#AileHukuku
Yargıtay, boşanma davasında emsal bir karara imza attı. Evlilik öncesinde psikolojik tedavi gördüğünü ve ilaç kullandığını eşinden gizleyen kadının, tam kusurlu olduğuna karar verildi. #boşanma #Yargıtay #ailehukuku #eş #psikolojiktedavi
Boşanma davasında emsal karar: Eşinden gizlediği rahatsızlığı boşanma sebebi sayıldı
Yargıtay, boşanma davasında emsal bir karara imza attı. Evlilik öncesinde psikolojik tedavi gördüğünü ve ilaç kullandığını eşinden gizleyen kadının, tam kusurlu olduğuna karar verildi.
www.haber3.com
January 27, 2026 at 9:33 AM
Güncel News press Avukatlar süresiz nafakayı anlattı: Hem kadın hem erkek mağdur! Çaresizliğin sonu cinnet #nafaka #hukuk #ailehukuku #Türkiye #adalet
Avukatlar süresiz nafakayı anlattı: Hem kadın hem erkek mağdur! Çaresizliğin sonu cinnet
Haber7 - ÖZEL Yeni yargı paketinden çıkarılan süresiz nafaka düzenlemesiyle ilgili beklentiler sürüyor. Türk Medeni Kanunu’na 37 yıl önce yerleştirilen ibare ile süresizleştirilen nafaka uygulamasının aileleri parçaladığı, eski eşleri düşmanlaştırdığı, haksız kazanç kapısına döndüğü yönünde eleştiriler yükseliyor. 1988’den beri değişmeyen nafaka kanunu sayesinde çalışmadan geçinmenin hukuki hak haline geldiği, eski kocanın cüzdanının sosyal yardım vakfı gibi kullanıldığı yönünde serzenişler kamuoyuna yansıyor. Haber7’nin konuya ilişkin İslam hukuku ve Avrupa’daki aile hukukuna yönelik mukayeseli haberleri, Türkiye’deki süresiz nafaka uygulamasına alternatif örneklerin ne olabileceğini yansıtırken, konuya ilişkin hukukçuların beyanatları problemin büyüklüğünü gözler önüne seriyor. Avukat, Özgecan Sırma, süresiz nafakanın hem kadınları yeterince koruyamayan hem de erkekleri aşırı yük altında bırakarak büyük toplumsal ve hukuki adaletsizliğe neden olduğunu belirtti. Avukat Sinan Pak, boşanma sonrasında eski kocaların süresiz nafaka ödedikleri eski eşlerinin nikahsız ilişkilerini dahi finanse etmek zorunda kaldığını, bu durumun kadına şiddete ve cinnet vakalarına yol açtığını söyledi. Avukat Hülya Gök, nafakanın yüzde 95 oranında erkeklere yüklendiğini, bir ay bile evli kalan bir erkeğin, kadının ölümüne kadar ömür boyu nafaka ödemek zorunda kalmasını "zulüm" olarak nitelendirdi. Gök,  ‘Nafakazede’ye kötü haber: Süresiz nafakada çalışma rafa mı kalkıyor? SIRMA: KADINI KORUYAMIYOR, ERKEĞİ PARASI YOKSA BİLE BORCA MAHKUM EDİYOR Haber7’ye konuşan avukat Özgecan Sırma, süresiz nafakayla ilgili acilen kanuni düzenleme yapılması gerektiğini ve bu konunun yargı paketlerine dahil edilmesinin elzem olduğunu ifade etti. Sırma, mevcut sistemin kadınların sosyal ve ekonomik dezavantajlı konumunu düzeltmede yetersiz kaldığını, erkekler için ödeyemeyecekleri yükümlülükler oluşturarak şiddeti ve düşmanlığı artırdığını belirtti. Avukat Sırma, özellikle uzun süren boşanma davalarının ve tedbir nafakasının haksız uygulamalarının kaosa neden olduğuna dikkat çekti. Sırma, nafakada evlilik süresi ve kusur gibi kriterlere dayalı hakkaniyetli düzenleme ile fon oluşturulması gibi alternatif destek mekanizmalarının devreye alınması gerektiğini söyledi. Avukat Sırma nafakanın süreli olması gerektiğini ifade ederek şu görüşü paylaştı: “Bizim mevcut nafaka sistemi maalesef ne kadını korumak konusunda yeterli kalıyor ne de hakkaniyetli bir çözüm oluşturabiliyor. Nafakanın tamamen kaldırılması kadın için ciddi bir hak kaybı yaratabilir. Ama bu haliyle de hakkaniyetsiz şekilde orantısız uygulamalara ve denetimsiz sonuca götürüyor bizi. Örneğin gerçekten evlilik içerisinde çalışmaktan alıkonulmuş, özgüveni kırılmış bir kadınla, kısa süreli evlilik dediğimiz evliliklerdeki kadınlar aynı kefeye konuluyor. Hiçbir kazancı olmayan erkeği nafaka yükümlüsü haline getiren bir sistem var karşımızda. Kaldı ki ödenmemesi halinde tazyik hapsi cezası var... Sistem sizi paranız olmasa da ödemek zorunda olduğunuz bir noktaya itiyor.” BİN TL NAFAKA İÇİN HAPİS CEZASI TEHDİDİ Özgecan Sırma, “Bir dosyanın Yargıtay’dan dönmesi 10 seneyi bulabiliyor. Adam o tarihe kadar haklı olduğu bir davada tedbir nafakası ödemek zorunda kalmış oluyor ve bunun tazmini yok. Bir taraftan da kadınların ‘kuş kadar’ nafakalarını tahsil etme problemi var. Birçok kadın boşanma davalarında çok komik rakamlar alıyor. Bugün hala bin TL, 2 bin TL nafakayla geçinmeye çalışan kadınlar var. Kadın da bununla zengin olmuyor. Buna karşılık nafaka ödeyen erkek, eski eşinin dışarıda bir erkek arkadaşıyla içtiği kahvede bile ondan hesap soracak