#CumaHutbesi
November 8, 2025 at 5:25 AM
October 24, 2025 at 5:25 AM
October 17, 2025 at 7:11 AM
October 15, 2025 at 10:32 AM
October 10, 2025 at 5:03 AM
September 5, 2025 at 3:25 AM
August 30, 2025 at 5:55 AM
Hala Din ile arap kültürünü bir birine karıştıranlara rastlamak mümkün!!!! #cumahutbesi #cumamesajı
August 30, 2025 at 3:37 AM
Dindar ile dinciyi karıştırmamak lazım... #cumamesajı #cumahutbesi
August 29, 2025 at 3:39 PM
Şeytan diyor ki şunu -Site Sakinleri- Whatsapp grubunda paylaş 😁 #cumamesajı #cumahutbesi #hayırlıcumalar
August 29, 2025 at 9:39 AM
August 29, 2025 at 4:42 AM
August 16, 2025 at 2:56 PM
Müslüm Gürses'e benzerliğiyle tanınan vatandaş, ismini Müslüm olarak değiştirdi.

#CumaHutbesi #Romulo #KırmızıKart #MilyonlarAFBekliyor #THM
August 15, 2025 at 12:07 PM
İş insanı Lami Uyar, Beylikdüzü Emniyet müdürünün kendisini şirketinde ziyarete geldiği görüntüleri sosyal medya hesabında yayınladı.

#CumaHutbesi #Romulo #KırmızıKart #MilyonlarAFBekliyor #THM
August 15, 2025 at 12:05 PM
August 15, 2025 at 12:02 PM
Yaz mevsiminin bitmesine 15 gün kaldı.

#KesinlikleEVET #Bursa1 #CumaHutbesi #AKParti24Yaşında #THM
August 15, 2025 at 11:45 AM
Fotoğrafçı Eren Özdal, Sivas’ta karşılaştığı minik çobanların fotoğrafını çekti, sonrasında ortaya bu diyaloglar çıktı.

#KesinlikleEVET #Bursa1 #CumaHutbesi #AKParti24Yaşında #THM
August 15, 2025 at 11:41 AM
Artvin, Türkiye'nin ilk "sigarasız" şehri ilan edildi.

#KesinlikleEVET #Bursa1 #CumaHutbesi #AKParti24Yaşında #THM
August 15, 2025 at 11:37 AM
Güncel News press Nevşin Mengü'den cuma hutbesine skandal yorum: Rakı içmek de olmasın mı? #NevşinMengü #CumaHutbesi #Diyanet #TatildeHaram #ManeviDeğerler
Nevşin Mengü'den cuma hutbesine skandal yorum: Rakı içmek de olmasın mı?
Diyanet İşleri Başkanlığı, dünkü cuma namazında "Sıla-i Rahim ve Bereketlenen Tatil" başlıklı hutbeyle tatil sürecinde de dini ve ahlaki sorumlulukların unutulmaması gerektiğini hatırlattı. Hutbede, Müslümanların dinlenirken dahi manevi değerlere bağlı kalması, israftan kaçınması ve aile bağlarını güçlendirmesi gerektiği vurgulandı. Ancak söz konusu hutbe, gazeteci Nevşin Mengü'nün YouTube kanalında yaptığı yorumlarla farklı bir boyuta taşındı. Mengü, hutbenin "Tatilde harama başvurmayın" uyarısını çarpıtarak, toplumun dini hassasiyetleriyle alay eden bir üslup sergiledi. Mengü, "Ya zaten millet 11 hatta 11,5 ay deliler gibi çalışıyor. Her hafta tatil mi yapıyor? Zaten Türkiye'nin çoğunluğu tatilde anasının, babasının, akrabasının yanına gidiyor, köye gidiyor, memlekete gidiyor. Ne oluyor? Hepi topu içtiyse de iki kadeh rakı içiyor, o da mı olmasın?” ifadelerini kullandı. Bu skandal sözler, sosyal medyada büyük tepki çekti. Öte yandan Mengü, Diyanet'i "selefist" ve insanların küçük mutluluklarına karışan bir anlayışa sahip olduğunu iddia etti. Mengü'nün bu sözleri, Diyanet'in Müslümanları maneviyatlarından uzaklaştırmadan tatil yapmaya çağıran yapıcı mesajını bilerek saptırma çabası olarak yorumlandı. Filistin'e destek olmanın bedeli: Başörtüsünü zorla çıkarttırdılar... Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
