#DijitalÇağ
Gerçek sosyal çevremiz küçülüyor. Dijital bağlantılar çok ama yüzeysel. Derin bağlar kaybolurken yalnızlık artıyor. Çağımızın paradoksu bu. - #GercekBaglar #DijitalCag #Yalnizlik #SosyalSermaye #BaglantiKur
February 14, 2026 at 5:01 PM
Dikkat süremiz düşüyor: 20 yılda 12'den 8 saniyeye mi indik? Dijitalleşme beynimizi nasıl etkiliyor? Küresel bir çöküş mü, adaptasyon mu? - #DikkatSüresi #DijitalÇağ #SosyalMedya #BeyinSağlığı #Odaklanma
February 8, 2026 at 5:00 AM
Modern dünyada maruz kaldığımız anlık bilgiler, beynimizin zamanı algılayışını hızlandırıyor. Neden zaman hızla akıp gidiyor sanıyoruz? Cevabı burada! - #ZamanAlgisi #DijitalCag #BilgiYuklenmesi #BeyinBilimi #HizlananZaman
February 7, 2026 at 8:01 AM
Bir ömürde göz teması vs. ekran: Ekranlara 13 kat daha fazla bakıyoruz! İnsan bağlarımız dijitalleşirken ne kaybediyoruz? 💔 - #EkranSuresi #GozTemasi #DijitalCag #InsanBaglari #ModernYasam
February 5, 2026 at 5:01 PM
Dijital çağda beyniniz günde kaç kilo "görünmez veri" işliyor? Ekranlar, sesler ve bildirimlerin zihninize yüklediği şaşırtıcı "ağırlığı" öğrenin. - #DijitalCag #GorunmezVeri #BeyinSagligi #BiliselYuk #BilgiAkisi
February 5, 2026 at 2:00 PM
Modern paradoks: Ömrümüz uzarken "gerçek yaşam süremiz" kısalıyor mu? Dijital bağımlılık, FOMO, stres... Kaliteli yaşam için eyleme geçme zamanı. ⏳🧘‍♀️📱 - #ModernYasam #DijitalCag #GercekYasam #MentalSaglik #OmurParadoksu
January 28, 2026 at 11:01 PM
Çoğu aşırı sosyal medya kullanıcısı mutsuzken, bir kesim mutlu! Niş topluluklar, iş ve aktif katılım sırrı. 📉 Mutluluk tanımı mı değişiyor? - #sosyalmedya #dijitalcag #mutluluk #bilincli_kullanim #terskose
January 27, 2026 at 2:01 AM
Instagram estetiği bazen hayatı güzelleştirmez, hayatı filtreler.
Gerçeklik “yaşanan” değil, “paylaşılabilir” olana dönüşür.

#Instagram #Fotoğraf #Gerçeklik #DijitalÇağ
January 13, 2026 at 6:57 AM
Dünyada bugüne kadar çekilmiş 14 trilyondan fazla fotoğraf var.
Her gün yaklaşık 5 milyar kare daha ekleniyor.

Bu çağda mesele fotoğraf çekmek değil;
hangisini hatırlamaya değer kıldığımız.

