#ArapBirliği
Arap Birliği, İsrail’in Somaliland bağımsızlığını tanıma planını engellemek için acil toplantı düzenliyor. Bölgesel istikrarın önemi vurgulanıyor. Tartışmalar, uluslararası hukukun çerçevesinde bölgesel dengeyi koruma hedefini taşıyor.

🚩 #Aras #Diplomasi #Somaliland #ArapBirliği
December 27, 2025 at 7:32 PM
Güncel News press Türkiye dahil 15 ülkeden ortak açıklama: İsrail'e çok sert tepki! #İsrail #BatıŞeria #Filistin #ArapBirliği #İİT
Türkiye dahil 15 ülkeden ortak açıklama: İsrail'e çok sert tepki!
Türkiye, Suudi Arabistan, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Cibuti, Umman, Gambiya, Filistin, Katar, Kuveyt, Libya, Malezya, Mısır, Nijerya, Arap Birliği ve İİT'nin yaptığı ortak yazılı açıklamada, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da ve yasa dışı sömürgeci yerleşimlerinde sözde "egemenliğini" dayattığı iki yasa tasarısını onaylaması en güçlü şekilde kınandı. Açıklamada, "İsrail Parlamentosu'nun, işgal altındaki Batı Şeria'da ve İsrail'in yasa dışı sömürgeci yerleşimlerinde sözde 'İsrail egemenliği' dayatmayı amaçlayan iki yasa tasarısını onaylamasını, uluslararası hukukun ve özellikle, 1967 yılından bu yana Doğu Kudüs dahil işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararının, ayrıca İsrail'in Filistin topraklarındaki işgalinin yasa dışılığını ve Batı Şeria'da yerleşim inşası ile ilhak tedbirlerinin geçersizliğini teyit eden Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) istişari görüşünün açık bir ihlali olarak en güçlü şekilde kınamaktadır. Taraflar, İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde hiçbir egemenliği bulunmadığını bir kez daha teyit etmektedir." ifadelerine yer verildi. UAD İSRAİL GÖRÜŞLERİNİ AÇIKLAMIŞTI Dün UAD tarafından açıklanan, "İşgal Altındaki Filistin Topraklarında ve Bununla Bağlantılı İsrail'in Yükümlülükleri'ne ilişkin İstişari Görüşü"nün memnuniyetle karşılandığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:"Divan, bu istişari görüşüyle, İsrail'in uluslararası insancıl hukuk uyarınca, Gazze dahil işgal altındaki Filistin topraklarında yaşayan halkın günlük yaşam için gerekli temel ihtiyaçlarını temin etme, ayrıca Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansının (UNRWA) başta olmak üzere Birleşmiş Milletler ve kuruluşları aracılığıyla yürütülen yardım faaliyetleri dahil her türlü imkanı seferber ederek, izin verme ve kolaylık sağlama yükümlülüğünü teyit etmiştir." Açıklamada, UAD'nin, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yardımları engellemesini dikkate alarak, "açlığı savaş yöntemi olarak kullanma yasağına uyma yükümlülüğünü" hatırlattığına işaret edilerek, Divanın, toplu biçimde zorla yer değiştirme ve sınır dışı etmenin yasaklandığını ve bunun yaşanmaz koşullar dayatılmasını da kapsadığını yeniden vurguladığına dikkat çekildi. UAD'nin "Filistin halkının kendi kaderini tayin etme ve bağımsız devlet kurma hakkını" bir kez daha teyit ettiğine, İsrail'in Doğu Kudüs üzerindeki toprak iddiasının BMGK tarafından "hükümsüz ve geçersiz" ilan edildiğini hatırlattığına değinilen açıklamada, bu çerçevede, Doğu Kudüs'ü de kapsayacak şekilde uygulanmak istenen "İsrail Devleti Topraklarında UNRWA Faaliyetlerinin Durdurulmasına İlişkin Yasa"ya da atıfta bulunulduğu kaydedildi. 15 ÜLKEDEN ÇAĞRI Açıklamada, "Taraflar, İsrail'in tek taraflı ve yasa dışı politika ve uygulamalarını sürdürmesine karşı uyarıda bulunmakta; uluslararası toplumu hukuki ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmeye, İsrail'i işgal altındaki Filistin topraklarındaki tehlikeli tırmanışı ve hukuka aykırı eylemlerini durdurmaya zorlamaya çağırmaktadır." ifadesine yer verildi. Açıklamada, Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen devletini kurma yönündeki meşru hakkının desteklenmesinin, bölgede adil ve kapsamlı bir barışın sağlanmasının ve güvenlik ile istikrarın temin edilmesinin tek yolu olduğunun altı çizildi. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
October 23, 2025 at 4:51 PM
Güncel News press Erdoğan çağrı yapmıştı! İşte İsrail'i durduracak güç #Erdoğan #İsrail #Gazze #İslamBirliği #ArapBirliği
Erdoğan çağrı yapmıştı! İşte İsrail'i durduracak güç
İsrail, Gazze’ye kara harekâtı başlattığını duyurdu. Hava ve kara saldırılarıyla binlerce masumun hayatı tehlikede. Dün ise Doha'ya yapılan saldırı sonrasında Katar'da İslam İşbirliği Örgütü Olağanüstü Zirvesi ve Arap Birliği Zirvesi bir arada yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan zirvede İslam aleminin İsrail'e karşı bir ve beraber hareket etmesini gerektiğini söyledi. Dış Politika Analisti Hamza Haşıl ise bu saldırıların sadece Gazze ile sınırlı kalmayacağını ve yayılmacı bir niyet taşıdığını vurguluyor. Haşıl ayrıca yaptığı değerlendirmelerde "Birleşmiş Milletler ve İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan gelen çağrılara rağmen somut adımların henüz atılmamış olması endişeleri artırıyor." dedi. "İSLAM DÜNYASI BİRLİK İÇİNDE OLMALI"  Dış Politika Analisti Hamza Haşıl şunları söyledi: İsrail bu yeni kara saldırıları ile ilgili olarak zaten bir kararlılık kendi içinde gösteriyordu. Çünkü açık ve net şekilde bütün insani değerleri, uluslararası hukuku hiçe sayarak, ülkelerin baskı mekanizmalarını hiçe sayarak Amerika'yı arkasında almış bir şekilde bu katliamlarını sürdüreceğini en başından beri ifade ediyordu. Ben burada başlamış olan saldırıları, yani bugün başlamış olan saldırıları biraz da İslam İşbirliği Teşkilatı'nın doğadaki bu toplantısıyla ilişkilendirmek istiyorum. Nitekim o toplantıda başta Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere bazı liderler birlik çağrısı yaptılar. Hatta Sayın Cumhurbaşkanı'nın şöyle bir ifadesi vardı: Bizim İsrail'in saldırılarını durdurabilecek aslında gücümüz var. Yeter ki biz birlik içerisinde hareket edelim ve kendimize birlikteliğimize güvenelim. İsrail bunun akabinde aslında meydan okurcasına bütün İslam İşbirliği Teşkilatı ülkelerine bu saldırıları başlatmış oldu ve bunlar takdir edersiniz ki kara saldırıları, hava saldırıları gibi sadece üst yapı yıkımına yol açmıyor. Aynı zamanda hakikaten ne varsa, ne kadar canlı varsa o bölgede tamamını yok etmeye yönelik bir katliam diyebiliriz. Dolayısıyla şu anda Gazze kenti özelinde özellikle bunlar yürütülüyor; Gazze kentinde biliyorsunuz o Gazze Şeridi'nin kuzey kısmında kalıyor ve yaklaşık bir milyon insan o bölgede yaşıyor. "İSRAİL'İN SALDIRILARI FİLİSTİN İLE SINIRLI KALMAYACAK" O insanların orada bırakın canlı ya da sağ kalabilmeyi doğrusu oradan gidebilecekleri bir vakit bile yok. Hadi gitmeye kalktılar, nereye gidecekler? Han Yunus'a mı inecekler? Refah'a mı inecekler? Oralarda bombalanıyor. Oralarda da yine aynı zulümler devam ediyor. Dolayısıyla İsrail'in şu an başlatmış olduğu kara harekâtı oradaki sivillere yönelik olduğu gibi katliamı durdurmaya namzet gerek uluslararası bağlamda işte bu ülkeler nezdinde olur; işte Sumud Filosu gibi sivil inisiyatifler olabilir. Tamamına bir aslında meydan okumadır da.  İsrail'in bu ilk hukuksuzluğu, uluslararası hukuku ilk kez ayakları altına alışı değil; kurulduğu günden beri yaptığı şeyi şu anda tekrar ediyor. Burada önemli olan İslam ülkeleri başta olmak üzere dünya kamuoyunun vicdanı olan dünya kamuoyunun burada neler yapabileceği ve artık sadece sözlerle kınamalarla değil Gazze'ye dönük, orada İsrail'in faaliyetlerini engellemeye yönelik olarak hangi somut adımları atabileceklerini bir an evvel kararlaştırıp onları pratiğe dökmeleri icap ediyor. Bu İsrail'e destek veren Amerika başta olmak üzere bazı ülkelerle olan ilişkileri askıya almak mı dersiniz? Petrol arzını azaltmak mı dersiniz? Onlarla olan ticari ilişkileri dondurmak veyahut da kısıtlamak mı dersiniz? Her ne olursa olsun ülkelerin bir araya gelerek Gazze için neler yapabileceklerini planlamaları gerekiyor. Nitekim Gazze'deki İsrail saldırıları oradaki masumlarla sınırlı kalmayacak. İSRAİL NASIL DURDURULACAK? Gördüğünüz Doha'yı da vurdular. Belki de hiç akıldan geçmeyecek yerlerden bir tanesiydi. Tamam, Hamas yıllardır orada var ama yine de işte düşünün Yemen'i sürekli vuran, Suriye'yi, Lübnan'ı sürekli vuran, hatta bunlarla yetinmeyip İran gibi ülkeyi on iki gün boyunca bombalayan İsrail kalktı bu kez Amerika'nın dünyadaki en büyük üslerinden birine ev sahipliği yapan ve tam bir Amerika korumasına sahip olan Doha'yı vurdular. Şimdi böyle bir vaziyette siz dediğim gibi buradaki Gazze'deki olayların sadece oradaki masumlarla sınırlı kalacağını düşünürseniz bu son derece romantik bir düşünce olur. Nitekim İsrail yayılmacılığı, sayın Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan'ın da dikkat çektiği üzere Gazze'yle, Filistin'le sınırlı kalacak bir şey değil. Bütün bölgeyi kasıp kavurmaya dönük bir İsrail saldırı harekâtı biz görüyoruz. Genişleyeceği kanaatindeyim. BM'den sonraki en büyük kuruluş daha doğrusu örgüt, uluslararası örgüt İslam İşbirliği Teşkilatı ve yine ondan sonra da gelecek en güçlü örgütlerden bir tanesi Arap Birliği. Dolayısıyla