August 9, 2025 at 10:56 AM
Güncel News press Cuma Hutbesi 1 Ağustos 2025 Diyanet! Hayâ: Allah'ın Emri, Fıtratın Gereği #CumaHutbesi #Diyanet #Haya #İslam #Din
Cuma Hutbesi 1 Ağustos 2025 Diyanet! Hayâ: Allah'ın Emri, Fıtratın Gereği
Diyanet İşleri Başkanlığı, 1 Ağustos 2025 Cuma günü Türkiye genelindeki camilerde okunacak hutbenin konusunu kamuoyuyla paylaştı. Milyonlarca vatandaşın dinleyeceği bu haftaki hutbe, “Haya: Allah’ın Emri, Fıtratın Gereği” başlığıyla yayımlandı. Hayâ: Allah'ın Emri̇, Fıtratın Gereği Muhterem Müslümanlar! Bir gün Peygamber Efendimiz (s.a.s) ashabına, اِسْتَحْيُوا مِنَ اللّٰهِ حَقَّ الْحَيَاءِ "Allah'tan gerektiği gibi hayâ ediniz!" buyurdu. Ashâb-ı kirâm, "Ya Resûlallah! Biz Allah'tan hayâ ediyoruz!" dediklerinde, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) onlara şu uyarıda bulundu: "…Allah'tan hakkıyla hayâ etmek, bütün organları her türlü günah ve haramdan korumaktır. Dünyanın geçici nimetlerine aldanmamaktır. Ölümü ve hesabı asla unutmamaktır." Aziz Müminler! Hayâ, yüce dinimiz İslam'ın kadın erkek her Müslüman'a emrettiği temel bir ahlak ilkesidir. Hayâ, nefsin her türlü aşırılığına karşı gösterilen onurlu bir duruştur. İnsanı bütün kötülüklerden koruyan güçlü bir kalkandır. Hayâ, bir hayat tarzıdır. Fıtratın gereği, bedenin süsü, imanın hayata yansımasıdır. Hutbeme başlarken okuduğum hadis-i şerifte Allah Resûlü (s.a.s), اَلْحَيَاءُ شُعْبَةٌ مِنَ الْإِيمَانِ "…Hayâ, imandan bir parçadır." buyurarak, hayânın önemine dikkat çekmektir. Hayâsızlık ise, ahlaki değerleri yok eden, insanın onur ve saygınlığını ayaklar altına alan bir felakettir. Şeytanın, en sinsi tuzaklarından biridir. Nitekim Yüce Rabbimiz, "Ey Âdemoğulları! Avret yerlerini kendilerine açmak için, elbiselerini soyarak ana babanızı cennetten çıkardığı gibi, şeytan sizi de saptırmasın..." buyurmaktadır. Kıymetli Müslümanlar! Maalesef, mahremiyetin pervasızca ihlal edildiği bir çağda yaşıyoruz. Günümüzde giyim sektörü, modacılar ve bazı medya çevreleri, "özgürlük" ve "çağdaşlık" adı altında çıplaklığı özendirmekte, örtünmeyi değersizleştirmektedir. Bu anlayış, kadını da erkeği de değerli bir varlık olmaktan çıkarıp izlenen ve tüketilen bir nesneye indirgemiştir. Oysaki insanın bedenini, mahremiyetini ve özelini toplum önünde sergilemesi; aklın, vicdanın ve fıtratın bozulmasıdır. Resûl-i Ekrem (s.a.s), "Azîz ve Celîl olan Allah Halîm'dir, hayâ sahibidir, ayıp ve kusurları örtendir. Hayâyı ve örtünmeyi sever." buyurmaktadır. Dolayısıyla kısa giysiler ve şeffaf kıyafetler giyilmesi, nerede ve hangi amaçla olursa olsun Allah'ın örtünme emrini ihlaldir, haramdır. Uzuvları belli edecek şekilde dar elbise giyenler Allah Resûlü (s.a.s)'in ifadesiyle, تايراع تايساك "Giyinik çıplaklardır." Öyleyse küçük yaştan