📸🌍
#Fotoğraf #GörselKültür #DijitalÇağ #Hafıza
January 11, 2026 at 1:09 PM
Dikkat süremiz alarm veriyor! Akıllı telefonlar ve kısa içeriklerle 15 saniyeden 8 saniyenin altına düştü. Derin düşünme yeteneğimiz tehlikede mi? - #dikkat #odaklanma #dijitalcag #teknoloji #beyin
January 1, 2026 at 8:01 PM
Güncel News press Dijital tehlikeye karşı çocuklar için yeni adım: İletişim Başkanı Duran duyurdu! #DijitalTehditler #ÇocuklarİçinGüçlüAileler #DijitalÇağ #ÇocukMedyası #EbeveynFarkındalığı
Dijital tehlikeye karşı çocuklar için yeni adım: İletişim Başkanı Duran duyurdu!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı Haliç Kongre Merkezi’nde “Dijital Çağda Çocuk Medyası: Aileyi Güçlendirmek, Değerler İnşa Etmek” temasıyla düzenlenen TRT Uluslararası Çocuk Medyası Zirvesi’ne katıldı. Haliç Kongre Merkezi'nde "Dijital Çağda Çocuk Medyası: Aileyi Güçlendirmek, Değerler İnşa Etmek" başlığıyla düzenlenen TRT Uluslararası Çocuk Medyası Zirvesi'nde konuşan Duran, zirvenin, çocukların geleceği için yepyeni fikirler üretmesini temenni etti. Emine Erdoğan: Dijital dönüşümün olumsuz etkilerine karşı koruyacak olan güçlü ailelerdir "ÇOCUKLARI KORUMAK GEÇMİŞ VE GELECEĞE SAHİP ÇIKMAKTIR" Duran, çocukların insanın en yalın, saf hali olduğunu ve çocukları her şeyin üzerinde tutmanın, onları maddi ve manevi tehlikelerden korumanın geçmişe ve geleceğe sahip çıkmak olduğunu kaydetti. Çocukların artık dijital bir dünyanın içine doğduğunu aktaran Duran, "TÜİK'in 'Türkiye'deki Çocuklar 2024 İstatistiklere Bakış' raporunun 'Çocuk ve Bilişim' başlığında, 6-10 yaş grubu çocuklarımızın internet kullanım oranı yüzde 87,9 olarak belirtilmektedir. Bu veri, çocuklarımızın dijital bir dünyaya doğduğunu göstermekle kalmıyor onların dijital bir nesil olacağını da ortaya koyuyor." ifadelerini kullandı. Duran, çocukların dünyayı sadece ailelerinden, okullarından ya da çevrelerinden öğrenmediğini belirterek, şunları söyledi: "Dijital dünyada çok fazla şeyi elde ediyorlar. Sosyal platformlar, dijital oyunlar ve görsel-işitsel içerikler çocukların öğrenme ve sosyalleşme süreçlerini artık fazlasıyla belirleyici konuma geldi. Bunlar tabii ki fırsatlar da içeriyor ancak diğer yönüyle baktığımızda da tehditleri de içinde barındırıyor. Mevzubahis çocuklar olduğunda bu sınamaların boyutunun çok daha kritik olduğu açıktır. Böylece, aslında yapılması gereken şey de ortaya çıkıyor. Biz çocuklarımızı doğru yönlendirmek, dijital araçların imkanlarından faydalanmalarını sağlamak ve zararlarına karşı da onları bilinçlendirmek durumundayız." Ekranlardan kaçmanın ya da kaçınmanın mümkün olmadığını ancak hassas bir denge gerektiğine dikkati çeken Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın "Gelin, çocuklarımızı bu dijital dadıların elinden artık kurtaralım." çağrısını anımsattı. "Aileler dijital dadıların kim olduğuna dikkat etsin" Duran, bu çağrının televizyon ve dijital araçları konumlandırmada herkes için mihenk taşı olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: "Biz bu dijital dadıların kimler ve neler olduğunu yakından takip etmek zorundayız. İnsanlığın değerlerini, erdemi, ahlaki değerleri çocuklarımıza gösteren dijital dadılar