve en üst katmana baklava sac uygulanarak zemin tamamen korumaya alındı. İş makinelerinin egzoz dumanının yayılmaması için de duman emici cihazlar kullanılıyor. Yetkililer, Ayasofya’da yürütülen hiçbir çalışmanın tarihi yapıya zarar vermediğini, tüm uygulamaların uluslararası koruma ilkeleri, bilimsel raporlar ve uzman heyet kararlarıyla yürütüldüğünü vurguladı. Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
November 24, 2025 at 10:56 AM