haddi kendinde buluyor. Süresiz nafaka bütün bunlara kapı aralıyor.” sözlerini sarf etti. YARINA BIRAKILAMAYACAK KADAR ACİL Sırma, sözlerini şöyle tamamladı: “Biz bir şeyi çözmek istiyorsak erkek ve kadın olarak bakmaktan ziyade hakkaniyet noktasından yaklaşıp somut dosya özeline göre ve evliliğin süresine, tarafların kusurlarına, sosyal ve iş hayatına adapte olabilmelerine bakmamız lazım. Ama maalesef mahkemelerde toptancı bir yaklaşım var. Bu yaklaşım çoğu zaman kadını da mağdur ediyor. Boşanan erkeğin tekrar evlendiği zaman evlendiği kişi de bir kadın. Bir annesi var, bir kız kardeşi var... Ve yeri geliyor bu ekonomik olarak yükü onlar çekiyor... O yüzden biz diyoruz ki hakkaniyetli bir düzenleme şart. Bu ilelebet devam edemez. Dolayısıyla bu düzenlemenin acilen yapılması gerekiyor. Yarın bile değil, hemen bugün. İnsan fıtratına uygun, hakkaniyet odaklı, kadınların toplumdaki sosoekonomik yerini gözeterek bir düzenleme yapılması artık çok geç kaldığımız ve yarına bırakamayacağımız bir meseledir.” 'Nafaka'da kördüğümü çözecek pusula: İddet, mehir ve tazminat... Fakihlerden net görüş PAK: NİKAHSIZ BİRLİKTELİĞİN FİNANSÖRÜ ESKİ EŞ OLUYOR Avukat Sinan Pak, süresiz nafaka nedeniyle erkeklerin evlilikten korkar hale geldiğini söyledi. Süresiz nafakanın toplumdaki yıkıcı etkisini sarsıcı bir örnekle anlatan Pak, Medeni Kanun'un gözden geçirilmesi ve Türk örf, anane ve sosyal yapısına göre revize edilmesi gerektiğini vurguladı. Avukat Sinan Pak şunları söyledi: “Yasalarımız kadına pozitif ayrımcılıkla kadını bir tık daha ileride, ön planda tutar, üstte tutar. Evliliğin bütün nimetlerinden kadın yararlandırılır, koca geridedir. Boşandıktan sonra kadının kocaya bir sorumluluğu yokken, kocanın kadına, eski kocanın eski karısına nafaka bağımlılığı söz konusudur. Boşanan kadın, nafakayı alan kadın kendisine bir arkadaş, sevgili bulsa, partneri olsa ve onunla nikahsız ilişki yaşasa bu ilişkinin finansörü de eski koca oluyor. Bu, toplumsal hayata müspet anlamda katkı vermediği gibi aksine menfi anlamda hadiselerin gelişmesine sebebiyet verir oldu. Kısa süreli evliliklerde uzun süreli nafakalar söz konusu. Çünkü nafakada sınır yok. Nafaka, kadının yeniden evlenmesi, adamın ölmesi veya kadının çok aşırı zenginliğe kavuşması dışında özel bir anlaşma olmazsa devam edip gidiyor.” Nafaka sisteminin boşanma süreci başlar başlamaz devreye girdiğini belirten Sinan Pak, “6284 diye bir kanun var. Bu kanun çerçevesinde kadın hiçbir somut veri ileriye sunmadan, gerekçe, delillendirme yapmaksızın sözlü bir şikayetle, sözlü bir anlatıyla polis karakolundan veya mülki idareden, savcılıktan hızlı şekilde uzaklaştırma kararı alabiliyor. Ve bu uzaklaştırma kararının akabinde kocasından nafaka talebinde bulunabiliyor. Adam evin elektriğine, suyuna, faturasına, kirasını ödeyecek, artı nafakayı ödeyecek ama eve gelip gidemeyecek, hatta karısını telefonla dahi arayamayacak. Fakat bu evrede başka bir erkek eve gelip gidebilir, ona kısıtlama yok...” dedi. HAFİYE GİBİ TAKİP Süresiz nafaka uygulamasının bir tuhaf hükmüne daha atıf yapan Pak, “TMK 176’da ‘kadın evli gibi yaşar ama nikah olarak bağlanmazsa nafaka sona erer’ gibi bir ifade var. Eski koca bunu ortaya çıkarmak için hafiye gibi eski eşinin peşine düşse, bu defa da ‘sen özel hayatın gizliliğini ihlal ediyorsun’ denilecektir. Kanunlarla erkek aslında bastırılmış, sindirilmiş durumda.” sözlerini sarf etti. Avrupa’nın nafakaya bulduğu çözüm... İsviçre’de bile süresiz değil! Türkiye’ye örnek madde TOPLUMUN SOSYAL YAPISINA GÖRE GÖZDEN GEÇİRİLMELİ Avukat Pak, “Bizim kanunlarımız bu bağlamda yarım yamalak ithal edildiği ve feminist kimselerin etkisi altında çıkartıldığı için tek kanatlı kuş gibi oldu. Boşanıp da mahkemelerimizden ‘Adalet sadır oldu’ diyebilen kimse yok. Bütün erkeklere bu mağduriyet yaşatıldığı zaman, yeniden evlenecek nesiller ise bu tabloyu görünce evlenmeden ilişki yürütmeye çalışıyor. Çünkü evliliğin maliyeti çok çok ağır, faturası büyük.” dedi. Sinan Pak sözlerini şöyle tamamladı: “Medeni Kanunumuzun baştan başa, özellikle aile hukukunu düzenleyen hükmü yeniden ele alınmalı. Türk toplumumuza göre, kendi örfümüze, ananemize, sosyal yapımıza, dini inançlarımıza göre gözden geçirilmeli, revize edilmeli. Biz aile hukukumuzu doğru düzenlemezsek ne yazık ki insanımız, devletimiz elden gidecektir.” GÖK: ZULÜM HALİNE GELDİ Avukat Hülya Gök, süresiz nafakada amacın yoksulluğa düşmeyi engellemek olduğunu, fakat fiilen bunu araştırmadan nafakanın maaş gibi bağlandığını belirtti. 