olmalılar. Bizim medeniyetimizin, kültürümüzün değerlerini onlara anlatan, bu sosyalleşmeyi sağlayan dijital dadılar olmak durumundalar. Aksi takdirde biz bu dijital dadıların çocuklarımızın dünyasına bambaşka değerleri, bambaşka özellikleri ve hiç de arzu etmediğimiz, ailemize zarar verici unsurları getirmesiyle karşı karşıya kalabiliriz. O halde Sayın Hanımefendi'nin çağrısını yinelemek istiyorum. Lütfen aileler çocuklarına sahip çıkarak dijital dadıların kim olduğuna dikkat etsinler." "YAPILMASI GEREKEN ÇOK ŞEY VAR" Ailelere büyük sorumluluklar düştüğünü kaydeden Duran, "Medyanın kullanımında dijitalleşmeyle birlikte artık algoritmalar çok önemli bir konuma geldi. Bu algoritma yönlendirmelerinde bambaşka unsurlar çocuklarımızın dünyasına sübliminal mesajlar taşıyabilir. Bunların sonucunda çocuklarımızın yüz yüze iletişimi zayıflayabilir, daha içe kapalı bir bireyselleşme ortaya çıkabilir. Dikkat dağınıklığına yol açabilir daha da tehlikelisi psikolojik, ahlaki ve bilişsel gelişimler çok büyük zarar görebilir. O halde çocuklarımızın karakterlerine sahip çıkabilmek için, onları medyanın her türlü şiddet veya cinsel içerikli yayın ve paylaşımlarından koruyabilmek için yapılması gereken çok şey var." ifadelerini kullandı. Duran, küresel alanda çok farklı kültürlerden çizgi film ya da diğer kültürel ögelerin çocukların dünyasına taşındığını ancak bunların sapkın, şiddeti meşrulaştıran akımlar olmaması gerektiğini vurgulayarak, "Doğal ile zorlama, gerçekle kurgu arasındaki ayırımın ortadan kalkması, sapkınlıkların ve şiddetin sıradanlaşması riskine karşı biz çocuklarımızı hazırlamak durumundayız. Bu hepimizin ortak sorumluluğu. En çok da aileler, anne ve babalar, ebeveynler sorumlu konumda." dedi. "Çocuklarımızı dijital alanda daha güvenli bir geleceğe taşımaya çalışıyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde çocukları dijital tehditlerden korumak için çok önemli mücadeleler verdiklerini hatırlatan Duran, sözlerini şöyle sürdürdü: 13 MADDELİK SÖZLEŞME "Bu kapsamda 2023-2028 Türkiye Çocuk Hakları Strateji Belgesi ve Eylem Planı ile detaylı bir yol haritası hazırlandı. Ardından 2025-2029 dönemini kapsayan Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesi Eylem Planı'nı hayata geçirdik. Sayın Cumhurbaşkanımız, Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi'ni imzaladı. Sayın Hanımefendi de bu dijital sözleşmeyi imzalayarak bu noktada güçlü destek verdiler. Ülkemiz öncülüğünde hazırlanan bu sözleşmeyi uluslararası alanda da imzaya sunduk. Çocuklarımızın dijital haklarını görünür hale getirmeyi hedefleyen 13 maddelik bu sözleşme, tehditleri açığa çıkarma, toplumu sorumluluk almaya çağırma ve aynı zamanda uluslararası farkındalık oluşturma amacı taşımaktadır. Türkiye olarak, çocuklarımızı dijital alanda daha güvenli bir geleceğe taşımaya çalışıyoruz."Duran, TRT'nin hem televizyon kanalları hem dijital platformları hem de uluslararası etkinlikleriyle çocuklar için kıymetli projeler hayata geçirdiğini, TRT Çocuk, TRT Diyanet Çocuk ve tabii Çocuk'un çocukları rahatlıkla emanet ettikleri markalar olduğunu ve kurumun çocuk medyasında güçlü bir merkez haline geldiğini kaydetti. Gerek devletin ilgili