bu ikisini bir araya getirmek aslında bölge ülkelerini gerek etnik değerlerini gözetmeksizin gerekse de dini açıdan herhangi bir farklılık görmeksizin bir araya gelmek, bütünleşmek, bütün ülkeler olarak ortak refleks gösterme bağlamında önemli. Lakin dediğim gibi Gazze'deki saldırılar, katliamlar bugün başlayan şeyler değil. Bugünü önemli kılan tek şey kanaatimce Doğanın vurulması değil, Doha'nın vurulması; hani şok etkisi yaratması bağlamında. Dolayısıyla bu ülkeler bugüne kadar tam olarak neyi yaptılar? Hangi somut adım? Yirmi beş maddelik bildiri sizce ne kadar hayata geçecek? ARAP DEVLETLERİ TEKRARDAN DÜŞÜNMELİ  Birçok Arap ülkesi Amerika'nın kuyruğuna yapışmış, İsrail'le İbrahim Anlaşmaları'nı imzalamaya bu kadar hevesliyken ilişkileri güçlü tutmaya bu hevesliyken ben buradaki söylemlerin birçok ülkede ihlal edileceğini, bunların çok da fazla pratiğe dökülmeyeceği kanaatindeyim Yaptırım bağlamında o kadar zayıf kalıyor ki hadi bakalım siz yaptırım diyorsunuz. Körfez İşbirliği Teşkilatı yani KİK bir kere kendi içinde bazı şeylere karar vermedi. Çünkü OPEC'in en güçlü üyesi bunlar. Dünya petrol ve doğal gazının yüzde elliye yakınının arzını bunlar yapıyorlar. Ya bunlar bırakın vanayı kökten koparmayı, hafif bir kıssalar aslında bir şeyler olmaya başlayacaktır. Ve Doha vuruldu. Doha'nın vurulması Muhammed bin Selman'ın da uykularını kaçırması gerekiyor diye ben düşünüyorum. Fakat baktığınız zaman hala böyle soyut kınamaya dönük adımlara atacağız şeklinde. Neyi atıyorsun daha? Yani Filistin'de Filistinli kalmadıktan sonra mı bu adım gelecek? Veyahut da buranın dışına çıkıp hakikaten Amman'da doğrudan vurulmaya başlandığında, Riyad'da doğrudan vurulmaya başlandığında mı bunlar gelecek? Her koyun kendi bacağından asılır noktasına geliyor ülkeler. Dolayısıyla o yılan kendisine gelinceye kadar herkes kendi köşesinde durma ve kanaatkar olma durumuna geçmiş vaziyette. O yüzden dediğim gibi şu ana kadar ki yaptıkları, hani bu söylem diline ben baktığımda yapılan Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi'nin evet sembolik açıdan kesinlikle önemlidir; bölge ülkelerini bir araya getirmesi adına ama pratiğe dökülebileceğine dair veyahut da İsrail'in saldırılarını kısıtlamaya dönük hamleler olabileceğine dair ben doğrusu somut emareler göremiyorum. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
September 16, 2025 at 2:26 PM
Güncel News press İslam aleminden ortak bildiri! İsrail'e sert uyarı: İşte 25 maddelik bildirinin tamamı #İslam #İsrail #Katar #ArapBirliği #Uluslararasıİlişkiler
İslam aleminden ortak bildiri! İsrail'e sert uyarı: İşte 25 maddelik bildirinin tamamı
Katar’ın başkenti Doha'da düzenlenen İİT - Arap Birliği Olağanüstü Ortak Zirvesi'nin ardından yayımlanan bildiride, “İsrail’in Katar’ın başkenti Doha’da düzenlediği korkakça ve yasa dışı saldırıyı en şiddetli şekilde kınıyoruz. Bu saldırının tüm Arap ve İslam devletlerine yönelik bir saldırı olduğunu teyit ediyoruz.” ifadelerine yer verildi. Katar'ın, Birleşmiş Milletler (BM) Şartı uyarınca, İsrail saldırısına yanıt vermek için attığı tüm adımlarda yanında olunacağı mesajı verilen bildiride, İsrail’in Katar’ı veya herhangi bir Arap ya da İslam ülkesini tekrar hedef alabileceği yönündeki tehditleri kesin olarak reddedildi. Katar’a yönelik saldırının egemenliğe açık ihlal ve bölgesel barışa ciddi tehdit olarak görüldüğü belirtilen bildiride, Katar’ın bu saldırganlığı göğüslemesinde ortak destek mesajı paylaşıldı. Bildiride, "İsrail’in bölgede yeni bir fiili durum dayatma planlarına karşı durulması ve bunlarla mücadele edilmesi gerektiğini tekrar ediyoruz" denildi. 25 MADDELİK BİLDİRİ Doha'daki zirvenin ardından yayımlanan 25 maddelik bildiri şu şekilde: "Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı'nın tüm üye devletlerinin egemenliğine, bağımsızlığına ve güvenliğine olan sarsılmaz bağlılığımızı yeniden teyit ederek ve ortak güvenliğimizi savunmak için bu saldırıya karşılık vermek için ortak vazifemizi hatırlatarak, devletlerimizin güvenliğine yönelik her türlü tehdidi kategorik olarak reddettiğimizi teyit eder ve güvenlik ve istikrarlarını tehdit edebilecek her türlü duruma karşı mutlak ve sarsılmaz dayanışmamızı teyit ederek onları hedef alan her türlü saldırıyı şiddetle kınarız. İsrail'in saldırısının uluslararası barış ve güvenliği ihlal eden bir eylem olarak oy birliğiyle kınandığı 11 Eylül 2025 tarihindeki acil Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplantısını hatırlatarak, saldırıyı kınayan, Katar Devleti ile dayanışma ifade eden ve Mısır ve Amerika Birleşik Devletleri ile birlikte bölgedeki arabuluculuk çabalarında Katar'ın oynamaya devam ettiği hayati rolü destekleyen ve Birleşmiş Milletler Şartı ilkelerine uygun olarak Katar Devleti'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı duyulduğunu teyit eden Konsey'in basın açıklamasını memnuniyetle karşılarız. Uluslararası hesap verebilirliğin olmaması ve uluslararası toplumun İsrail'in yinelenen ihlallerine karşı sessiz kalmasının, saldırganlığı ve uluslararası hukuk ile uluslararası meşruiyeti açıkça ihlal etme konusunda İsrail'i ısrarcı olmaya teşvik ettiğini teyit ediyoruz. Bu durum, cezasızlık politikasını kalıcılaştırmakta, uluslararası adalet sistemini zayıflatmakta ve kurallara dayalı küresel düzeni tehlikeye atarak bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliğe doğrudan bir tehdit oluşturmaktadır. Kardeş Katar Devleti'ne, güvenliğine, istikrarına, egemenliğine ve vatandaşlarının güvenliğine mutlak desteğimizi teyit ederken, egemenliğine açık bir ihlal, uluslararası hukuka apaçık bir aykırılık ve bölgesel barış ve güvenliğe ciddi bir tehdit olarak gördüğümüz bu saldırganlığı göğüslemesinde Katar Devleti'ne ortak desteğimizi ifade ederiz. Zirvede aşağıdaki kararları almış bulunuyoruz: 3. Bu saldırıya karşı Katar Devleti ile mutlak dayanışma içinde olduğumuzu ve bu saldırının tüm Arap ve İslam devletlerine yönelik bir saldırı olduğunu teyit eder ve kardeş Katar Devleti'nin, Birleşmiş Milletler Şartı uyarınca, bu hain İsrail saldırısına yanıt vermek, güvenliğini, egemenliğini, istikrarını ve vatandaşları ile sakinlerinin güvenliğini korumak için attığı tüm adımlarda ve aldığı tüm önlemlerde yanında olduğumuzu ifade ederiz. 4. Ateşkesin sağlanması, Gazze'deki savaşın sona erdirilmesi ve rehineler ile tutukluların serbest bırakılması için kilit arabulucu görevi gören bir devlet olan Katar'ın topraklarına yönelik bu saldırının, tehlikeli bir tırmanma olduğunu ve barışı yeniden tesis etmeye yönelik diplomatik çabaların baltalanması anlamına geldiğini teyit ederiz. Tarafsız bir arabuluculuk mekanına yönelik bu tür bir saldırganlığın, Katar Devleti'nin egemenliğini ihlal etmekle kalmayıp, uluslararası arabuluculuk ve barış sağlama süreçlerini de baltalamakta ve İsrail bu saldırganlığın tüm sonuçlarını üstlenmektedir. 5. Katar Devleti'nin bu hain saldırıya karşı sergilediği medeni, bilge ve sorumlu tutumu, uluslararası hukuk hükümlerine olan sarsılmaz bağlılığını ve egemenliği ile güvenliğini korumak ve haklarını tüm meşru yollarla savunmak konusundaki kararlılığını takdirle karşılıyoruz. 6. Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıları durdurmak için başta Katar Devleti, Mısır Arap Cumhuriyeti ve Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere arabulucu rolü üstlenen devletlerin çabalarını destekleriz. Bu bağlamda, Katar Devleti'nin oynadığı yapıcı rolü, övgüye değer arabuluculuk çabalarını ve bunların güvenlik, istikrar ve barışın tesisine yönelik çabaları desteklemedeki olumlu etkisini vurgularız. Katar Devleti'nin bölgesel ve uluslararası düzeyde, özellikle gelişmekte olan ve yoksul ülkelerde insani yardım ve eğitim desteği alanlarında üstlendiği çeşitli girişimleri takdir eder ve böylece bölgesel ve uluslararası düzeyde barış ve kalkınma için aktif ve destekleyici bir taraf olarak konumunu güçlendirdiğini takdir ederiz. 7. Bu saldırının, herhangi bir bahaneyle meşrulaştırma girişiminin uluslararası hukuku ve Birleşmiş Milletler Şartı'nı açıkça ihlal ettiğini vurgularken, bu girişimleri kesinlikle reddettiğimizi kaydederiz. Bu saldırı, Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıyı durdurmak ve işgali sona erdiren, Filistin halkının acılarına son veren ve onların meşru ve vazgeçilmez haklarını koruyan adil ve kapsamlı bir siyasi çözüme ulaşmak için yapılan ciddi çabaları boşa çıkarmak amacıyla mevcut çabaları ve arabuluculuk girişimlerini doğrudan baltalamayı amaçlamaktadır. 8. İsrail'in Katar Devleti'ni veya herhangi bir Arap ya da İslam ülkesini tekrar hedef alabileceği yönündeki tekrarlanan tehditlerini tamamen ve kesin olarak reddederiz. Bu tehditleri, uluslararası barış ve güvenliği tehdit eden bir provokasyon ve tehlikeli bir tırmanma olarak değerlendiriyoruz. Uluslararası toplumu, bu tehditleri en güçlü şekilde kınamaya ve bunları durdurmak için caydırıcı önlemler almaya çağırıyoruz. 