itibaren çocuklarımıza hayâ ve edebin önemini anlatalım. İnancımıza ve medeniyetimize uygun bir giyim tarzını sevdirerek onları yetiştirmeye çalışalım. Evlatlarımızın fıtratlarını bozacak her türlü yanlıştan onları korumanın gayretinde olalım. Bu hususa dikkat etmemek; ebeveynler için ciddi bir hata, büyük bir sorumsuzluk, ağır bir vebaldir. Değerli Müminler! Tıbbi bir zorunluluk olmadan sadece beğenilmek ve özenti uğruna vücut organlarının yapısını değiştirmek, estetik ameliyatlarla fıtratı bozmak Allah'ın yarattığını beğenmemek ve şeytanın oyununa gelmektir, günahtır. Nitekim şeytan Allah'ın huzurundan kovulduğunda, للّا قلخ نريغيلف مهنرملْو "…Kullarına Allah'ın yarattığını değiştirmelerini emredeceğim…" demiştir. Ayrıca hangi amaçla olursa olsun dövme yaptırmak, Peygamber Efendimiz (s.a.s)'in ifadesiyle Allah'ın rahmetinden mahrum kalmaktır, haramdır. Ekranlarda, dijital mecralarda, görsel ve yazılı basında dinimizin tasvip etmediği kıyafetlerle paylaşımlar yapmak her açıdan çirkin bir davranıştır, haramdır. Hutbeme başlarken okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: "Müminler arasında hayâsızlığın yaygınlaşmasını isteyenlere dünyada ve ahirette can yakıcı bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz." Aziz Müminler! Allah'ın hayâ ve iffet konusunda erkeğe ve kadına yüklediği sorumluluk aynıdır. Nitekim Yüce Rabbimiz Nûr sûresinin otuzuncu ve otuz birinci ayetlerinde şöyle buyurmaktadır: "Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, iffet ve namuslarını korusunlar…" "Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, iffet ve namuslarını korusunlar. Kendiliğinden görünen yerler dışında ziynetlerini göstermesinler. Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar..." O halde, her işimizde olduğu gibi giyim kuşam ve mahremiyet konusunda da ölçümüz Allah'ın emirleri ve Peygamber Efendimiz (s.a.s)'in sünneti olmalıdır. Unutmayalım ki bedeni açıkta bırakan elbiseler, vücut hatlarını belli eden kıyafetler tarz ya da imaj değil Allah'ın emirlerini ihlal etmektir. Bazı sinema, dizi film, dijital mecralarda yapılan yayınlar ve reklamlar aracılığıyla normalleştirilmeye çalışılan çıplaklık, cesaret ve özgürlük değil, aile kurumuna yapılan bir saldırıdır. Uygunsuz kıyafetlerle toplumsal alanlarda, hele hele kurumsal özelliği olan mekânlarda bulunmak asgari ahlak kurallarına bile meydan okumaktır. Bu, çağdaşlık değil, ilkelliktir. Ahlak ve edep ölçülerinin çiğnenmesine sessiz kalan herkes büyük bir vebal altındadır. Çünkü neslimizin iffetini, edebini ve ahlakını korumak hepimizin ortak sorumluluğudur. Hutbemi Allah Resûlü (s.a.s)'in şu duasıyla bitiriyorum: اَللَّهُمَّ إِنِّى أَسْأَلُكَ الْهُدَى وَالتُّقَى وَالْعَفَافَ وَالْغِنَى "Allah'ım! Senden hidayet, takva, iffet ve gönül zenginliği dilerim." Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
August 1, 2025 at 8:56 AM
Enflasyon? --> Problem değil.
🔹 İşsizlik? --> Problem değil.