kuruluşları, gerek medya ve sivil toplum kuruluşları tarafından yapılan çalışmalarla çocukları korumak için büyük çaba sarf edildiğini belirten Duran, çocuk mahremiyetinin korunmasının da önemli olduğunu, dijital mecralarda ailelerin paylaşımlarının kötü amaçlarla kullanılmaması için bir farkındalık olması gerektiğini düşündüğünü belirtti. ZAHİD SOBACI: "Çocuklara özel bir medya düzeni" Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın onur konuğu olduğu zirvenin açılışında konuşan TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, dijital çağda çocukların zihinsel, duygusal ve ahlaki gelişimlerini destekleyecek bir medya düzeni inşa etme niyetlerine katkı sunmak amacıyla, zirvenin ana temasını "Dijital Çağda Çocuk Medyası: Aileyi Güçlendirmek, Değerler İnşa Etmek" olarak belirlediklerini söyledi. Bugünün dünyasında çocukların, soykırımların, savaşların, açlığın ve yoksulluğun en büyük mağdurları olduğunu belirten Sobacı, dijital mecralarda sunulan içeriklerin çocuklarda yol açtığı kimlik erozyonuna dikkati çekti. Sobacı, özellikle dijital alanda, ciddi bir çocuk içeriği kriziyle karşı karşıya olunduğuna işaret ederek, "Çocuk medyası alanında, eğlencenin ardına gizlenen ideolojik kodlar ve mesajlar, sistematik biçimde normalleştirilmektedir. Küresel içerik kartellerinin yön verdiği çocuk medyasında, evlatlarımız bilgi kirliliği, kültürel yabancılaşma, değer erozyonu ve siber zorbalık gibi tehlikelerle sınanmaktadır." ifadelerini kullandı. Bu tehditlerin en çok endişe verici olanının, masumiyetin alanı olması gereken çocuk içerikleri üzerinden yürütülen sistematik cinsiyetsizleştirme çabaları olduğunu kaydeden Sobacı, "Dijital medya aracılığıyla, çocukların fıtratını hiçe sayan, kimliklerini bulanıklaştıran, LGBT sapkınlığını özendiren ve aileyi zayıflatan bir dayatma, küresel ölçekte hegemonik hale gelmiştir. Sözüm ona 'özgürlük' şemsiyesi altında yapay kimlikler ve cinsiyetler üretilmeye çalışılmaktadır. Bu küresel dalgaya karşı evlatlarımızı korumak, çocuk medyasını aile ekseninde ve değerler temelinde inşa etmek artık bir tercih değil bir zorunluluktur." diye konuştu. "Bir çocuğun dünyası, içinde büyüdüğü değerlerle şekillenir" Sobacı, tüm bu nedenlerle TRT Uluslararası Çocuk Medyası Zirvesi'ni "Aile Yılı"nda düzenlemelerinin anlamlı olduğunu vurgulayarak, "Çünkü biz biliyoruz ki bir çocuğun dünyası, içinde büyüdüğü değerlerle şekillenir ve bu değerler ancak güvenli bir aile ortamında kök salabilir. İşte bu yüzden, çocuk medyası değerlere yaslanmalı, aileyle güçlenmelidir." değerlendirmesinde bulundu. Çocuk içeriklerinin, çocuğun yaşına, gelişim evresine, psikolojisine ve fıtratına uygun yapılandırılması gerektiğini belirten Sobacı, bu bilinçle, çocuk yayıncılığını yalnızca bir içerik üretimi süreci olarak değil nesillere istikamet çizme sorumluluğu olarak ele aldıklarını bildirdi. Sobacı, ekranlarda, radyolarında ve dijital platformlarında çocuklara yönelik sundukları her içeriği, pedagojik hassasiyetle, değer temelli yaklaşımla ve kültürel miras aktarımı bilinciyle şekillendirdiklerini dile getirdi. Çocukları, kendilerine emanet edilmiş kalpler ve zihinler olarak gördüklerini anlatan