9. Arap Ligi Konseyi'nin Bakanlar düzeyinde "Bölgede Güvenlik ve İşbirliği için Ortak Vizyon" konulu kararını yayınlamasını memnuniyetle karşılıyor ve bu bağlamda kolektif güvenlik ve Arap ve İslam ülkelerinin ortak kaderi kavramını, uyum ve ortak zorluklar ve tehditlerle mücadele gerekliliğini ve bunun için gerekli yürütme mekanizmalarının geliştirilmeye başlanmasının önemini vurgular, gelecekteki herhangi bir bölgesel düzenleme parametresinin uluslararası hukuk ilkelerinin ve Birleşmiş Milletler Şartı'nın kutsallığı, iyi komşuluk ilişkileri, devletlerin egemenliğine saygı, bölge ülkelerinin iç işlerine karışmama, bir devletin diğerine göre kayırılmaması, hak ve yükümlülüklerin eşitliği, anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesi ve güç kullanmama, İsrail'in tüm Arap topraklarındaki işgaline son verilmesi, 4 Haziran 1967 sınırlarında bir Filistin devleti kurulması ve Orta Doğu'nun nükleer silahlar ve diğer kitle imha silahlarından arındırılması hususlarını dikkate alması gerektiğini vurgularız. 10. Bölgesel ve uluslararası istikrar ve güvenliğe doğrudan tehdit oluşturan İsrail'in bölgede yeni bir fiili durum dayatma planlarına karşı durulması ve bunlarla mücadele edilmesi gerektiğini tekrar ederiz. 11. Herhangi bir bahane veya isim altında Filistin halkını 1967'de işgal edilen topraklarından çıkarmaya yönelik İsrail'in her türlü girişimini kınadığımızı teyit eder ve bunu insanlığa karşı suç, uluslararası hukuk ve uluslararası insani hukukun açık bir ihlali ve tamamen reddedilen bir etnik temizlik politikası olarak değerlendiririz. Bu bağlamda hem siyasi hem de teknik açıdan Arap-İslam yeniden inşa planının uygulanması ve Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına mümkün olan en kısa sürede başlanması gerektiğini vurgular, uluslararası bağışçılara gerekli desteği sağlamaları çağrısında bulunur ve ateşkesin sağlanmasının hemen ardından Kahire'de düzenlenecek Gazze Yeniden İnşa Konferansı'na aktif olarak katılmalarını talep ederiz. 12. Uluslararası insani hukuk ve Cenevre Sözleşmelerini açıkça ihlal ederek, Filistin halkına karşı savaş silahı olarak abluka, açlık ve gıda ile ilaçtan mahrum bırakma gibi yöntemlerin kullanıldığı, eşi görülmemiş bir insani felakete yol açan İsrail politikalarını kınarız. Bu uygulamaların tam anlamıyla bir savaş suçu olduğunu vurgular, uluslararası toplumun bu uygulamalara son vermek ve işgal altındaki Filistin topraklarına insani yardımın acil, güvenli ve sınırsız girişini sağlamak için acil eylemde bulunması gerektiğini belirtiriz. 13. İşgalci güç olan İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarının herhangi bir bölümünü ilhak etme kararının feci sonuçlarını reddederek, bu durumun Filistin halkının tarihi ve yasal haklarına bariz bir saldırı olduğunu kaydeder, uluslararası hukuk ilkelerinin ve ilgili Birleşmiş Milletler kararları ile Birleşmiş Milletler Şartı'nın ihlali ve bölgede adil ve kapsamlı bir barışın sağlanmasına yönelik tüm çabaların geçersiz kılınması olarak gördüğümüzü belirtiriz. 14. Uluslararası toplumun, uluslararası hukuk kurallarına ve ilgili uluslararası meşruiyet kararlarına saygı çerçevesinde, bölgedeki tekrarlanan İsrail saldırılarına son vermek ve devletlerin egemenliği, güvenliği ve istikrarına yönelik devam eden ihlallerini durdurmak için acil eylemde bulunması gerektiğini vurgular ve bir yandan uluslararası toplumun en son örneği kardeş devlet Katar Devleti'ne yönelik saldırı olan İsrail saldırganlığını durdurmada devam eden yetersizliğinin ciddi sonuçlarına karşı uyarıda bulunuruz. İsrail işgal altındaki Gazze Şeridi'ne yönelik acımasız saldırganlığını, buna ek olarak, Doğu Kudüs dahil Batı Şeria'da yasadışı yerleşim faaliyetlerini ve İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik savaşı, Lübnan Cumhuriyeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti dahil bölgedeki ülkelere yönelik saldırılarını sürdürmekte ve tırmandırmakta olup bu saldırılar uluslararası hukukun açık bir ihlali ve devletlerin egemenliğinin bariz bir ihlalidir. 15. Tüm devletleri, İsrail'in cezasızlığını sona erdirme çabalarını desteklemeye, ihlallerinden ve suçlarından sorumlu tutmaya, yaptırımlar uygulamaya, çift kullanımlı ürünler dahil olmak üzere, silah, mühimmat ve askeri malzemelerin tedarikini, transferini veya geçişini askıya almayı da içerecek şekilde Filistin halkına karşı eylemlerini sürdürmesini önlemek için mümkün olan tüm yasal ve etkili önlemleri almaya çağırıyor, İsrail ile diplomatik ve ekonomik ilişkileri gözden geçirmeye ve aleyhinde yasal işlem başlatmaya davet ediyoruz. 16. İsrail tarafından üyelik koşullarının açıkça ihlal edilmesi ve BM kararlarının sürekli çiğnenmesi göz önüne alındığında, İİT üye devletlerini, İsrail'in BM üyeliğini askıya alma çabalarını koordine ederek, İsrail'in Birleşmiş Milletler'e üyeliğinin BM Şartıyla uyumlu olup olmadığını göz önünde bulundurmaya çağırıyoruz. 17. Uluslararası barış ve güvenliğin sağlanmasında temel referans olarak uluslararası meşruiyete ve ilgili Birleşmiş Milletler kararlarına bağlı kalmanın önemini vurgular, İsrail'in Batı Şeria'da soykırım ve yerleşim projelerinin sürdürülmesi dahil olmak üzere, uluslararası hukuku ihlal eden politikalarının meşrulaştırılması ve Arap ve İslam ülkelerinin imajının çarpıtılması için İslamofobiyi istismar ve teşvik eden söylemini reddederiz. 18. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun, iki devletli çözümün uygulanması ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulması konusunda "New York Deklarasyonu"nu kabul etmesini, Filistin halkının meşru haklarını, özellikle de 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir devlet kurma hakkını destekleme yönündeki uluslararası iradeyi açıkça ifade eden bir adım olarak memnuniyetle karşılar, aynı zamanda da bu bildirinin kabulüne katkıda bulunan Suudi Arabistan Krallığı ve Fransız Cumhuriyeti'nin çabalarını takdirle karşılarız. 19. Suudi Arabistan Krallığı ve Fransa Cumhuriyeti'nin eş başkanlığında 22 Eylül 2025 tarihinde New York'ta yapılacak İki Devletli Çözüm Konferansının toplanmasını memnuniyetle karşılar, Başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin Devletinin geniş çaplı tanınmasını sağlamak için, uluslararası alanda ortak çaba gösterilmesi çağrısında bulunuruz. 20. Başta Cezayir, Somali ve Pakistan olmak üzere Güvenlik Konseyi üyesi Arap ve İslam devletlerinin temsilcilerinin, başta Filistin davası olmak üzere, haklı davaları doğru savunmada, Filistin'in Birleşmiş Milletler'e tam üyelik elde etmesini sağlamada ve İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırganlığına son vermede ve ateşkese varmada oynadığı önemli rolü takdir ederiz. Ayrıca, İsrail'in Katar devletine yönelik saldırganlığına bağlamında düzenlenen Güvenlik Konseyi'nin acil oturumunun toplanması çağrısında ve toplanmasını sağlaması konusunda etkin katkılarını takdir ederiz. 21. 31 Mart 2013 tarihinde Majesteleri Kral II. Abdullah ile Filistin Devleti Cumhurbaşkanı Ekselansları Mahmud Abbas arasında imzalanan anlaşmayla teyit edildiği üzere, Majesteleri Kral II. Abdullah İbn El Hüseyin'in üstlendiği Kudüs'teki İslam ve Hristiyan kutsal mekanlarının tarihi Haşimi Koruyuculuğu konusundaki desteğimizi teyit ederiz. Ayrıca, tamamı 144.000 m2'lik alanı kaplayan Mescid-i Aksa Camiinin (Al Haram El Şerif), sadece Müslümanlar için bir ibadet yeri olduğunu ve Ürdün Vakıflar Bakanlığı'na bağlı olan Kudüs Vakfının, Al Aksa Camiini yönetme, bakımını üstlenme ve buraya girişi kontrol etme konusunda tek yetkili makam olduğunu teyit ederiz. 22. Kudüs halkının kendi ülkesinde kendi topraklarında yaşamaya kararlı şekilde devam etmesi gerektiğini vurgular ve Fas Krallığı Kralı VI. Muhammed'in başkanlık ettiği Kudüs Komitesi ile onun yürütme organı olan Beytü'l- Kuds Şerif Ajansını destekleriz. 23. Orta Doğu'da adil, kapsamlı ve kalıcı bir barışın, Filistin meselesi göz ardı edilerek, Filistin halkının hakları görmezden gelinerek veya şiddet uygulanarak ve arabulucular hedef alınarak sağlanamayacağını teyit ederiz. Aksine, bu barış, Arap Barış Girişimi ve ilgili uluslararası meşruiyet kararlarına bağlılık yoluyla sağlanmalıdır. Bu bağlamda, İsrail işgalini sona erdirmek ve bu amaçla bağlayıcı bir zaman çizelgesi oluşturmak için uluslararası topluma, özellikle Güvenlik Konseyi'ne, yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmeleri çağrısında bulunuyoruz. 24. Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü'ne taraf olan İslam İşbirliği Teşkilatı Üye Devletlerine, uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülükleri uyarınca ve geçerli olduğu durumlarda, Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından Filistin halkına karşı işlenen suçların faillerine karşı 21 Kasım 2024 tarihinde çıkarılan tutuklama emirlerinin uygulanmasını desteklemek için ulusal yasal çerçeveleri dahilinde mümkün olan tüm tedbirleri almaları talimatını veririz. Ayrıca, İslam İşbirliği Teşkilatı Üye Devletlerini, işgalci güç olarak İsrail'in, Uluslararası Adalet Divanı tarafından 26 Ocak 2024 tarihinde çıkarılan "Gazze Şeridi'nde Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılmasına Dair Sözleşme'nin Uygulanması" adlı geçici tedbirler kapsamındaki bağlayıcı yükümlülüklerine uymasını sağlamak için diplomatik, siyasi ve hukuki çaba göstermeye çağırırız. 25. Bu zirvenin toplantılarını bilgelik ve stratejik vizyonla düzenleyen ve ev sahipliği yapmaktaki yorulmak bilmez çabaları ve bu zirvenin başarısı için Katar Devleti'nce sağlanan imkanlar ve kolaylıklar için Katar Devleti'ne, Emir'ine, hükümete ve Şeyh Tamim bin Hamad El Thani önderliğindeki halkına, derin şükranlarımızı sunarız. Katar Devleti'nin üye devletler arasındaki istişareyi ve uzlaşma ruhunu teşvik etme konusundaki etkili rolüne ve dayanışma ve birlik bağlarını güçlendirmeye yönelik sürekli taahhüdünü yansıtan ortak eylem sürecini desteklemedeki somut katkılarına büyük kıymet atfediyoruz." Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