35 yıllık meslek hayatında sadece iki defa kadının nafaka ödediği dosyaya rastladığını kaydeden Hülya Gök, yüzde 95 oranında nafakanın erkekler üzerinden yürüdüğünü ifade etti Süresiz nafaka uygulamasını “zulüm” olarak nitelendiren Hülya Gök, beyanatında şunları kaydetti: “Bana göre bu bir zulümdür. Bir nafakaların süresinde adaletsizlik var. Ömür boyu diye bir nafaka olmaz. Ama günümüzde adam bir ay evli kalmış. Daha sonra boşanmış. Devlet diyor ki ‘sen bu kadına ömrünün sonuna kadar nafaka ödeyeceksin.’ Hasta olsa, gariban hale düşse, parası kalmasa, fakirleşse bile dava açılıp asgari ücret alıyormuşçasına yine nafaka bağlanıyor.   Süresiz nafaka uygulamasında yüzde 95 oranında erkeklere nafaka ödettiriyor. Benim 35 yıllık meslek hayatımda sadece iki dosyamda nafaka ödeyen kadın oldu. Kanunda diyor ki, ‘Boşanmakla yoksulluğa düşecek eşe nafaka bağlanır.’ Bunun bana göre araştırılıp, yoksulluğa düşecek kadın veya yoksulluğa düşecek eş kelimesinin, cümlesinin altı doldurulmalı.” Hayati çözümler İslam hukukunda: Süresiz nafaka karanlığını ışığa kavuşturacak hükümler Nafakada belirli bir süre olması gerektiğini kaydeden avukat Gök, “Nafaka süresi 5 yıl olur, 10 yıl olur, evlilik süresi kadar olur... Tek seferde ödeme, toplu şekilde bir nafaka sistemi... Birçok alternatif mevcut. Her dosya tek tek, ayrı ayrı değerlendirilmeli. Kadının gerçekten ihtiyaç sahibi olup olmadığı netleştirilmelidir.” dedi. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
December 16, 2025 at 5:44 PM
Güncel News press Hayati çözümler İslam hukukunda: Süresiz nafaka karanlığını ışığa kavuşturacak hükümler #İslamHukuku #SüresizNafaka #AileHukuku #Boşanma #TürkMedeniHukuku
Hayati çözümler İslam hukukunda: Süresiz nafaka karanlığını ışığa kavuşturacak hükümler
Haber7 - ÖZEL İstatistikî verilerin korkunç gidişatı gözler önüne serdiği Türkiye’deki aile yapısını aşındıran hukuki uygulamalar arasında süresiz nafaka en önlerde yer alıyor. Son yıllarda inanılmaz derecede artan boşanmalarda devreye giren süresiz nafaka uygulamasıyla ilgili ciddi şikayetler kamuoyuna yansıyor. NAFAKA ÖDEMESİ NASIL OLUYOR Mevcut Türk Medeni Hukuku’nda nafaka uygulaması; tedbir nafakası, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası olarak kademelere ayrılıyor. Tedbir nafakası boşanma sürecinde ödeniyor. İştirak nafakası boşanma sonrasında çocuklar için ödeniyor. Yoksulluk nafakası ise boşanma sonrasında genellikle kadına ve şartlara bağlı olarak ömür boyu ödeniyor. Türk Medeni Kanunu’nda “eşler arası eşitlik" esas alınmasına rağmen, geleneksel Türk toplum yapısında çalışan tarafın büyük oranda koca olması nedeniyle, süresiz nafaka uygulaması pratikte erkekler aleyhine ekonomik külfet olarak ortaya çıkıyor. Yoksulluk nafakası hükümlerinde erkek lehine, kadın aleyhine kararlar yok denecek kadar az. Mahkeme kararıyla nafaka ödemesi kararlaştırılan taraf, her ay bu ödemeyi yapmak zorunda kalıyor. Nafaka ücreti, -genellikle- yıllık periyotlarla artırılarak büyüyor. NAFAKA ÖLÜNCE, EVLENİNCE, ÇALIŞINCA SONLANABİLİYOR Bir gün bile evli kalan çiftlerin boşanma durumunda aralarında ölene kadar devam eden nafaka rejimi devreye giriyor. Genellikle kadın tarafının aldığı nafaka ödemesi, taraflardan birinin ölümüyle ortadan kalkabiliyor. Ayrıca kadının evlenmesi durumunda nafaka ödemesi bitiyor. Sigortalı bir işe başlamasıyla da eski eşin nafaka yükümlülüğü büyük nispette sonlanıyor. Nafakayla ilgili TBMM arşivinden çıkan tarihi kayıtlar: Eğer süresiz olursa... MÜEBBET NAFAKA MAĞDURİYETLERİ Boşanan çiftlerin aralarındaki hukukun bitmemesine neden olan süresiz nafaka nedeniyle boşanan erkeklerin ciddi mâli yük altına girdiği ifade ediliyor. Süresiz nafaka uygulamasıyla bir kişi, aralarında hukuki ve fiili hiçbir bağ kalmayan birine ömür boyu zoraki borca sorumlu tutuluyor. Nafaka borcunu ödeyemeyenler tekrar tekrar tazyik hapsi cezası alarak zindanın yolunu tutuyor. Süresiz nafaka yükümlülüğünün, eski eşler arasına düşmanlık soktuğu ve bu durumun günümüzde kan dökecek kadar hazin olaylara yol açtığı belirtiliyor. Boşanan erkekleri, nafaka ödemesi yaptığı eski eşinin başkasıyla ilişkisi olup olmadığını takip etmesine yol açan süresiz nafaka uygulaması, boşanmış çiftler arasında “Madem ilişkin var evlen”, “Her ay benim paramı alırken neden başkasıyla birlikte oluyorsun” gibi ifadelerle ciddi tartışma ve kavgalara sebebiyet veriyor. DÜZENLEME