Sobacı, başkalarının insafına bırakılmayan bir gelecek inşa etmenin, elde edecekleri en büyük kazanım olduğuna inandıklarını söyledi. ADİL BİR DÜNYA İNŞASI Sobacı, TRT'nin çocuk yayıncılığına dair bilgiler verdiği konuşmasında, farklı kültürlerde yetişen, farklı dillerde konuşan dünya çocukları arasında gönül köprüleri kurarak, daha adil bir dünya için birlikte yaşama kültürünü pekiştirdiklerini ifade etti. Bugün çocukların zihinlerinin ve kalplerinin emin ellerde olmasının Türkiye Yüzyılı'nın en kıymetli kazanımlarından biri olduğunu belirten Sobacı, şunları kaydetti: "Çocukları sadece ulusal düzeyde değil, evrensel ölçekte koruma sorumluluğu taşıdığımıza inanıyoruz. Ülkemiz, Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde, Filistin topraklarında katil İsrail'in işgal ve soykırım politikalarının kurbanı olan masum çocuklar başta olmak üzere tüm dünya çocuklarının yarınlarını güvence altına almak için mücadele verirken, Türkiye'nin kamu yayıncısı olarak bizler de o çocuklar için daha temiz, daha güvenli ve daha insani bir medya geleceği inşa etme kararlılığımızı bu zirveyle ortaya koyuyoruz." Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
December 6, 2025 at 4:34 PM
TRT Uluslararası Çocuk Medyası Zirvesi başladı! 'Dijital Çağda Çocuk Medyası: Aileyi Güçlendirmek, Değerler İnşa Etmek' temasıyla, çocuk medyasının geleceği masaya yatırılıyor. Aile ve değer odaklı içerikler vurgulanıyor.\n\n🚩 #ÇocukMedyası #DijitalÇağ #TRT #Aile
December 6, 2025 at 3:08 PM
Güncel News press Teknoloji ilerledi, yoksulluk azalmadı! Dijital çağın çelişkisi büyüyor! #teknoloji #yoksulluk #dijitalçag #eşitsizlik #internet
Teknoloji ilerledi, yoksulluk azalmadı! Dijital çağın çelişkisi büyüyor!
Türkiye, internetle tanışmasının 30. yılına yaklaşırken, bu teknolojik devrimin öncülerinden Faruk Eczacıbaşı, dijital çağın toplumsal yansımalarına dair dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Eczacıbaşı, teknolojinin baş döndürücü hızına rağmen, yoksulluğun derinleştiğine dikkat çekti: “Kullanım azken 10 kişiden 4’ü yoksuldu, bugün bu oran 8,5’a yükseldi.” 30 YILDA TEKNOLOJİ DEVRİMİ, ARTAN EŞİTSİZLİK 1993’te ODTÜ’nün ilk uluslararası bağlantısıyla başlayan ve 1994’te evlere giren internetin 30 yıllık serüvenini değerlendiren Eczacıbaşı, teknolojik ilerlemenin refahı otomatik olarak artırmadığını belirtti. 1995 yılında Türkiye’de yalnızca 30 bin civarında internet kullanıcısı olduğunu hatırlatan Eczacıbaşı, “O dönemde her 10 kişiden 4’ü yoksulluk içindeydi. Bugün 8,5 kişiye yükseldi” dedi. Eczacıbaşı’na göre bu durum, teknolojinin her ne kadar maliyetleri dramatik biçimde düşürse de, toplumsal refahın aynı hızda artmadığını gösteriyor. MALİYETLER DÜŞTÜ, YOKSULLUK ARTTI Eczacıbaşı, konuşmasında teknolojik gelişmelerin maliyetler üzerindeki etkisini çarpıcı örneklerle anlattı.1995’te insan genomunu dizilemenin maliyetinin 100 milyon doların üzerindeyken bugün 500 dolara indiğini, lityum-iyon bataryaların kilovatsaat başına 5.500 dolardan 181 dolara gerilediğini belirtti.Ancak bu gelişmelerin toplumsal eşitsizlikleri ortadan kaldıramadığını söyledi.Kentleşmenin %45’ten %58’e çıktığını, karbon emisyonunun 23 milyar tondan 37 milyar