September 15, 2025 at 6:18 PM
Güncel News press Başkan Erdoğan'dan tarihi çağrı! "İsrail durmayacak" #BaşkanErdoğan #İsrail #Katar #ArapBirliği #İslamİşbirliği
Başkan Erdoğan'dan tarihi çağrı! "İsrail durmayacak"
Son dakika...Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı-Arap Ligi Olağanüstü Zirvesi'nde konuştu. Konuşmasına heyet üyelerini selamlayarak başlayan Erdoğan, zirveye ev sahipliği yapan Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed El Sani'ye teşekkürlerini iletti. "İSRAİL, HAYDUTLUĞUNU ARTIK FARKLI BİR BOYUTA TAŞIDI" "Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Ekim 2023'ten bu yana İsrail'in Gazze'de bir soykırım işlediğini vurgulayarak, bu süreçte İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi'nin olağanüstü zirveler düzenlediğini hatırlattı. Bu zirvelerde İsrail'in saldırganlığının bölge için oluşturduğu tehdidin dünyaya ilan edildiğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti; Bu zirvelerde İsrail'in artan saldırganlığının artık bölgemiz için kesin kes durdurulması gereken bir tehdit oluşturduğunu dünyaya ilan ettik. Terörden beslenen bu çarpık zihniyetin uluslararası istikrar ve güvenlik için risk teşkil ettiğini defalarca ortaya koyduk. İsrail, Filistin'den sonra Lübnan'a, Yemen'e, İran'a ve Suriye'ye saldırdı. Tunus açıklarındaki sivil gemileri hedef aldı. Seçilmiş siyasetçilere ve devlet adamlarına suikastler düzenledi. Şimdi de arabulucu Katar'a saldırdı. Son saldırı, İsrail'in haydutluğunu artık farklı bir boyuta taşımıştır." "MÜTTEFİK ÜLKEMİZ KATAR'IN HER DAİM YANINDAYIZ" "Bugünkü zirvemizi Doha'da gerçekleştirmemizi bu bakımdan çok önemli ve anlamlı buluyorum. Dünya kamuoyunun, bu toplantımızı İslam aleminin Katar'a koşulsuz desteğinin bir tezahürü olarak görmesi gerektiğinin altını çiziyorum. Bugün alacağımız kararların, işte bu kalbi hissiyatımızı dünya kamuoyuna bir kez de yazılı olarak ilan etmesini temenni ediyorum. Katar'ın bu krizi, değerli kardeşim Emir Şeyh Temim'in dirayetli ve bilge liderliğinde vakurla yönettiğini memnuniyetle müşahede ediyorum. Türkiye olarak dost ve kardeş, müttefik ülkemiz Katar'ın her daim yanında olduğumuzu tekraren vurguluyorum." "KARŞIMIZDA KANDAN BESLENEN BİR TERÖR ZİHNİYETİ VAR" "Netanyahu hükümetinin esas amacının bir yandan Filistin'deki katliam ve soykırımı sürdürürken, diğer yandan hiçbir ayrım yapmadan tüm bölgeyi istikrarsızlığa sürüklemek olduğu artık şüphe götürmez bir gerçektir. Karşımızda kaostan ve kandan beslenen bir terör zihniyeti ve onun vücut bulduğu bir devlet var. Birleşmiş Milletler şartını açıkça ihlal eden, uluslararası hukuka ve kural temelli uluslararası sisteme meydan okuyan bu zihniyet, işlediği suçların cezasız kalmasıyla halen ayakta kalabilmektedir. Son dönemde haddini bilmez bazı İsrailli siyasetçi müsveddelerinin "Büyük İsrail" hezeyanını sık sık tekrarladığını görüyoruz. İsrail'in komşu ülkelerdeki işgallerini genişletme çabaları bu hedefin somut birer tezahürüdür. İslam alemi, İsrail'in bu yayılmacı emellerini boşa çıkaracak dirayete ve imkana Allah'ın izniyle sahiptir." "Netanyahu katliam şebekesinin muvazeneyi kaybetmesi, artık destekçileri için de maliyet oluşturmaya başladı. Katar'a yönelik pervasız saldırılar karşısında İsrail'e kayıtsız şartsız destek verenler de tepki göstermek mecburiyetinde kaldı. Bazı ülkelerin Filistin devletini tanıma niyetlerini açıklamaları da elbette olumlu bir adımdır. Gönül isterdi ki bu daha erken bir aşamada yapılsın. Ancak bu adımlar, İsrail'e yönelik somut ve güçlü yaptırımlarla desteklenmediği takdirde netice vermekte zorlanacaktır. Diplomatik gayretlerimizi İsrail'e yaptırım uygulamalarının artması için yoğunlaştırmalı, İsrailli yetkililerin adalet önünde hesap vermeleri için uluslararası hukuk mekanizmaları kullanılmalıdır." "İsrail'in güçlü bir tepki ve yaptırımla muhatap olmadan kısa vadede durmayacağını, işgal ve istikrarsızlık politikalarına hız vereceğini biliyoruz. Bunu engelleyecek imkanlarımızın olduğunun farkındayız. Artık bazı alanlarda kendi kendine yeter seviyeye ulaşmamız şarttır. Bunların başında caydırıcı bir savunma sanayi ve kalkınma geliyor. Yeteneklerimizi ve tecrübelerimizi siz kardeşlerimizle paylaşmaya hazır olduğumuzu bilmenizi isterim. Gelecek 10 yılları kazanmak için şimdiden bu alanlarda işbirliğimizi yoğunlaştırmamız gerektiğini düşünüyorum. " "SOMUT ADIMLARI VE MEKANİZMALARI HAYATA GEÇİREBİLMELİYİZ" İsrail'in ekonomik olarak da sıkıştırılması gerektiğine inanıyorum. Daha önceki tecrübeler bu tür adımların netice verdiğini gösteriyor. Biz Türkiye olarak 1,5 senedir İsrail'le tüm ticari işlemleri durdurduk. Böylece yıllık olarak 9,5 milyar dolarlık bir rakamdan sarfı nazar ettik. Uluslararası Adalet Divanı'nda açılan soykırım davasına desteğin de çok önemli olduğu kanaatindeyim. Keza bölgenin güvenliğini el birliğiyle kendimizin sağlayacağı somut adımları ve mekanizmaları hayata geçirebilmeliyiz. Bu noktada İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde yapılabilecekler olduğuna inanıyorum. Bizler 1967 sınırları temelinde coğrafi bütünlüğü haiz, başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devleti vücut bulana kadar mücadeleye azimle devam edeceğiz. Bu kutlu davada ne tehciri, ne soykırımı, ne de bölünmüşlüğü kabul edebiliriz. Zirvenin ve alacağımız kararların İsrail tehdidini durdurmak için ilave adımlar atılmasına vesile olmasını ve toplantımızın sonuçlarının harfiyen takip edilmesini temenni ediyorum. Toplantının düzenlenmesine katkıda bulunan herkese teşekkür ediyorum. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
September 15, 2025 at 2:55 PM
Güncel News press Son dakika... İİT ve Arap Birliği Ortak Olağanüstü Zirvesi Katar'da başladı #KatarZirvesi #İİT #ArapBirliği #İsrailSaldırısı #Gazze
Son dakika... İİT ve Arap Birliği Ortak Olağanüstü Zirvesi Katar'da başladı
Son dakika...İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Birliği Ortak Olağanüstü Zirvesi Katar'da başladı. KATAR SALDIRISI VE GAZZE GÜNDEMDE! Zirveye, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra İİT ile Arap Birliği üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanları katıldı. Katılımcı devlet ve hükümet başkanları çekilen aile fotoğrafının ardından, zirvenin yapılacağı salona geçti. İsrail'in 9 Eylül'de Katar'daki Hamas müzakere heyetini hedef alan saldırısının ele alınacağı zirvede, İsrail'in Gazze ve Batı Şeria'da devam eden soykırım faaliyetleri, işgal ve ilhak operasyonları ele alınacak.  OLAĞANÜSTÜ ORTAK ZİRVE'NİN ÜÇÜNCÜSÜ OLACAK Devlet Başkanları seviyesinde yapılacak zirve, İsrail'in 9 Eylül'de Doha'ya gerçekleştirdiği saldırının ardından Katar'ın çağrısı ve İİT Dışişleri Bakanları Konseyi Dönem Başkanı Türkiye'nin desteğiyle düzenleniyor. Zirve, İsrail'in 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de yürüttüğü ve Lübnan, Suriye, Yemen ve İran gibi bölge ülkelerine genişlettiği saldırılar sonrasında düzenlenmeye başlanan İİT-Arap Birliği Olağanüstü Ortak Zirvelerinin üçüncüsü olacak. Dün yapılan Arap ve İslam ülkelerinin Dışişleri Bakanları hazırlık toplantısında, İİT-Arap Birliği Olağanüstü Zirvesi'nin gündemi belirlenmişti. SALDIRIDA 6 KİŞİ YAŞAMINI YİTİRMİŞTİ İsrail ordusu, 9 Eylül'de Doha'da Hamas müzakere heyetinin bulunduğu binaya savaş uçaklarıyla saldırı düzenlemişti. Hamas'ın lider kadrosunun kurtulduğu saldırıda, Hamas Siyasi Büro üyesi Halil el-Hayye'nin oğlu ile 4 Hamas mensubu ve bir Katar polisi olmak üzere 6 kişi yaşamını yitirmişti. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise 10 Eylül'de yaptığı açıklamada, Katar'a, "Ya onları sınır dışı edersiniz ya da adalete teslim edersiniz. Bunu yapmazsanız, biz yapacağız." ifadeleriyle yeni saldırı tehdidinde bulunmuştu. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
September 15, 2025 at 1:29 PM
Dışişleri Bakanı Fidan, Katar ve Ürdün mevkidaşlarıyla bir araya gelerek Gazze’deki son gelişmeleri ve 15 Eylül’de Doha’da düzenlenecek İİT-Arap Birliği Olağanüstü Zirvesi hazırlıklarını ele aldı. Bölgesel iş birliği ve barış adımları masada.