RAFA KALKTI Türk Medeni Kanunu’nda 1988 yılından bu yana “süresiz” olarak yer alan nafaka uygulamasındaki “yoksulluk nafakası” hükmü; yuvaları yıktığı, erkekleri ömür boyu ekonomik köleliğe mahkum ettiği yönünde eleştiriliyor. Adalet Bakanlığı’nın süresiz nafakaya süre veya kademe getiren düzenleme çalışması 12. Yargı Paketi’ne dahil edilmeyip gelecekteki yeni paketlerde de yer almayacağının öğrenilmesi, mağdurların beklentisini boşa çıkarıyor. ‘Nafakazede’ye kötü haber: Süresiz nafakada çalışma rafa mı kalkıyor? İSLAM HUKUKUNUN NAFAKA HÜKMÜ Toplumsal refahın en büyük referansı olan İslam hukukunun nafakaya dair hükümleri ise yuva kuran çiftlerin en merak ettiği konuların başında geliyor. Diyanet’ten fıkıh uzmanlarına kadar bütün kaynaklar, boşanmanın ardından eski eşe süresiz nafaka ödenmesinin “caiz olmadığını” vurguluyor. Evlilikle hiçbir hukukî bağı kalmayan iki kişiden birinin lehine, diğerinin aleyhine sebepsiz hak ihdas etmesi, fıkıh açısından geçerli sayılmıyor Türk Medeni Kanunu’na göre evlenip boşanmış bir kadının sürekli nafaka alması, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından dinen caiz görülmüyor. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’na bağlı ‘Alo 190 Fetva Hattı’nın nafakaya ilişkin sorulara verdiği cevap, İslam hukukunun nafakaya getirdiği kıstasları irdeliyor. Fetvaya göre, boşanan kadın en fazla 3 ay nafaka alabiliyor. Dini Soruları Cevaplandırma Komisyonu, kadının iddet müddeti boyunca nafaka alabildiğini, sonrasında devam ettirilen nafakanın caiz olmadığı bilgisini veriyor. Bir fıkıh kavramı olan iddet, boşanmış veya eşi ölmüş kadının yeni bir evlilik yapabilmek için beklemek zorunda olduğu süreyi ifade ediyor. Alo 190 Fetva Hattı, konuya ilişkin soruları şöyle cevaplıyor: “Eğer kadın evlilikte mehir aldıysa, boşanma durumunda erkekle bir bağı kalmadığı için sadece iddet dönemi boyunca yani 3 ay boyunca nafaka alabilir. Gerisi caiz değildir. Eğer mehir almamışsa, bunu da talep edebilir.” Necmettin Nursaçan'dan "süresiz nafaka" fetvası: İslam'a göre caiz değil! KUR’AN’DA SÜRE NET İslam hukukunda, boşanmış bir kadının nafaka alabileceği süre, yalnızca evliliğin hukuki izlerinin tamamen silinmesi için beklenen “İddet” süresi ile sınırlandırılıyor. Bu süre, genellikle üç hayız dönemi ya da hayız görmeyen kadınlar için üç ay olarak hesaplanıyor. Boşanma süreciyle ilgili nafakayı kapsayan Kur’an-ı Kerim’de çeşitli ayetler bulunuyor. Talak Suresi 1. ayet: “Ey peygamber! Kadınları boşayacağınız zaman iddetlerini gözeterek boşayın ve bekleme sürelerini iyice hesap edin.” Talak Suresi 4. ayet: “Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlar ile âdet görmeyenler hakkında tereddüt ederseniz onların bekleme süresi üç aydır. Gebe olanların bekleme süreleri ise doğum yapmalarıyla sona erer.” İDDET SÜRESİ BİTİNCE İLİŞKİ TAMAMEN KESİLİYOR İslam hukukunda boşanma kesinleşince eşler adeta birbirlerine yabancı birer fert haline geliyor. İddet süresince ödenen nafaka aslında evlilik hukukunun devamı niteliğinde kabul ediliyor. İddetin sona ermesiyle birlikte nafaka ödeme sorumluluğu tamamen ortadan kalkıyor. Bu sürenin bitmesiyle evlilik hem hukuken hem de fiilen sona eriyor. MADDİ DURUMU YOKSA ‘HISIMLIK NAFAKASI’ BAŞLIYOR İslam Hukuku, boşanma sonrası yoksul düşen kadının nafaka sorumluluğunu eski koca yerine, birincil olarak kadının yakın akrabalarına yüklüyor. Buna “hısımlık nafakası sistemi” deniliyor. İhtiyaç sahibi tarafın nafakası kadın veya erkek olması fark etmeksizin imkan sahibi en yakınlarına yükleniyor. Çünkü evlilik bağının kopmasıyla kocasına her yönüyle yabancı hale gelen eşten ziyade, akrabalık bağıyla kendisine bağlı olanlar, eski kocasından daha yakın oluyor. Böylelikle boşanma kesinleştikten ve iddet süresi dolduktan sonra yoksulluğa düşen kadının nafakası, eski kocanın değil; önce babası, annesi veya büyük çocukları gibi akrabalık zincirindeki en yakın hısımlarına ait oluyor. Birinci derece akrabalarının imkanları olmaması durumunda ise bu sorumluluk baba, dede, amca gibi en yakınından uzağa doğru devam eden akrabalara ait oluyor. Süresiz nafaka feryatları artıyor: Ödeyemedi, hapse girdi, bebeğini kaybetti! OSMANLI’DA ÖNCE AKRABALAR SONRA DEVLET İslam’ın referans alındığı Osmanlı aile hukukunda, erkek evlilik süresince eşinin bütün mali yükümlülüklerini üstlenmek zorunda. Kadının beslenme, giyim, mesken gibi bütün ihtiyaçları evlilik süresince erkek tarafından üstlenilir. Hatta