tona yükseldiğini hatırlatan Eczacıbaşı, “Yaşam süresi arttı ama gelir adaleti bozuldu. Dijital devrim, refahı eşit dağıtamadı” ifadesini kullandı. “TEKNOLOJİ AMAÇ DEĞİL, ARAÇ” Eczacıbaşı, teknolojinin “amaç değil, araç” olduğunu vurgulayarak, toplumsal dönüşümün yalnızca teknik gelişmelerle sağlanamayacağını belirtti. “Teknoloji; yapay zeka, bilgisayar, matkap... Siz ne için kullanmak istiyorsanız onun arayüzünden başka bir şey değil” diyen Eczacıbaşı, “Biz koşmaya devam ettikçe amaç bizden uzaklaşıyor” sözleriyle toplumsal hedeflerin kaybolduğuna dikkat çekti. “YENİ PARADİGMA İÇİN YENİ HİKAYE LAZIM” Konuşmasının sonunda Eczacıbaşı, yapay zeka çağının eşiğinde olduğumuzu hatırlatarak, “Bir paradigma bitti, kendi hikayeleriyle bitti. Şunu sormanızı istiyorum: Yeni paradigmanın hikayesi var mı? Ben emin değilim olduğundan” dedi. Teknolojinin insanlığın yararına kullanılabilmesi için “değişimi içselleştirmek” gerektiğini belirten Eczacıbaşı, 30 yıl sonra bile geleceğe kafa yormaya devam edeceğini ifade etti. Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
November 9, 2025 at 1:33 PM
Güncel News press FoMO'yu bırak JoMO'ya bak! Psikoloji literatürüne girdi... #FoMO #JoMO #SosyalMedya #Psikoloji #DijitalÇağ
FoMO'yu bırak JoMO'ya bak! Psikoloji literatürüne girdi...
Günümüzde birçok kişi sabah uyanır uyanmaz telefonuna uzanıyor ve bildirimleri kontrol etmeden güne başlayamıyor. Uzmanlara göre bu davranışın temelinde sosyal medyada "bir şeyleri kaçırma korkusu" anlamına gelen FoMO (Fear of Missing Out) yatıyor. Başkalarının paylaşımlarını görmediğimizde hayattan geri kalıyormuşuz hissine kapılmak bireyleri sürekli çevrimiçi kalmaya ve ekran başında daha fazla zaman geçirmeye yönlendiriyor. 'JoMO' LİTERATÜRE GİRDİ Amerikalı ve Türk akademisyenlerin yürüttüğü uluslararası bir araştırma ise dijital çağda dikkat çekici bir kavramı gündeme taşıdı: JoMO (Joy of Missing Out), yani gelişmeleri kaçırmanın keyfi. Araştırma, sosyal medyadan bilinçli şekilde uzaklaşanların daha mutlu, daha dengeli ve daha dikkatli olduklarını ortaya koydu. JoMO’nun Türk toplumundaki etkileri de araştırılan çalışma 70 yılı aşkın süredir yayımlanan Psychological Reports dergisinde yer aldı. Psikoloji literatüründe yeni yer alan JoMO,  yani gelişmeleri kaçırmaktan keyif almak FoMO’nun tam tersi bir yaklaşımı sunuyor. Çevrimdışı kalmayı kazanım olarak tanımlayan JoMO, bireylerin dikkatlerini toparlamalarına, kendi iç dünyalarına dönmelerine ve küçük anların tadını çıkarmalarına imkân tanıyor. 18-45 YAŞ ARALIĞINDA... JoMO kavramının geliştiricilerinden Washington State Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Christopher Barry ile Erzurum Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Adem Kantar, Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü’nden Prof. Dr. İlhan Yalçın ile Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Oya Onat Kocabıyık tarafından yapılan araştırmada Türkiye’nin 29 ilinden 18–45 yaş aralığında 932 sosyal medya kullanıcısı incelendi. Çalışmanın sonuçları JoMO halinin Türk toplumunda nasıl deneyimlendiğini ortaya koydu. ANIN TADINI ÇIKARIN Psychological Reports dergisinde yayımlanan araştırmanın