🚩 #Diplomasi #Gazze #İİT #ArapBirliği #Doha
September 13, 2025 at 2:02 PM
Güncel News press Mısır'dan son dakika İsrail açıklaması: Hedefte sadece Katar yok! #Mısır #İsrail #Katar #ArapBirliği #Dışİlişkiler
Mısır'dan son dakika İsrail açıklaması: Hedefte sadece Katar yok!
Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, İsrail'in 9 Eylül'de Doha'da gerçekleştirdiği saldırı sonrası Arap ülkelerinden destek mesajlarını iletmek için ülkeye gelen üst düzey yetkilileri kabul etmeyi sürdürüyor. KATAR EMİRİ İLE GÖRÜŞTÜ Mısır Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'nin dayanışma mesajını iletmek için Doha'ya gelen Abdulati, Katar Emiri Şeyh Temim ile görüştü. Görüşmede Abdulati, İsrail'in Katar'ın egemenliğini, uluslararası hukuku ve Birleşmiş Milletler Antlaşması'nı açıkça ihlal eden saldırısını kınadıklarını ifade etti. "SADECE KATAR DEĞİL TÜM ARAP ULUSAL GÜVENLİĞİNİ TEHLİKEDE" Abdulati, İsrail'in saldırısının sadece Katar'ı değil tüm Arap ulusal güvenliğini doğrudan tehlikeye atan tehlikeli bir emsal teşkil ettiğini dile getirdi. Katar Emiri Şeyh Temim, dün de Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan, Kuveyt Veliaht Prensi Sabah Halid el-Hamed es-Sabah ve Ürdün Veliaht Prensi Hüseyin bin Abdullah'ı kabul etmişti. İSRAİL KATAR'A SALDIRI DÜZENLEMİŞTİ! İsrail ordusu 9 Eylül'de Katar'ın başkenti Doha'da Hamas müzakere heyetinin bulunduğu binaya savaş uçaklarıyla saldırı düzenlemişti. Hamas, lider kadronun İsrail suikastından sağ kurtulduğunu, saldırıda Hamas Siyasi Büro Üyesi Halil Hayye'nin oğlu ve 4 Hamas üyesinin yaşamını yitirdiğini duyurmuş, Katar da bir polis memurunun hayatını kaybettiğini açıklamıştı. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
September 11, 2025 at 4:19 PM
Güncel News press Arap Birliği'nden son dakika İsrail açıklaması! 'Büyük İsrail Projesi' devrede #ArapBirliği #İsrail #Mısır #Güvenlik #Ortadoğu
Arap Birliği'nden son dakika İsrail açıklaması! 'Büyük İsrail Projesi' devrede
SON DAKİKA HABERİ: Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) başkanlığında dün Mısır'ın başkenti Kahire'deki Arap Birliği Genel Sekreterliğinde düzenlenen Arap Birliği 164. Olağan Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısında alınan "Bölgede Güvenlik ve İş Birliği için Ortak Vizyon" başlıklı karar Mısır resmi ajansı MENA'da yayımlandı. TÜM DÜNYAYA İSRAİL'E 'BASKI YAPMA' ÇAĞRISI Karar metninde, "İsrail bazı Arap topraklarını işgal etmeye ya da başka Arap topraklarını işgal ya da ilhak tehditlerinde bulunmaya devam ederken bölge ülkeleriyle herhangi bir iş birliği, entegrasyon ve bir arada yaşamaya dönük herhangi bir düzenlemenin (Gazze'de ateşkes ile Abraham Anlaşmaları) sürdürülemeyeceği" ifade edildi. Bu bağlamda, "İsrail'in Arap topraklarını işgaline, yerleşim birimlerinin genişletilmesi ve zorla göç ettirme projeleri, demografik dönüşüm, Arap kimliğini ortadan kaldırma, kutsal mekanların Yahudileştirilmesi girişimlerine son verilmesi, mültecilerin haklarının garanti altına alınması ve uluslararası topluma kararlı bir duruş sergilemesi için baskı yapılması" gerektiği kaydedildi. MISIR: DAYATMALARA İZİN VERİLMEYECEK Mısır Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada ise hiçbir tarafın bölgeye egemen olmasına veya bölgenin güvenliği ve istikrarını baltalayacak tek taraflı güvenlik düzenlemeleri dayatmasına izin verilemeyeceği belirtildi. Bölgesel güvenliğin ancak "devletlerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı, içişlerine müdahale etmeme ve uluslararası meşruiyet sınırları dışında askeri güç kullanımından sakınma" ilkelerine bağlı kalınarak sağlanabileceği vurgulandı. İsrail'in ihlallerini durduracak kararlı tavırlar alınması için baskı yapmaya devam edilmesi gerektiğine vurgu yapılan açıklamada, çözüm yollarının tükenmesinin, bölgenin istikrarsızlaşması, hem bölge hem de dünyada şiddet, nefret ve aşırılığın yayılmasında temel etken olduğuna dikkat çekildi. İsrail uzun yıllardır, Filistin, Suriye ve Lübnan topraklarında işgali sürdürüyor ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin kurulmasına karşı çıkıyor. ÜRDÜN: NETANYAHU'NUN İFADELERİ KABUL EDİLEMEZ Ürdün Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Filistinlilerin Gazze'den göç ederek Mısır'a gitmesi hakkındaki açıklamalarına tepki gösterdi. Açıklamada, "İsrail hükümetindeki aşırı sağcı siyasetçilerin Filistinlilerin zorla yerlerinden edilmesine ilişkin açıklamalarını en sert şekilde kınıyoruz. Son olarak Netanyahu’nun, Filistinlilerin Gazze’den Refah Sınır Kapısı yoluyla tehciri yönündeki ifadeleri kabul edilemez." ifadeleri kullanıldı. Netanyahu'nun ifadelerine cevap verilen açıklamada, Filistin halkının kendi topraklarında kalma ve 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız devletini kurma hakkına yönelik "açıkça bir saldırı" yapıldığı vurguladı. İsrail'in "abluka ve aç bırakmayı" Filistinlileri zorla göçe zorlamak için sistematik bir araç olarak kullandığının altı çizilen açıklamada, yapılanların uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler kararlarının açık ihlali anlamını taşıdığı kaydedildi. Açıklamada, "Filistinlilerin zorla yerlerinden edilmesi bir savaş suçudur ve Amman bu planlara karşı tüm imkanlarını kullanarak mücadele edecektir." ifadeleri kullanılırken, Mısır'ın Filistinlilerin tehciri hakkındaki tutumunu desteklediği vurgulandı. 'BÜYÜK İSRAİL' PROJESİ DEVREYE ALINDI İsrail kabinesinin aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, 13 Ağustos'ta "Filistin devleti fikrini ortadan kaldırmak" için işgal altındaki Doğu Kudüs'te Filistinlilerden gasbedilen yerleşimleri genişletecek "E1" projesini onaylamayı planladığını duyurmuştu. Netanyahu ise kendisinin tarihi ve manevi bir misyon üstlenmiş olduğunu hissettiğini iddia ederek, işgal altındaki Filistin topraklarını da içeren "Büyük İsrail" vizyonuna bağlı olduğunu söylemişti. "Büyük İsrail" ifadesi, Siyonist Revizyonist hareketin kurucusu ve iktidardaki Likud partisinin fikir babası sayılan Zeev Jabotinsky de dahil olmak üzere bazı Siyonistler tarafından, bugünün İsrail'inin yanı sıra işgal altında tuttukları Gazze Şeridi ve Batı Şeria ile Ürdün topraklarını ifade etmek üzere kullanılıyor. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
September 5, 2025 at 6:27 PM
Güncel News press Son dakika...31 İslam ülkesinin dışişleri ile İİT ve KİK'ten İsrail'e karşı ortak mesaj! #Filistin #İsrail #DoğuKudüs #ArapBirliği #İslamİşbirliği
Son dakika...31 İslam ülkesinin dışişleri ile İİT ve KİK'ten İsrail'e karşı ortak mesaj!