kadının zengin olması bile bu mâli külfete katılma veya destek olma zorunluluğu oluşturmuyor. Ancak bu sorumluluk, boşanma kesinleştiğinde tamamen kesiliyor. Boşanmış kadının ihtiyaçlarının akrabalar vasıtasıyla karşılanma imkanı olmaması durumunda “velisi olmayanın velisi sultandır” ilkesi devreye girerek bu sorumluluğu devlet üstleniyor. Bu durum, sosyal devlet olmanın gereğini yansıtıyor. Günümüzde de boşanmış ve herhangi bir geliri bulunmayan kadınlar dul maaşı veya yaşlılık maaşı gibi sosyal haklardan faydalanabiliyor. Bu uygulamanın, süresiz nafaka rejiminin sonlandırılması durumunda kapsamının genişletilebileceği tavsiyeleri de yöneltiliyor. Böylesi durumda, devletten yardım alabilmek için "sahte evlilik ve sahte boşanma" gibi suiastimal durumlarına karşı denetim mekanizmasının önemine vurgu yapılıyor. KUSURLU BOŞANANA NAFAKA YERİNE TEK SEFERLİK TAZMİNAT Boşanmada kusuru olmayan ve bu sebeple mağdur olan eşin durumunun ne olacağı, süresiz nafaka sisteminde sıklıkla tartışılan konular arasında yer alıyor. Bu konuda İslam hukukunda içtihada müsait ve bu nedenle kamu otoritesinin tasarrufuna nispeten açık olan ve halen bazı İslam ülkelerinde uygulanmak olan “tazminat” sistemi alternatif olarak sunuluyor. İçtihada açık olan tazminat sistemi, boşanmada kusuru olmayan eşin mağduriyetini tek seferlik veya süreli ödeme ile gidermeye imkan tanıyor. Bu tazminat, erkeğin mali imkanlarına ve kusur oranına göre belirleniyor. Böylece boşanmada kusuru bulunan tarafın mali imkanı ve kusuru dikkate alınarak mahkemenin takdir edeceği bir tazminatla, boşanmada kusuru bulunmayan ve boşanma sebebiyle maddi ve manevi olarak mağduriyete uğrayan eşin mağduriyeti giderilebiliyor. Boşanan eşi ömür boyu zoraki borca bağlamak yerine, tek bir ödemeyle yeni hayat kurması için imkan tanımanın hakkaniyete ve hukuka uygun olduğu değerlendiriliyor. HEM KEYFİ BOŞANMAYA ENGEL HEM MÜEBBET NAFAKAYA ADİL ÇÖZÜM Özellikle Şafi mezhebinden fakihler, bu tazminat uygulamasını geniş yorumlayarak, kusursuz boşanmış kadına mehir dışında tazminat vermenin vacip olduğunu savunuyor. Böylelikle hem keyfî boşamaların önüne geçileceği hem de kusursuz eşin mağduriyetinin tek seferde çözüleceği formül olarak örnek gösteriliyor. Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
December 10, 2025 at 1:03 PM
Güncel News press ‘Nafakazede’ye kötü haber: Süresiz nafakada çalışma rafa mı kalkıyor? #nafaka #ailehukuku #adalet #boşanma #hukuk
‘Nafakazede’ye kötü haber: Süresiz nafakada çalışma rafa mı kalkıyor?
Haber7 - ÖZEL Aile hukukunda mağduriyetlere yol açan en ciddi problemler arasında gösterilen süresiz nafaka uygulamasıyla ilgili çalışmanın rafa kaldırıldığı öğrenildi. Adalet Bakanlığı’nın Meclis Başkanlığı’na sunduğu 11. Yargı Paketi’nde yer almayan süresiz nafaka düzenlemesinin, çalışmaları devam eden 12. Yargı Paketi’nde de olmayacağı bildirildi.   Edinilen kulis bilgilerine göre, nafakaya kademeli veya süreli bir çerçeve getirme çalışmasına ara verildi. Boşanma davalarında mağduriyetleri bitirecek kritik değişiklik NAFAKAYA ADİL SÜRE BEKLENTİSİ Yeni yargı paketi öncesinde kamuoyuna yansıyan bilgilerde, nafakada ilk ölçünün evlilik süresi olarak kabul edileceği kaydedilmişti. Kadınları mağdur etmeyecek şekilde planlanan yeni sistemde, her iki tarafın sosyal ve ekonomik durumu dikkate alarak nafakanın süresini ve miktarının belirleneceği bildirilmişti. Adalet Bakanlığı’nın hazırladığı belirtilen taslakta, mahkemelerin nafaka davalarında tarafların gelir durumunu göz önüne alacağı maddesi yer almıştı. Maddi açıdan darda olan tarafın nafaka yükümlülüğü altına girmemesi öngörülmüştü. Kısa süreli nafaka ödemesiyle dosyaların kapanmasının sağlanacağı bir taslak metin gündeme gelmişti. Bakanlığın hazırladığı taslakta, ödenemeyen nafakaların icra yoluyla tahsili konusundaki hükümler de değiştirilecekti. Yeni düzenlemeye göre, nafaka borcunu ödemeyen kişilere uygulanan tazyik hapsine (zorlayıcı hapis) üst sınır getirilecekti. Böylelikle, nafaka borçlularının aylarca hapis yatmasının önüne geçilecekti. Toplam tazyik hapsi süresinin bir yılı aşamayacağı öngörülmüştü. Mevcut sistemde, nafakasını ödemeyen kişilere üç aya kadar tazyik hapsi uygulanıyor ve her yeni ödeme dönemi için bu ceza tekrarlanabiliyor. Süresiz nafakada sona doğru... 