sonuçlarını Dr. Adem Kantar şöyle anlattı: "Araştırma, sosyal medyadan bilinçli olarak uzaklaşan bireylerde stres, kaygı, yalnızlık ve depresyon düzeylerinin belirgin biçimde azaldığını ortaya koyuyor. Çevrimdışı geçirilen zamanın niteliği arttıkça kişilerin kendilerini daha mutlu hissettikleri gözlemleniyor. JoMO düzeyi yüksek bireyler, yani çevrimdışı kalmaktan keyif alanlar, sosyal medya bağımlılığı açısından en düşük risk grubunda bulunuyor. Bu kişiler, kendi başlarına vakit geçirirken sıkılmayan ve zamanlarını tatmin edici biçimde değerlendiren bireyler olarak öne çıkıyor. Çağımızda insanlar her şeye yetişmeye çalışırken kendi yaşamlarını kaçırıyor. Güzel bir anı yakaladığınızda, önce o anın tadını çıkarın. Fotoğraf çekmek yerine bakışınızı, paylaşmak yerine hissinizi koruyun. Gezdiğiniz yerleri veya mutlu anlarınızı hemen paylaşmak yerine belirli bir süre sonra paylaşarak hem çevrimdışı hem de çevrimiçi sürelerde tatmin olun." Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
October 10, 2025 at 10:21 AM
🏫ERA Kolejinde Bilişim Teknolojileri Dersinin Önemi🌐

📌Dijital Çağ'ın gerekliliklerini, bilişim teknolojileri derslerimizin önemini ve geleceğe nasıl hazırlandığımızı Bilişim Teknolojileri Zümre Başkanımız Melda Aslan ile konuştuk. 🎤

#dijitalçağ #kodlama #robotik #teknoloji
August 26, 2025 at 6:29 AM
İnternetten Bulaşan Hastalık: Siberkondri!” www.youtube.com/watch?v=6goJ...
🤒 “Başım ağrıyor” yazdın, sonuç: beyin tümörü mü?!

#Siberkondri #GoogleDoktor #SağlıkKaygısı #Psikoloji #DijitalÇağ #Sağlık #HastalıkAraştırması #MentalHealth #DijitalPsikoloji
August 9, 2025 at 2:01 PM
Güncel News press Gözlerde yanma, batma, sulanma varsa dikkat Kuru Göz Hastalığına yakalanmış olabilirsiniz #KuruGöz #GözSağlığı #GözHastalığı #DijitalÇağ #GözYanması
Gözlerde yanma, batma, sulanma varsa dikkat Kuru Göz Hastalığına yakalanmış olabilirsiniz
Gözlerde yanma, batma veya gözüne kum kaçmış gibi hissetme tüm bu belirtilere neden olan etmenlerin başında telefon ekranına uzun süre bakmak, bilgisayar başında saatlerce oturmak ve klimalı ortamlarda fazla vakit geçirmek gibi nedenler yer alıyor. Medipol Mega Üniversite Hastanesinden Op. Dr. Ziya Burke kuru göz hastalığına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Burke, "Gözlerde yanma, kızarıklık, içine kum kaçmış gibi yabancı cisim hissi, yorgunluk belirtileri olabilir. Bilgisayara baktığımızda özellikle uzun süre çalışma yaptığımızda gözümüzü kırpma sayısı azaldığı için göz yaşımız buharlaşıyor. Ve bu buharlaşma nedeniyle hem göz yaşımızın kalitesi hem de göz yaşı salgı miktarında problem oluyor." Birçok kişinin hafife aldığı kuru göz hastalığı aslında büyük bir tehdit oluşturuyor. Tedavisinin kulaktan dolma değil; doktor kontrolünde ve kişiye özel olması şart. Uzmanlara göre ise kuru göz hastalığından korunmak için ekran süremizi kısıtlamamız şart. Burke, "Mutlaka ekran süremizi kısıtlamamız gerekiyor. Ya da en azından kısıtlayamazsak ara vererek çalışmamız lazım. Bizim 20+20+20 kuralımız var. 20 dakikada 20 saniye ara vermek çok önemli." Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
July 4, 2025 at 6:04 AM
📬 Dijital çağda kartpostallar hâlâ yaşıyor.