 31 Arap ve İslam ülkesinin dışişleri bakanları ile Arap Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) genel sekreterleri, İsrail'in işgali altındaki Doğu Kudüs'te Filistinlilerden gasbedilen yerleşimleri genişletecek ve Batı Şeria'nın kuzeyini güneyinden ayıracak "E1" Projesi'ni onaylamasını ve Filistin Devletinin kurulmasını reddeden radikal ırkçı açıklamalarını şiddetle kınadı. 31 Arap ve İslam ülkesinin dışişleri bakanları ile Arap Birliği, İİT ve KİK genel sekreterleri, konuya ilişkin ortak yazılı açıklama yaptı. "Türkiye, Bahreyn, Bangladeş, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Cibuti, Çad, Endonezya, Fas, Filistin, Gambiya, Irak, Katar, Komorlar Birliği, Kuveyt, Libya, Lübnan, Maldivler, Mısır, Moritanya, Nijerya, Pakistan, Senegal, Sierra Leone, Somali, Sudan, Suudi Arabistan, Suriye, Umman, Ürdün, Yemen dışişleri bakanları ile Arap Birliği Genel Sekreteri, İİT Genel Sekreteri ve KİK Genel Sekreteri, İsrail (işgalci güç) Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun sözde 'Büyük İsrail' ile ilgili İsrail medyasında verilen açıklamalarını en güçlü şekilde kınarlar." ifadesine yer verilen açıklamada şu değerlendirmelerde bulunuldu: "Bu açıklamalar, uluslararası hukuk kurallarının ve istikrarlı uluslararası ilişkilerin temellerinin ciddi şekilde hiçe sayıldığını, açık ve tehlikeli bir şekilde ihlal edildiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca, Arap ulusal güvenliğine, devletlerin egemenliğine, bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliğe doğrudan bir tehdit oluşturmaktadır." "İSRAİLLİ AŞIRICI BAKAN BEZALEL SMOTRİCH'İN RADİKAL IRKÇI AÇIKLAMALARINI DA ŞİDDETLE KINARLAR" Açıklamada, devletlerin, uluslararası meşruiyet ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'na, özellikle de güç kullanımını veya güç kullanma tehdidini yasaklayan 2. maddenin 4. fıkrasına saygı duyduğunun yeniden teyit edildiği, hakimiyet kurma yanılsamaları ve güç kullanarak iktidar dayatmalarından uzak, tüm devletlerin ve halkların güvenlik, istikrar ve kalkınma hedeflerine ulaşmalarına hizmet edecek şekilde barışı koruyacak tüm politika ve önlemleri benimseyeceklerinin altı çizildi. "İsrailli aşırıcı Bakan Bezalel Smotrich'in 'E1' bölgesindeki yerleşim planını onaylamasını ve Filistin Devletinin kurulmasını reddeden radikal ırkçı açıklamalarını da şiddetle kınarlar." ifadesinin kullanıldığı açıklamada, bunun uluslararası hukukun açık ihlali ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti işgal altındaki Kudüs olan, bağımsız ve egemen devlet kurmaya yönelik devredilemez hakkına yapılmış açık saldırı olarak değerlendirildiği, İsrail'in işgali altındaki Filistin toprakları üzerinde egemenliğinin bulunmadığı vurgulandı. Açıklamada, bu yerleşim planının, uluslararası hukuku ve başta Filistin Devletinin başkenti Doğu Kudüs dahil, 1967'den bu yana işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve yasal statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail yerleşim faaliyetlerini kınayan 2334 sayılı Karar başta olmak üzere BM Güvenlik Konseyi kararlarını açıkça ihlal eden tüm yasa dışı İsrail tedbirlerinin kesin şekilde reddedilerek kınandığı bildirildi. Açıklamada, İsrail'in Filistin topraklarını işgalinin yasa dışı olduğu ve derhal sona erdirilmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve yol açtığı zararların tazmin edilmesi gerektiğini vurgulayan Uluslararası Adalet Divanı istişari görüşünün bir kez daha teyit edildiği yinelenerek, şunlar ifade edildi: "İsrail'in Filistin topraklarını ilhak etmeyi amaçlayan niyet ve politikalarının yol açtığı ciddi tehlikelere ve aşırıcı İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria'da sürdürdüğü yayılmacı yerleşim politikasının, başta Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif olmak üzere İslam ve Hristiyan kutsal mekanlarını hedef alan girişimler, yerleşimci terörizmi, Filistin şehirleri, kasabaları ve mülteci kamplarına yönelik günlük saldırılar, Filistin mülteci kamplarının sistematik tahrip edilmesi ve Filistinli sivillerin evlerinden uzaklaştırılması olmak üzere beraberinde getirdiği tehlikelere karşı uyarıda bulunurlar. Bu eylemler, şiddet ve çatışma döngülerini doğrudan körüklemekte, bölgede adil ve kapsamlı bir barışın sağlanması ihtimalini zayıflatmaktadır. Ayrıca, kontrol edilmesi veya öngörülmesi zor şekilde çatışmayı körükleme riski taşıyan ve böylece hem bölgesel hem de uluslararası güvenlik ve istikrarı tehdit eden ideolojik ve ırkçı yanılsamalara bel bağlanmaması gerektiği konusunda uyarırlar." İsrail'in saldırı, soykırım ve etnik temizlik suçlarının reddedilip kınandığı yinelenen açıklamada, Gazze'de ateşkesin gerekli olduğu, İsrail'in soykırım silahı olarak uyguladığı sistematik açlık politikasını sona erdirmek için koşulsuz şekilde insani yardım erişiminin sağlanmasının gerektiği teyit edildi. "DIŞİŞLERİ BAKANLARI, FİLİSTİNLİLERİN YERİNDEN EDİLMESİNİ KESİN ŞEKİLDE REDDEDER" Açıklamada, İsrail'in Gazze'ye yönelik ölümcül ablukasının derhal kaldırılması, İsrail'in Gazze ile sınır geçişlerini açması ve "işgalci güç olarak" sağlık ve yardım sistemlerinin çöküşü de dahil Gazze'de işlediği suçların sonuçlarından tamamen sorumlu tutulması gerektiği vurgulanarak, "Dışişleri bakanları, ayrıca Filistin halkının herhangi bir şekilde ve herhangi bir gerekçeyle yerinden edilmesini kesin bir şekilde reddettiklerini yineler ve Gazze Şeridi'nin erken toparlanma çabaları ve yeniden inşası için Arap-İslam Planı'nın uygulanmasına elverişli koşulların oluşturulmasına zemin hazırlamak üzere uluslararası topluma saldırganlığını sona erdirmesi ve Gazze Şeridi'nden tamamen çekilmesi için İsrail'e baskı uygulaması çağrısında bulunur." ifadeleri kullanıldı. 31 İslam ülkesi dışişleri bakanlarının Gazze Şeridi'nin işgal altındaki Filistin topraklarının ayrılmaz parçası olduğunu yeniden teyit ettiği vurgulanan açıklamada, şunlar bildirildi: "Arap desteği ve uluslararası destekle ve Filistin halkının tek meşru temsilcisi Filistin Kurtuluş Örgütünün siyasi programı çerçevesinde tek bir yönetim otoritesi, tek bir hukuk sistemi ve tek meşru silah altında, Filistin Devletinin, Doğu Kudüs de dahil Batı Şeria'da olduğu gibi Gazze Şeridi'nde de yönetim sorumluluklarını üstlenmesine olan ihtiyacı vurgularlar. Bu bağlamda uluslararası toplumu, özellikle Güvenlik Konseyinin daimi üyelerini, bilhassa ABD'yi, yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmeye ve İsrail'i, Gazze Şeridi'ne yönelik devam eden saldırılarını ve işgal altındaki Batı Şeria'da tehlikeli bir şekilde tırmandırdığı şiddet eylemlerini durdurmaya, yetkilileri tarafından yapılan yanıltıcı ve kışkırtıcı açıklamaları sonlandırmaya ve Filistin halkına uluslararası koruma sağlamaya zorlamak için acil önlemler almaya çağırırlar. Ayrıca, Filistin halkının, başta ulusal topraklarında bağımsız ve egemen bir devlet kurma hakları olmak üzere meşru haklarını elde etmelerine olanak sağlanmasını ve Filistin halkına karşı işlenen suç ve ihlallerin sorumlularının hesap vermelerini talep ederler." Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
August 16, 2025 at 1:22 PM
Güncel News press Netanyahu'nun 'Büyük İsrail' hezeyanı! Arap Birliği'nden sert çıkış #Netanyahu #Büyükİsrail #ArapBirliği #İsrail #ArapUlusalGüvenliği
Netanyahu'nun 'Büyük İsrail' hezeyanı! Arap Birliği'nden sert çıkış
Arap Birliğinden yapılan yazılı açıklamada, Netanyahu'nun kendisinin tarihi ve manevi bir misyon üstlenmiş olduğunu hissettiğini iddia ederek "büyük İsrail vizyonuna" bağlı olduğunu dillendirmesine tepki gösterildi. Açıklamada, "İşgal devleti İsrail'in Başbakanı Neyanyahu'dan 'Büyük İsrail' adının verildiği oluşumun ön hazırlığı olarak Arap ülkeleri topraklarının bir kısmını işgal etmeye dair gelen açıklamaları şiddetle kınıyoruz. Bu açıklamalar, Arap ülkelerinin egemenliğine tehdit olduğu gibi bölgenin güven ve istikrarını da baltalama anlamına geliyor." ifadeleri yer aldı. Netanyahu'nun sarf ettiği sözlerin Arap ulusal güvenliği için ciddi bir tehdit olmanın yanı sıra uluslararası hukuk ve uluslararası meşruiyete karşı bir meydan okuma anlamı taşıdığı vurgulanan açıklamada, bahsi geçen sözlerin ayrıca İsrail'in kabul edilemez yayılmacı ve saldırgan niyetlerini yansıttığı kaydedildi. İsrail Başbakanı Netanyahu'dan gelen açıklamaların bölgesel istikrarı sarstığına dikkat çekilen açıklamada, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) başta olmak üzere uluslararası toplumun sorumluluklarını yerine getirerek bu radikal söylemlere karşı tüm gücüyle karşı çıkması çağrısının yer aldı. NETANYAHU "TARİHİ VE MANEVİ BİR MİSYON ÜSTLENDİĞİNİ" iddia etmişti İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, kendisinin tarihi ve manevi bir misyon üstlenmiş olduğunu hissettiğini iddia ederek işgal altındaki Filistin topraklarını da içeren "Büyük İsrail vizyonuna" bağlı olduğunu söylemişti. İ24 News muhabirinin kendisine sorduğu "Büyük İsrail vizyonuna" karşı bir bağ hissedip hissetmediği sorusuna Netanyahu, "Çok" yanıtını vermişti. İsrailli aşırı sağcı milletvekili Şaron Gal, kısa bir süre önce Netanyahu'ya "Büyük İsrail"i simgeleyen bir muska hediye etmişti. "Büyük İsrail” ifadesi, Siyonist Revizyonist hareketin kurucusu ve iktidardaki Likud partisinin fikir babası sayılan Zeev Jabotinsky de dahil olmak üzere bazı Siyonistler tarafından, günümüz İsraillinin yanı sıra işgal altında tuttukları Gazze Şeridi ve Batı Şeria ile Ürdün topraklarını ifade etmek üzere kullanıldı. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