'Müebbet borç' devri kapanıyor! Gözler yeni yargı paketinde 6 YIL ÖNCE YİNE GÜNDEME GELDİ, YİNE OLMADI Süresiz nafakayla ilgili 2019 yılında, iki yılın altındaki evliliklerde 5 yıl, 5 yılın altındakilerde 7-8 yıl, 5 ila 10 yıl arasındaki evliliklerde 12 yıl nafaka ödenmesine dair bir düzenleme gündeme gelmiş ancak hayata geçmemişti. ÖLENE KADAR BORÇLU OLUNAN TEK UYGULAMA 1988 yılında yürürlüğe giren süresiz nafaka uygulaması, boşanan çiftlerin yeni hayat kurmasını zorlaştırdığı, yeni evliliklerin önünü tıkadığı, erkek tarafını ömür boyu süren borca soktuğu ve birçok suistimal vakasına yol açtığı yönünde eleştiriliyor. Süresiz nafaka uygulaması; tedbir nafakası, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası olarak kademelere ayrılıyor. Bir gün bile evli kalan çiftlerin boşanması durumunda aralarında ölene kadar devam eden nafaka rejimi devreye giriyor. Genellikle kadın tarafının aldığı nafaka ödemesi, taraflardan birinin ölümü durumunda ortadan kalkıyor. SUİSTİMALLERE AÇIK Nafaka alan kadının yeniden evlenmesi durumunda nafaka ödemesi duruyor. Çok sayıda vakada nafaka ücretinin kesilmemesi için gönül birlikteliğinin nikaha dönüştürülmediği yönünde şikayetler yükseliyor. Sigortalı bir işe girilmesi durumunda da nafaka büyük ölçüde düşüyor. Bu durum ise nafaka alan tarafın sigortasız şekilde çalışma hayatına katıldığına dair suistimal örnekleriyle anılıyor._________ İSLAM'DA NAFAKA SÜRESİ İslam hukukunda nafakanın sınırsız olarak uygulanması caiz görülmüyor. İlahiyatçılar, Müslüman çiftin boşanmasının ardından kadın tarafının hayız sürecinin başlangıç ve bitimi olarak maksimum 3 ay süreyle nafaka ödemesin öngörüldüğünü ifade ediyor. Bu 3 aylık süreç, olası hamilelik durumunda babanın kim olduğunun kesin tespiti olarak konuluyor. EVLADA BİLE SÜRESİZ NAFAKA ÖDENMİYOR Boşanma sonrasında çocukların velayetini İslam hukuku babaya, bakımını anneye veriyor. Baba, çocukların nafakasını çocukları reşit oluncaya veya evlenene kadar ödüyor. Yani baba, ayrılık yaşamayacağı kendi evladına bile süresiz nafaka ödemiyor. Necmettin Nursaçan'dan "süresiz nafaka" fetvası: İslam'a göre caiz değil!__________ 37 ÖNCESİNDEN YÜKSELEN NAFAKA İTİRAZLARI: BOŞANMA ARTAR, AİLE YIKILIR Daha önce en fazla bir yıl süreyle ödenen nafaka, 1988 yılında yapılan düzenlemeyle süresiz hale getirildi. Müebbet nafaka uygulamasının kanunlaştığı dönemde milletvekilleri ciddi itirazlar yöneltmişti. Cumhuriyet döneminde “en fazla 1 yıl” olarak uygulanan nafakayı süresiz hale getiren hukuki düzenleme, 4 Mayıs 1988 tarihinde TBMM gündemine alındı. TBMM’nin 18. Dönem 1. Yasama Yılı 64’üncü Birleşiminde söz alan dönemin milletvekilleri Abdullah Ulutürk ile Ali Şahin, günümüzde yaşananları anlatırcasına “aile düzeni yıkılır”, “boşanmalar artar”, “evlilikler azalır”, “gayrımeşru ilişkiler çoğalır” şeklinde ikazlarda bulunmuştu. Nafakayla ilgili TBMM arşivinden çıkan tarihi kayıtlar: Eğer süresiz olursa... Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
December 8, 2025 at 12:51 PM
Güncel News press Boşanma davalarında mağduriyetleri bitirecek kritik değişiklik #Boşanma #Nafaka #AileHukuku #Adalet #YargıPaketi
Boşanma davalarında mağduriyetleri bitirecek kritik değişiklik
Meclis Başkanlığı'na 11'inci Yargı Paketi'nin sunan AK Parti'de 12'nci Yargı Paketi için çalışmalara başlandı. Paketin, Meclis gündemine 2026’nın ilk aylarında alınması beklenirken, teklifin büyük ölçüde e-tebligat ve dava süreçleriyle ilgili olacağı öğrenildi. NAFAKA DAVALARINA DÜZENLEME Nafaka düzenlemesinin de teklifte yer alması için Adalet Bakanlığı’nda hazırlıklar sürdürülüyor. Özellikle aile hukukundan doğan yargılamaların uzaması, tarafların medeni ve mali durumları ile birlikte müşterek çocuklar üzerinde de olumsuz sonuçlara neden olduğu için aile hukukuna özellikle boşanma ve nafakaya ilişkin hükümler paket yeniden ele alınacak. Buna göre tarafların mal ve mülk paylaşımı davaları boşanma davasında ayrılacak. Taslağa göre, boşanma davalarının hızlı sonuçlandırılması ve kadının mağduriyetinin ortadan kaldırılması için bu davalardaki maddi konuların dosyaları dava dosyasında ayrılacak. MADDİ SORUNLARA AYRI DAVA Maddi meselelere ilişkin davaların dosyalarının görüşmeleri tamamlanıp sonuçlanmadan boşanan çiftler evli oldukları dönemde ortak edindikleri malların kullanımına devam edebilecek. Yalnız gayrimenkul niteliğindeki altın, gümüş, para, hazine bonosu, borsa hissesi gibi mallara dokunamayacak. Çiftler bu malların bölüşümü noktasında uzlaşırsa davaya gerek kalmayacak. KIRTASİYEDEN SENET ALMAYA SON Bonolarda ve senetlerde sahtekarlığın önlemesi için de