🔹 Yolsuzluk? --> Problem değil.
🔹 Bekarlığa veda partisi?
Çünkü gerçek sorunlar bitti, sıra pastadaki mumlara geldi!
#cumahutbesi
#13Haziran2025
Diyanet'in Cuma hutbesi: "Bekarlığa veda partisi, cinsiyet öğrenme partisi, bebek geliş kutlaması gibi dinimizde ve kültürümüzde yeri olmayan etkinliklere asla tevessül edilmemelidir."
June 13, 2025 at 10:26 AM
Güncel News press Halk TV'den cuma hutbesine 'skandal' müdahale! Allah'ın emirlerine savaş açan ma #HalkTV #CumaHutbesi #İslam #Din #Kuran
Halk TV'den cuma hutbesine 'skandal' müdahale! Allah'ın emirlerine savaş açan ma
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu haftaki cuma hutbesinde yer alan İslamî uyarılar, Halk TV tarafından çarpıtılarak hedef gösterildi. HALK TV'DEN KUR'AN HÜKÜMLERİNE TAHAMMÜLSÜZLÜK Hutbede tesettüre uygun giyinmemenin ve nikâhsız birlikteliklerin haram olduğunun hatırlatılmasını 'skandal' olarak niteleyen Halk TV çizgiyi aştı. Hutbede, “Allah’ın insana bir emanet olarak verdiği bedenin teşhir edilmesi, tesettüre uygun olmayan elbiselerin giyilmesi haramdır. Aralarında dinen evlenme engeli olmayan bir erkek ve bir kadının baş başa kalması ya da ev arkadaşlığı adı altında bir arada bulunması haramdır.” ifadelerine yer verildi. Halk TV ise bu açık ve net dini hükümleri hedef alarak, dini değerleri aşağılamaya varan bir paylaşım yaptı. Tepki çeken paylaşım sonrası sosyal medyada çok sayıda kullanıcı, Halk TV’ye “dine ve inananlara saygılı olun” çağrısında bulundu. İslami değerleri yok sayan, Allah'ın emirlerini karşısına alarak saldıran bir diğer medya kuruluşu ise T24 oldu.  SİZE NE OLUYOR? Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu da Kur'an da yazan açık emirlere savaş açarak skandal bir açıklamaya imza attı. Açıklamada yer alan “Bu tür açıklamalar, genç kadınların kamusal alandaki varlığına yönelik tehdit oluşturmakta, hedef haline getirmektedir.” ifadeleriyle İslam'a olan düşmanlıklarını algı operasyonu ve manipülasyonla süsleyerek Kur'an'ın emirlerini hedef gösterdi. DİYANET'İN ZİNA KONULU CUMA HUTBESİ Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün bugünkü “Nefsi ve Nesli İfşad Eden Büyük Günah: Zina” başlıklı cuma hutbesinin tamamı şöyle: Muhterem Müslümanlar! Yüce dinimiz İslam’ın haram kıldığı büyük günahlardan biri de nefsi ve nesli ifsat eden zinadır. Zina; dinen ve hukuken geçerli bir nikâh bağı olmayan erkek ve kadın arasındaki birlikteliktir. Zina; aile kurumuna yapılan en büyük saldırıdır. Yuvaların dağılmasına sebep olan, gençlerin umutlarını karartan, hayallerini yıkan apaçık bir hayâsızlıktır. Zina; toplumun ahlaki değerlerini kökünden sarsan, maddi ve manevi birçok hastalığın yaygınlaşmasına zemin hazırlayan çirkin bir davranıştır. Aziz Müminler! İslam, sadece zinayı değil; zinaya götüren bütün yolları da haram kılar. Nitekim Yüce Rabbimiz, وَلَا تَقْرَبُوا الزِّنٰٓى اِنَّهُ كَانَ فَاحِشَةًۜ وَسَٓاءَ سَب۪يلاً “Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, hayâsızlıktır, çok kötü ve çirkin bir yoldur.” buyurmaktadır. Dolayısıyla ister gerçek hayatta, ister sanal âlemde, isterse yazılı ve görsel medyada kişiyi zinaya götüren söz, tutum ve davranışların tamamı haramdır. Allah’ın insana bir emanet olarak verdiği bedenin teşhir edilmesi, tesettüre uygun olmayan elbiselerin giyilmesi haramdır. Aralarında dinen evlenme engeli olmayan bir erkek ve bir kadının baş başa kalması ya da ev arkadaşlığı adı altında bir arada bulunması haramdır. ‘Flört, dost hayatı, arkadaşlık, kaçamak, aldatma’ gibi kavramlarla bu büyük günah asla masum gösterilemez. ‘Gönül ilişkisi, yasak aşk, gençlik hevesi, düzeyli birliktelik’ gibi sözlerle zinayı meşrulaştırmak, harama giden yola kapı aralamaktır. ‘Çapkınlık’ denilerek övünülen şey, esasında bir zinakârlıktır, insanın namusuna göz dikmektir, haramdır. Hele hele özgürlük adıyla bütün dünyaya dayatılmaya çalışılan ve Lût (a.s)’ın kavmini helake sürükleyen eşcinsellik ise Allah’ın lanetlediği bir sapkınlıktır, haramdır, büyük bir günahtır. Kıymetli Müslümanlar! Akıllı telefonlar, dijital araçlar ve medya aracılığıyla evlerimize ve ceplerimize kadar giren gayr-i meşru görüntüler, zinaya giden yolları kolaylaştırmaktadır. İslami ve insani değerleri hiçe sayan müstehcen reklamlar, sanat adı altında yapılan gayr-i ahlaki tiyatro, sinema ve dizi filmler, zinayı meşru göstermeye çalışmaktadır. Dijital mecralarda yaygınlaşan, evlilik müessesesini istismar eden sohbet ve evlilik siteleri, gençleri evlilikten uzaklaştırmakta, zinaya sürüklemektedir. Dostluk ve dertleşme gibi düşüncelerle başlayan kadın erkek arkadaşlıkları kişileri, zina batağına çekmektedir. Hâsılı, göz, harama baka baka; kulak, günahı dinleye dinleye; dil, kötülüğü konuşa konuşa zinaya alışmakta, sonrasında bu çirkin fiili işlemek sıradan hale gelmektedir. Değerli Müminler! Kötülüğün işlenmesi kadar onun yaygınlaşmasına zemin hazırlamak da büyük bir günah, ağır bir vebaldir. Cenâb-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de, “Müminler arasında ahlâksızlığın yaygınlaşmasını isteyenlere dünyada ve ahirette can yakıcı bir azap vardır...” buyurarak bu hususa dikkatlerimizi çekmektedir. Bu sebepledir ki, insan onurunu ayaklar altına alan zinanın ve ona götüren yolların magazin programlarına malzeme olması asla kabul edilemez. Çok nadir görülen çirkin bir hadisenin, çarpık bir ilişkinin, bazı gündüz kuşağı programlarında, sinema ve dizilerde reyting uğruna haftalarca gündemde tutulması, toplumun dini ve ahlaki değerlerini hiçe sayan büyük bir sorumsuzluktur. Aile birliğine zarar veren zinayı işleyenlerle, bunların yaptığı kötülükleri ekranlara taşıyan ya da sosyal medyada paylaşanlar aynı günahın ortaklarıdır. Aziz Müslümanlar! Zinanın panzehri evliliktir. Meşru bir evlilik, insanın bütün kötülüklerden sığınabileceği güçlü bir siper, muhkem bir kaledir. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in ifadesiyle evlilik; gözü haramdan korur, iffeti muhafaza eder. O halde, gençlerimizi evliliğe teşvik edelim. Dinen ve hukuken evlilik çağına ulaştıklarında onların evlenmelerine yardımcı olalım. Evlilikleri zorlaştırmayalım. Aile kurumumuzu tehdit eden her türlü hayâsızlığı ve çirkinliği ortadan kaldırmak için, bireysel, toplumsal ve kurumsal sorumluluklarımızı ihmal etmeyelim. Başta medya sektörü olmak üzere her birimiz; değerlerimizi hiçe sayan programlar yerine, helal haram hassasiyeti olan, iffet ve hayâ sahibi güzel aile örneklerini daha fazla ekranlara, sosyal medyaya ve dijital mecralara taşıyalım. Sözümün sonu Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu uyarısı olsun: “...Hiçbir erkek, mahremi olmayan bir kadınla yalnız başına kalmasın; zira yanlarındaki üçüncü kişi şeytan olur...”#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
May 2, 2025 at 6:08 PM
Diyanet’in Cuma hutbesi: "Ayet-i kerime, bizleri; yalan haber ve yanıltıcı bilgilere karşı dikkatli olmaya çağırmaktadır. Doğruluğundan emin olunmayan bir bilgiyi ve haberi paylaşmak, büyük bir günah, ağır bir vebaldir.”