August 13, 2025 at 5:46 PM
Güncel News press 22 ülkeden son dakika Gazze kararı! İsrail'e karşı düğmeye basıldı! Acil kodlu duyuru #Gazze #İsrail #Filistin #ArapBirliği #KrizToplantısı
22 ülkeden son dakika Gazze kararı! İsrail'e karşı düğmeye basıldı! Acil kodlu duyuru
SON DAKİKA HABERİ: Filistin'in Arap Birliği delegesi Muhanned el-Akluk, yaptığı basın açıklamasında, Birliğin "Filistin yönetiminin talebiyle ve üye devletlerin desteğiyle" yarın acil toplantı düzenleneceği bildirdi. ARAP BİRLİĞİ GAZZE İÇİN ACİL TOPLANIYOR Toplantıda, "İsrail'in Gazze'yi işgal etme, kontrol altına alma kararı ve Filistin halkının Gazze'nin içerisinde veya dışarısına zorla yerinden edilmesine karşı eylem mekanizmalarının görüşüleceğini" aktardı. Akluk, toplantıda İsrail'in Gazze'deki soykırım suçlarının ve katliamlarının yanı sıra aç bırakarak insani felaketi derinleştirmesinin de ele alınacağını ifade etti. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, kısa bir süre önce Mısır ziyareti kapsamında Arap Ligi Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt ile görüşmüştü. Bakan Fidan, Arap Ligi Genel Sekreteri Ebu Gayt ile görüştü İSRAİL'İN, GAZZE'YE SALDIRILARI İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde 19 Ocak'ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 18 Mart sabahı şiddetli saldırılarına yeniden başladı. İsrail'in Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda en az 61 bin 369 Filistinli hayatını kaybetti, 152 bin 850 kişi de yaralandı. İsrail'in ateşkesi bozduğu 18 Mart'tan itibaren Gazze'ye düzenlediği saldırılarında ise 9 bin 862 kişi yaşamını yitirdi, 40 bin 809 kişi yaralandı. İsrail Güvenlik Kabinesi, 7 Ağustos'ta Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yer alan Gazze kentinin işgal edilmesine yönelik planı onaylamıştı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, kabine toplantısı öncesi Fox News'e verdiği röportajda, "Gazze'nin tamamını kontrol altına almayı hedeflediklerini" söylemişti. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
August 9, 2025 at 6:12 PM
Güncel News press Ebu Ubeyde İslam alemi ve Arap ülkelerine ateş püskürdü: Hasmımızsınız #EbuUbeyde #Gazze #Filistin #İslamDünyası #ArapBirliği
Ebu Ubeyde İslam alemi ve Arap ülkelerine ateş püskürdü: Hasmımızsınız
İsrail'in, Gazze Şeridi'ne yönelik yıllardır süren şiddetli saldırıları devam ederken aylar sonra ilk kez kamera karşısına geçen Hamas'ın silahlı kanadı Kassam Tugayları Sözcüsü Ebu Ubeyde, İslam alemi ve Arap ülkelerine tepki gösterdi. 'SESSİZLİĞİNİZ İLE ALLAH KATINDA HASIMLARIMIZSINIZ' Filistin halkının yaşadığı insani krize dikkat çeken Ubeyde, "Büyük bir ulus, Gazze'deki aç insanlara yiyecek ve ilaç getiremez mi?" diye sorarak İslam ve Arap dünyasını eleştirdi. Ubeyde, "Sessizliğinizle bizim Allah katındaki hasımlarımızsınız" ifadelerini kullandı. 'ÜMMETİN YÖNETİMLERİ SADECE İZLİYOR, BU MASUMLARIN KANI SESSİZ KALANLARIN BOYNUNA YÜKLENECEK' Ebu Ubeyde İslam ve Arap dünyasının liderlerine yönelik sert tepki gösterdi. Kassam Sözcüsü, "Kudüs’ün bekçileri on binlerce canla bedel öderken, ümmetin yönetimleri sadece izliyor. Bu masumların kanı, sessiz kalanların boynuna yüklenecek." dedi. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
July 19, 2025 at 4:15 PM
Güncel News press Araplardan Batı Şeria'yı ilhak çağrılarına tepki #Filistin #BatıŞeria #İsrail #ArapBirliği #UluslararasıHukuk
Araplardan Batı Şeria'yı ilhak çağrılarına tepki
Filistin Devlet Başkanlığı Sözcüsü Nebil Ebu Rudeyne, söz konusu çağrıları reddetti ve bunların, "bölgeyi bir volkanın eşiğinde tutacağı" uyarısında bulundu. Bu açıklamaların uluslararası kararlar ve uluslararası hukukla çeliştiğini kaydeden Ebu Rudeyne, bu çağrının İsrail'in, Filistin davasını tasfiye etmeyi amaçlayan planları uygulamaya dönük ısrarlı girişimlerinden biri olduğunu dile getirdi. ABD'den son dakika Gazze açıklaması! Skandal Batı Şeria hamlesi! Desteğini ilan etti Suudi Arabistan Suudi Arabistan da İsrailli Adalet Bakanı Yariv Levin'in açıklamalarını kınadığını belirterek, bunun uluslararası kararların açık ihlali olduğunu vurguladı. Açıklamada, Filistin topraklarında yerleşim yerlerini genişletmeye yönelik her türlü girişimin reddedildiği yinelenirken, İsrail'in uluslararası kararlara uymaya zorlanması gerektiğine işaret edildi. Katar Katar ise İsrailli bakanın "ilhak yönündeki" açıklamalarını kınayarak, bunun İsrail'in yerleşimci, sömürgeci ve ırkçı politikalarının bir uzantısı ve uluslararası hukukun açık bir ihlali" olduğu kaydedildi. Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail'in, Kudüs'ü Yahudileştirme planları dahil olmak üzere bölge güvenliğini tehdit eden tehlikeli politikalarına karşı koymak için uluslararası toplumun dayanışmasına acil ihtiyaç olduğu vurgulandı. Kuveyt Kuveyt de İsrail'deki otoritenin bir grup temsilcisinin, işgalin Batı Şeria'daki toprakları kapsayacak şekilde genişletilmesi çağrılarını şiddetle kınadı. Dışişleri Bakanlığının açıklamasında, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), uluslararası barış ve güvenliği sağlama ve uluslararası kararları savunma rolünü üstlenmeye çağrıldı. Mısır Mısır Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail yetkililerinin ve son olarak İsrail Adalet Bakanı'nın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakı çağrısında bulunan açıklamalarının kınandığı belirtildi. Uluslararası hukuku ihlal eden ve Filistin topraklarının yasa dışı işgalini daha da derinleştirmeyi amaçlayan bu açıklamaların kesin olarak reddedildiği açıklamada, İsrail'in Batı Şeria'daki ihlalleri, askeri baskınları, gözaltına almaları ve yasa dışı yerleşim birimlerini genişletmesinin reddedildiği vurgulandı. Uluslararası topluma "Filistin halkının topraklarında maruz kaldığı bu açık ihlallere derhal müdahale etmesi" çağrısı yapılan açıklamada, Filistin halkının özlemlerini, özellikle de tüm ulusal topraklarında bağımsız bir devletin kurulmasını gerçekleştirmek için uluslararası toplumun güçlerini birleştirmesi gerektiğine işaret edildi. Ürdün Ürdün Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Süfyan el-Kudat, İsrail Adalet Bakanı Yariv Levin’in Batı Şeria’ya "İsrail egemenliğini dayatma zamanının geldiği" yönündeki açıklamasına tepki gösterdi. Kudat, yaptığı yazılı açıklamada bu sözleri "tehlikeli" ve "kabul edilemez" olarak nitelendirdi. Söz konusu açıklamaların uluslararası hukukun ve İsrail’in işgalci güç olarak sorumluluklarının açık bir ihlali olduğunu belirten Kudat, bu çağrıların Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti işgal altındaki Kudüs olan bağımsız ve egemen bir devlet kurma hakkına yönelik doğrudan bir saldırı teşkil ettiğini vurguladı. Kudat, İsrail’in Batı Şeria’daki ilhak çağrılarının, hükümetin aşırıcı politikalarını, yasa dışı yerleşim faaliyetlerini ve devam eden işgali yansıttığını ifade ederek, İsrail’in bu uygulamalarının, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2334 sayılı Kararı’nı da ihlal ettiğini hatırlattı. İsrail'de yapılan "ilhak" çağrıları İsrail'de koalisyon hükümetinin iktidar partisi Likud'un tüm bakanları, dün Başbakan Binyamin Netanyahu'ya işgal altındaki Batı Şeria'nın ay sonuna kadar İsrail'e ilhakını talep eden bir mektup yazmıştı. Mektupta "tarihi başarıların ardından" Batı Şeria'nın da İsrail meclisi ay sonunda tatile girmeden ilhak edilmesi talep edilmişti. İsrail Adalet Bakanı Yariv Levin de dün Batı Şeria'nın "İsrail'e ilhakının zamanının geldiğini ve bu fırsatı kaçırmamaları gerektiğini" savunmuştu. Levin, Batı Şeria'nın İsrail'e "ilhakına" ilişkin tartışmalara değinerek, "Bence bu dönem, mevcut sorunların ötesinde, kaçırmamamız gereken tarihi bir fırsattır." ifadesini kullanmıştı. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
July 3, 2025 at 5:27 AM
Güncel News press İspanya'nın İsrail ile ilişkilerini kesmesine Arap yetkiliden şok tepki: Akıllıca değil... #İspanya #İsrail #ArapBirliği #Gazze #Sanchez
İspanya'nın İsrail ile ilişkilerini kesmesine Arap yetkiliden şok tepki: Akıllıca değil...