değişikliğe gidilecek. Kırtasiyeden alınan ve elle doldurulan senetler yerine filigranlı, kayıtlı ve e-Devlet üzerinden düzenlenen senetler kullanılacak. Senet, ticari ilişkilerde sıklıkla kredi aracı olarak kullanıldığı için kırtasiyeden alınabilen, taklit edilmesi oldukça kolay ve hiçbir kayıt sistemine tabi olmayan bir evrak niteliğinden çıkarılacak. Böylece hem alacaklı hem de borçlu taraflar açısından büyük mağduriyetlere yol açan sahte senet sorunu çözülecek. Senetlerin güvenli bir sistemle üretilmesi, filigran gibi güvenlik unsurlarının kullanılması ve kayıt altına alınmasıyla sahtecilik ve dolandırıcılık vakalarının önüne geçilecek. Vatandaş mağduriyetleri azalacak. Bekletici meselelerde duruşmanın askıya alınması, nispi davalarda zamanaşımı, belirsiz alacak davalarına da çözüm getirilecek. Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
November 29, 2025 at 6:55 PM
Güncel News press Yuva yıkanlar yanacak! İhanetin ortağına da hukuki darbe... 'Zina' suçuna ceza beklentisi #zina #boşanma #hukuk #ailehukuku #adalet
Yuva yıkanlar yanacak! İhanetin ortağına da hukuki darbe... 'Zina' suçuna ceza beklentisi
HABER7 Zina, boşanma davalarının en yaygın gerekçelerinden biri. Ancak Türk hukukunda, eşini aldatan tarafın yanında, bu eyleme bilerek katılan üçüncü kişinin cezai ya da mali bir sorumluluğu bulunmuyor. Türk Medeni Kanunu’na göre, nikah birliği devam ederken eşlerden birinin başka biriyle cinsel ilişkiye girmesi zina olarak kabul ediliyor. Ancak yıllardır süren tartışma, bu fiile katılan üçüncü kişinin hukuki sorumluluğunun olup olmayacağı yönünde sürüyor. Yargıtay kararlarında tutarsızlıkların yer alması ve yerel mahkemelerin farklı değerlendirmelerde bulunması nedeniyle, yeni yargı paketi kapsamında bu konuya ilişkin bir düzenleme yapılması bekleniyor. Adalet Bakanlığı tarafından hazırlıkları süren yeni yargı paketlerinin aile hukukuna dair kapsamlı değişiklikler içereceği ifade ediliyor. Buna göre, zina davasına konu olan üçüncü kişilerin de maddi veya manevi tazminat sorumluluğuna tabi tutulabileceği değerlendiriliyor. Zina sebebiyle boşanmalarda üçüncü tarafın da cezai sorumluluğu olması yönünde kamuoyunda tartışmalar sürüyor. Boşanma davalarının en büyük gerekçesi olarak mahkemelere yansıyan “zina” olayıyla ilgili yeni yargı paketleri kapsamında çalışma yapılması bekleniyor. YARGITAY KARARLARINDA ÇELİŞKİ VAR İstanbul Aydın Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü’nde hazırladığı yüksek lisans tezinde konuyu derinlemesine inceleyen avukat Aleyna Gürses, “Zina sebebiyle boşanmalarda üçüncü kişinin de sorumlu tutulabilmesi için yasal düzenleme yapılması gerekiyor” diyor. Gürses’in tezi, “Zina Sebebiyle Boşanma Davasında Üçüncü Kişinin Tazminat Sorumluluğu” başlığını taşıyor. Yüksek lisans tezinde Gürses, Türk Medeni Kanunu'nda (TMK) zinanın ağır boşanma sebebi olarak düzenlendiğini ancak zina eylemine katılan üçüncü kişinin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm bulunmadığını vurguladı. Bu durumun yıllar içinde Yargıtay daireleri arasında çelişkili kararlar verilmesine yol açtığını belirten Gürses, süreci şöyle özetliyor: “Yargıtay, üçüncü kişinin tazminat sorumluluğu konusunda kendi kararlarında dahi tutarlılık sağlayamamış; farklı daireler birbirinden farklı, aynı daireler ise farklı tarihlerde çelişkili kararlar vermiştir. Bu durum, yerel mahkemeler ve uygulayıcılar arasında kafa karışıklığına yol açmıştır. Son olarak Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, evli olduğunu bilerek eşlerden biriyle birlikte olan üçüncü kişinin, diğer eşe manevi tazminat ödemeyeceğine hükmetmiştir. Kanaatimizce bu karar hukuka uygun olmayıp, aldatılan eşin kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. Kararda, üçüncü kişinin eyleminin haksız fiil olarak değerlendirilemeyeceği ve dolayısıyla sadece aldatan eşin sorumlu tutulabileceği belirtilmiştir. Kanaatimizce karar hukuka uygun olmayıp evlilik birliği sürerken, eşlerden biriyle evli olduğunu bilerek ilişki kuran üçüncü kişiye karşı, diğer eş manevi tazminat talebinde bulunabilir.” KAPSAMLI REFORM BEKLENTİSİ Haber7’ye konuşan hukukçu Gürses, zina davalarında aldatan eşle cinsel birliktelik yaşayan üçüncü kişilerin de tazminatla sorumlu tutulması için kanuni düzenlemenin zorunlu hale geldiğini belirtti. Gürses, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından yapılan ve yeni yılda Meclis’e sunulacağı belirtilen yargı paketlerinden birinin