#Diyanet #CumaHutbesi
April 18, 2025 at 11:19 AM
Güncel News press 28 Mart 2025 Cuma Hutbesi: Ramazan'a Veda Ederken #Ramazan #CumaHutbesi #ManeviArinma #Diyanet #İbadet
28 Mart 2025 Cuma Hutbesi: Ramazan'a Veda Ederken
Diyanet İşleri Başkanlığı, 28 Mart 2025 Cuma günü camilerde okunacak hutbenin konusunu "Ramazan'a Veda Ederken" olarak belirledi. Bu anlamlı hutbe, Ramazan ayının son Cuma günü vesilesiyle, bu mübarek ayın bizlere kazandırdığı değerlerin ve öğretilerin hayatımıza nasıl yön verebileceğini ele alıyor. Hutbe, Ramazan'a veda ederken, orucun ve ibadetlerin sadece bedeni değil, manevi bir arınma süreci olduğunun altını çiziyor. İşte 28 Mart 2025 Cuma Hutbesi konusu ve tam metni… 28 MART 2025 CUMA HUTBESİ Muhterem Müslümanlar! Ömrümüzden bir Ramazan-ı şerif daha geçmek üzere. Bu akşam kılacağımız son teravih namazımız ve yarın tutacağımız son orucumuzla bu kutlu mevsimi uğurlayacağız inşallah. Cenâb-ı Hak, bizleri; Kur’an’la hayat bulan, namazla kötülüklerden korunan, oruçla takvaya eren, zekât, sadaka ve fitrelerle malını ve nefsini temizleyen bahtiyar kullarından eylesin. Aziz Müminler! Ramazan, Allah’ın razı olduğu bir hayatın nasıl olması gerektiğini öğretmek için bizleri her yıl eğitime alan bir mekteptir. Bu güzide mektepte bir ay boyunca, iyi bir insan, samimi bir Müslüman olmayı öğrenmeye çalıştık. Hayat rehberimiz Kur’an-ı Kerim’i okuduk. Onun mesajlarını anlamaya ve yaşamaya gayret ettik. Ramazan’dan sonra da her alanda Kur’an-ı Kerim ile kurduğumuz bu güçlü bağı koruyalım. Hayatımıza onun bereketini taşımaya devam edelim. Ramazan, bizleri bir ay boyunca camilerimizde ailece bir araya getirdi. Beş vakit namazımızın yanında eda ettiğimiz teravihlerde husû içinde omuz omuza Rabbimizin divanına durduk. Dualarla, salavatlarla kalplerimizi sükûnete erdirdik. Ancak kulluğumuz, sadece bir güne ya da bir aya mahsus değildir. Yüce Rabbimiz, “Ölüm sana ulaşıncaya kadar Rabbine ibadet et.”[1] buyurarak, bizleri ömür boyu kulluğa davet etmektedir. Peygamber Efendimiz (s.a.s) ise, “Allah katında amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır.”[2] buyurarak, ibadetlerimizi hayatın her anına aktarmamız gerektiğini hatırlatmaktadır. O halde, Ramazan’da kazandığımız ibadet alışkanlıklarımızı yıl boyunca da devam ettirelim. Çocuklarımıza cami adabını da öğreterek ailece camilere ve cemaatle namazlara devam edelim. Kıymetli Müslümanlar! Ramazan mektebinde, tuttuğumuz oruçlarla iradelerimizi güçlendirdik, sabırlı olmayı öğrendik. Rabbimiz, يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اسْتَع۪ينُوا بِالصَّبْرِ وَالصَّلٰوةِۜ اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الصَّابِر۪ينَ “Ey iman edenler! Sabır ve namazla Allah’tan yardım dileyin. Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir.”[3] buyurarak bizleri sabırlı olmaya, namazla ve sabırla Allah’tan yardım istemeye davet etmektedir. Öyleyse Ramazan ayında kuşandığımız sabrı; evimize, okul ve iş hayatımıza, çarşı, pazar ve trafiğe de yansıtmaya özen gösterelim. Kin ve nefretle değil, sağduyu ve aklıselimle hareket edelim. Kalp kırmayalım, gönül incitmeyelim. Değerli Müminler! İyilik ayı olan Ramazan’da, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, كُلُّ مَعْرُوفٍ صَدَقَةٌ “Her iyilik bir sadakadır.”[4] düsturuyla hareket ettik elhamdülillah. Anne babamıza, eşimize ve çocuklarımıza sevgi ve muhabbetimizi göstermek, akraba ve komşularımızın haklarını gözetmek, yetim ve öksüzlerin gönüllerine dokunmak suretiyle iyilik yolunun yolcusu olmaya çalıştık. Cenâb-ı Hakk’ın rızasını gözeterek zekât ve sadakalarımızı ihtiyaç sahipleriyle buluşturduk. Bunlarla birlikte maddi ve manevi imkânlarımızla başta siyonist işgalcilerin bombardımanlarına maruz kalan Gazzeli kardeşlerimiz olmak üzere yeryüzündeki mazlumların gönüllerinde bir umut, yüzlerinde tebessüm olmaya gayret gösterdik. Onları zalimlerin insafına terk etmeyeceğimizi bir kez daha yineledik. O halde, Ramazan ayında elde ettiğimiz bu güzel hasletleri hayatımızın her anına ve her alanına aktaralım. İyi bir insan olmaya, yeryüzünde iyiliği yaymaya, her daim zalimin karşısında, mazlumun yanında yer almaya devam edelim. İyiliğin dönüştürücü bir gücünün olduğunu, dünyanın ancak iyilerle ve iyilikle dönüşeceğini asla unutmayalım. Aziz Müslümanlar! Hutbemi bitirirken önemli bir hususu hatırlatmak istiyorum. Bugünden itibaren birçoğumuz, başta anne ve babamız, akraba ve dostlarımız olmak üzere sevdiklerimizle birlikte Ramazan Bayramı’nı idrak etmek için yola çıkacağız. Araç sürücülerini ve özellikle son yıllarda hızla artan motosiklet kullanıcısı kardeşlerimizi; sevinç günlerine hüzün gölgesi düşürmemek için trafikte sabırlı, anlayışlı ve dikkatli olmaya; birbirimizin hak ve hukukuna saygı göstermeye davet ediyorum. Bu vesileyle önümüzdeki Pazar günü idrak edeceğimiz Ramazan Bayramı’nı şimdiden tebrik ediyorum. Başta Gazze olmak üzere zalimlerin zulmü altında inleyen bütün din kardeşlerimizin özgürlüklerine kavuşmalarını Yüce Rabbimden niyaz ediyorum. [1] Hicr, 15/99. [2] Ebû Dâvûd, Tatavvu’, 27. [3] Bakara, 2/153. [4] Buhârî, Edeb, 33. İlginizi çekebilir; Arife günü 1000 İhlas okumanın fazileti ve zamanı Kadir Gecesi'nin faziletini simgeleyen Kadir Suresi'nin Türkçe ve Arapça okunuşu! Bayramda şekerleme ve tatlı alırken bu hilelere dikkat edin!#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
March 28, 2025 at 10:47 AM