Haber7 İsrail’in 7 Ekim 2023 yılından bu yana Gazze’yi soykırıma uğratmasına tüm dünyadan tepkiler yükselirken Avrupa Birliği ülkeleri arasında en sert tepkiyi ise İspanya Başbakanı Pedro Sanchez göstermişti. Sanchez Siyonist İsrail Devleti'nin masum sivilleri öldürmesi nedeniyle ilişkilerin kesilmesi gerektiği çağrısında bulunmasının ardından Arap Birliği Genel Sekreteri Ebu Gayt ise akıllıca olmadığını vurguladı. İspanya Başbakanı: Gazze için sesimizi daha da yükselteceğiz İSPANYA İSRAİL İLE TİCARET YAPMAYACAK Sanchez, "Gazze’deki katliama karşı sesimizi yükselteceğiz” diyerek, "Filistin'in devlet olarak tanınmasının üzerinden bir yıl geçti. Gazze'deki acı dayanılmaz boyutta. İspanya, bugün dünyanın tanık olduğu katliamın son bulması için sesini her zamankinden daha güçlü bir şekilde yükseltmeye devam edecektir” demişti. Pedro Sanchez, 14 Mayıs 2025 tarihinde Parlamento'da yaptığı konuşmada, İsrail'i "soykırımcı bir devlet" olarak nitelendirerek, İspanya'nın bu tür bir ülkeyle ticaret yapmayacağını açıkladı. Bu açıklama, İspanya'nın İsrail'e yönelik sert eleştirilerinin en güçlü ifadesi olarak değerlendirildi. İspanya Meclisi'nden İsrail'e silah ambargosu kararı: Her türlü kaynağı yasaklama önerisi ARAP BİRLİĞİ SEKRETERİ AKILLICA OLMADIĞINI SAVUNDU İsrail ile ilişkilerini kesme kararını yineleyen Sanchez’e ise Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt şaşırtan bir açıklama yaparak, “İsrail ile ilişkileri kesmek akıllıca bir siyaset değildir” çıkışında bulundu. İspanya’da El Pais gazetesine röportaj veren Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt İsrail ile diplomatik ilişkilerin kesilmesinin akıllıca bir hareket olmadığını söyleyerek, "Taraflarla müzakere söz konusu olduğunda ilişkileri kesmek akıllıca bir politika değildir, Diplomatik bağlar ve iletişim kanalları olmadan, İsrail ile hiçbir şey başarmak imkansız olurdu" dedi. Arap basını ise Ahmed Ebu Gayt'ın açıklamalarına tepki göstererek, "Arapların sicilinde yeni bir şok" diyerek haberi duyurdu. MADRİD'DE FİLİSTİN İÇİN TOPLANTI 25 Mayıs’ta Avrupa ve Arap ülkelerinin temsilcilerinin bir araya geldiği Türkiye'yi temsilen Dışişleri Bakanı Yardımcısı Nuh Yılmaz'ın katıldığı Madrid toplantısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ebu Gayt, "Tartışmalar, toplu katliamlara son verilmesi çağrısına ve İsrail'in Gazze halkını zorla yerinden etmek için açlığı bir araç olarak kullanmakla suçlanmasına odaklandı, hepimiz -bahsettiğim Avrupa ülkeleri de dahil- İsrail'in davranışının uluslararası hukuka göre suç sayılması gerektiği konusunda hemfikirdik. Almanya bile katıldı." dedi.   Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
May 31, 2025 at 1:07 PM
📰 🔴 SON DAKİKA: Arap Birliği Zirvesi sonuç bildirisi yayımlandı

Kaynak: Gazete Oksijen

#haber #sondakika #ArapBirliği #ZirveSonuç #OrtadoğuGündemi
🔴 SON DAKİKA: Arap Birliği Zirvesi sonuç bildirisi yayımlandı
Arap Birliği Zirvesi sonuç bildirisi yayımlandı
tinyurl.com
May 17, 2025 at 10:29 PM
Güncel News press Guterres: Filistin halkının acı çekmesini hiçbir şey haklı gösteremez #Filistin #Gazze #Guterres #ArapBirliği #UluslararasıAdalet
Guterres: Filistin halkının acı çekmesini hiçbir şey haklı gösteremez
Guterres, Bağdat’taki 34. Arap Birliği Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “Gazze’den başlayarak bölge ve dünya büyük sınavlarla karşı karşıya. Filistin halkının toplu şekilde acı çekmesini hiçbir şey haklı gösteremez.” dedi. Filistin halkının yerinden edilmesine karşı olduklarını ifade eden Guterres, bölgesel gelişmelere dair şunları söyledi: “Lübnan’ın toprak bütünlüğü ve egemenliği korunmalı ve buna saygı gösterilmeli. Suriye’nin egemenliği ve bağımsızlığı hayati önem taşıyor. Yemen’de çözüm için Yemenliler arasında doğrudan diyalog kurulmalı. Sudan’daki şiddet durdurulmalı ve acil müdahale gerekli.” Libya’daki gelişmelere dair ise BM Genel Sekreteri, istikrar sağlanması için uluslararası aktörlerle temas halinde olduklarını ve çatışmaların sona erdirilmesi yönünde çaba harcadıklarını dile getirdi. Guterres, Irak hükümeti ve halkını da desteklerini sözlerine ekledi. Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
May 17, 2025 at 11:15 AM
📰 🔴 SON DAKİKA: Lübnanlı Dürzi lider Canbolat'tan Arap ülkelerine İsrail'in Suriye'ye müdahalelerini durdurmaları çağrısı

Kaynak: Anadolu Ajansı

#haber #sondakika #SuriyeyeDokunma #İsrailinSuriyeyeMudahalesi #ArapBirliği
🔴 SON DAKİKA: Lübnanlı Dürzi lider Canbolat'tan Arap ülkelerine İsrail'in Suriye'ye müdahalelerini durdurmaları çağrısı
Lübnanlı Dürzi lider Canbolat'tan Arap ülkelerine İsrail'in Suriye'ye müdahalelerini durdurmaları çağrısı
tinyurl.com
May 3, 2025 at 2:05 PM
📰 🔴 SON DAKİKA: İİT-Arap Birliği Gazze Temas Grubu Toplantısı ortak bildirisi yayımlandı

Source: Anadolu Ajansı

https://www.aa.com.tr/tr/guncel/iit-arap-birligi-gazze-temas-grubu-toplantisi-ortak-bildirisi-yayim
landi/3536012

#haber #sondakika #GazzeKrizi #İİTToplantısı #ArapBirliği
🔴 SON DAKİKA: İİT-Arap Birliği Gazze Temas Grubu Toplantısı ortak bildirisi yayımlandı
İİT-Arap Birliği Gazze Temas Grubu Toplantısı ortak bildirisi yayımlandı
www.aa.com.tr
April 12, 2025 at 9:30 AM
Güncel News press Fransa, Almanya, İngiltere ve İtalya'dan son dakika Gazze kararı!: 4 ülkenin dışişleri bakanları, bugün yaptıkları açıklamada, 53 milyar dolara mal olacak ve Gazze'deki Filistinlilerin bölgeden yerinden edilmesini önleyecek… #Gazze #Filistin #ArapBirliği #İnsanHakları #Yenidenİnşa
Fransa, Almanya, İngiltere ve İtalya'dan son dakika Gazze kararı!
4 ülkenin dışişleri bakanları, bugün yaptıkları açıklamada, 53 milyar dolara mal olacak ve Gazze'deki Filistinlilerin bölgeden yerinden edilmesini önleyecek Arap destekli bir yeniden inşa planını desteklediklerini belirtti. "HIZLI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR…
www.eshahaber.com.tr
March 8, 2025 at 2:15 PM
Güncel News press Arap Birliği Zirvesi, iki ay sonra Bağdat’ta düzenlenecek mi ?:  Arap Birliğinde  Zirvesi , iki  ay sonra   Bağdat'ta düzenlenek mi? 

Irak resmi ajansı INA’da yer alan haberde, Dışişleri Bakanı Hüseyin’in konuyla ilgili… #ArapBirliği #Bağdat #Zirve2023 #DışişleriBakanı #Hüseyin
Arap Birliği Zirvesi, iki ay sonra Bağdat’ta düzenlenecek mi ?
 Arap Birliğinde  Zirvesi , iki  ay sonra   Bağdat'ta düzenlenek mi?  Irak resmi ajansı INA’da yer alan haberde, Dışişleri Bakanı Hüseyin’in konuyla ilgili açıklamalarına yer verildi. Hüseyin, 17 Mayıs'ta Bağdat’ta düzenlenecek Arap Zirvesi’nde,…
www.eshahaber.com.tr
March 6, 2025 at 7:54 PM