Ekranlara sıkışan mesajların arasında bir kartpostal kadar dokunaklısı yok.
Bazen bir görsel, bin kelimeyi dijitalin ötesine taşır.

#Kartpostal #Nostalji #DijitalÇağ #MektupRuhu #Anı #Sanat
June 5, 2025 at 1:37 PM
Yapay zekâ her gün gelişiyor. İnsanlık da biraz gelişse fena olmayacak.”#YapayZeka #AI #Teknoloji #İnsanlık #Gelecek #Düşünce #Farkındalık #ZamanınRuhu #DijitalÇağ #AI #Technology #Humanity #Future #WakeUpCall #DigitalEra #ThinkAboutIt
April 15, 2025 at 2:04 PM
Veri ve enformasyon içinde boğulduğumuz, ama gerçek bilginin giderek görünmez olduğu bir dönemdeyiz. Artık bilginin değeri doğruluğuyla değil, paylaşılma oranıyla ölçülüyor. Duygu yüklü anlatılar, algoritmaların iteklediği içerikler, bağlamından koparılmış “hakikatler”…
#posttruth #dijitalçağ
April 7, 2025 at 6:31 PM
World News Press News Haber EshaHaber Fahrettin Altun: Türkiye'nin oyun kurma kabiliyeti esas alınmaya başlandı: İstanbul'da bir otelde düzenlenen Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) MKYK Bölge Başkanları Strateji Çalıştayı'nda… #FahrettinAltun #Türkiye #KrizlerÇağı #Küreselleşme #DijitalÇağ
Fahrettin Altun: Türkiye'nin oyun kurma kabiliyeti esas alınmaya başlandı
İstanbul'da bir otelde düzenlenen Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) MKYK Bölge Başkanları Strateji Çalıştayı'nda konuşan Altun, bu çağın "krizler çağı", "küreselleşme çağı" ve "dijital çağ" gibi isimlendirildiğini, tüm bu isimlendirmelerde ortak…
www.eshahaber.com.tr
December 27, 2024 at 2:57 PM
🌐 Konuyla ilgili yapılan ve YZ araçlarının, 2024 seçimlerinde endişe edildiği gibi bir etki yaratmadığını açığa çıkaran araştırmaya aşağıdaki link üzerinden erişebilirsiniz.

#YanlışBilgilendirme #YapayZeka #Seçim2024 #MedyaOkuryazarlığı #DijitalÇağ

knightcolumbia.org/blog/we-look...
We Looked at 78 Election Deepfakes. Political Misinformation Is Not an AI Problem.
knightcolumbia.org
December 25, 2024 at 3:25 PM
İletişim Başkanı Altun, "Dijital Çağda Hakikat Mücadelesi" başlıklı bir makale kaleme aldı: Fahrettin Altun, Uluslararası Stratejik İletişim Forumu dolayısıyla "Dijital Çağda Hakikat Mücadelesi" başlıklı makale kaleme… #DijitalÇağ #HakikatMücadelesi #İletişim #Dijitalİletişim #Uluslararasıİşbirliği
İletişim Başkanı Altun, "Dijital Çağda Hakikat Mücadelesi" başlıklı bir makale kaleme aldı
Fahrettin Altun, Uluslararası Stratejik İletişim Forumu dolayısıyla "Dijital Çağda Hakikat Mücadelesi" başlıklı makale kaleme aldı. Makale, ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, İspanya, İsveç, İsviçre, Bulgaristan, Yunanistan, Bosna Hersek, Macaristan,…
www.eshahaber.com.tr
December 18, 2024 at 5:57 PM
December 17, 2024 at 4:38 PM