aile hukukuna ilişkin kapsamlı reformlar içereceğine yönelik beklentilere dikkat çekti. Gürses, “Bu nedenle sadakat yükümlülüğü, zina kavramı ve boşanma davalarındaki delil sorunları yeniden gündemin önemli başlıkları haline gelmiştir.” ifadesini kullandı. Dijital iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte sadakat yükümlülüğünün hem toplumsal hem de hukuki açıdan yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Aleyna Gürses, mesleki çalışmalarını bu alanda yoğunlaştırdığını söyledi. Gürses, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türk hukukunda evli bir kişiyle ilişki yasayan üçüncü kişiye doğrudan tazminat sorumluluğu yükleyen açık bir kanun hükmü bulunmamaktadır. Bu nedenle uygulama büyük ölçüde Yargıtay kararlarıyla şekillenmekte; ancak bu kararların tamamında aynı yönde bir birlik sağlandığını söylemek mümkün değildir. Bu durum hem uygulamada belirsizliklere yol açmakta hem de mağdur eş açısından hak kayıpları yaratabilmektedir.” Gürses ayrıca, konuya ilişkin kapsamlı bir kitap hazırladığını ve yakın zamanda yayımlanacak çalışmasında, üçüncü kişinin sorumluluğuna ilişkin tartışmalara, mevcut içtihatlara ve çözüm önerilerine ayrıntılı biçimde yer verdiğini sözlerine ekledi. Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
November 13, 2025 at 1:40 PM
Güncel News press Yeni nafaka yasası ne zaman yürürlüğe girecek? #nafaka #boşanma #hukuk #ailehukuku #yasal
Yeni nafaka yasası ne zaman yürürlüğe girecek?
Ankara’da aile ve boşanma hukuku alanında faaliyet gösteren Avukat Erdem Özcan, yeni düzenlemenin hem nafaka borçlusu hem de nafaka alacaklısı için denge sağlayacağını belirtiyor. Özcan’a göre, boşanma sonrası süresiz nafaka uygulaması kısa evliliklerde adalet duygusunu zedeliyor: “Evliliğin süresine göre belirli bir dönem nafaka ödenmesi, toplumda daha dengeli bir algı oluşturacak. Hem nafaka yükümlüsünün ömür boyu borç baskısı ortadan kalkacak hem de nafaka alacaklısı mağdur edilmeyecek.”   YENİ DÜZENLEME NE GETİRİYOR? Hazırlıkları süren taslağa göre nafaka süresi, evlilik yılına göre belirlenecek. Örneğin beş yıl süren bir evlilikte üç yıl, on yıl süren bir evlilikte altı yıl nafaka ödenmesi öngörülüyor. Adalet Bakanlığı kaynaklarına göre düzenleme 2026 yılı içinde Meclis gündemine gelmesi beklenen Yargı Paketi kapsamında yer alıyor. Avukat Erdem Özcan, bu düzenlemenin hem kadın hem erkek açısından adil bir çerçeve getireceğini vurguluyor: “Amaç, taraflardan birini mağdur etmek değil; her iki tarafın da ekonomik koşullarını dengeleyen bir sistem kurmak.”  YOKSULLUK NAFAKASI VE KUSUR DENGESİ Özcan, mevcut Medeni Kanun’daki temel ilkelerin değişmeyeceğini, özellikle kusurlu eşin yoksulluk nafakası alamayacağını hatırlatıyor. “Mahkemeler kusur oranını, tarafların gelirini ve yaşam koşullarını birlikte değerlendiriyor. Yeni düzenleme sadece sürenin belirlenmesiyle ilgili, hakkaniyet ilkesi değişmeyecek.”  HUKUKEN YOKSULLUK NASIL DEĞERLENDİRİLİYOR? Avukat Özcan, yoksulluğun hukuken yalnızca “gelir yetersizliği” anlamına gelmediğini, sosyal yaşam koşullarının da dikkate alındığını belirtiyor: “Yoksulluk, kişinin barınma, sağlık, ulaşım ve eğitim gibi zorunlu ihtiyaçlarını karşılayamaması demektir. Mahkemeler bu kriterlere bakarak karar verir.”  VATANDAŞLAR NE YAPMALI? Yeni düzenleme yürürlüğe girene kadar mevcut uygulama geçerli olacak. Bu nedenle boşanma sürecinde olan tarafların hak kaybı yaşamamaları için dikkatli davranmaları gerekiyor. Avukat Erdem Özcan, özellikle yeni düzenleme sonrası ortaya çıkabilecek geçiş dönemine dikkat çekerek şu uyarıda bulunuyor: “Boşanma davası açmayı planlayan kişiler, sürecin hem mevcut yasa hem de yeni tasarı açısından nasıl etkileneceğini profesyonel destek alarak değerlendirmeli.”    Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
November 7, 2025 at 12:47 PM
Güncel News press Süresiz nafakada sona doğru... 'Müebbet borç' devri kapanıyor! Gözler yeni yargı paketinde #nafaka #boşanma #ailehukuku #yargısistemi #hukuk
Süresiz nafakada sona doğru... 'Müebbet borç' devri kapanıyor! Gözler yeni yargı paketinde
HABER7 Türkiye’de aile yılı kapsamında atılan adımlara bir yenisi daha ekleniyor. Aile kurumunu zayıflatan kanun ve uygulamalar arasında gösterilen süresiz nafakaya kalıcı çözüm geliyor. Yürürlüğe girdiği 1988 yılından bu yana boşanan çiftlerin yeni hayat kurmasını zorlaştırdığı, yeni evliliklerin önünü tıkadığı, erkek tarafını ömür boyu süren borca soktuğu ve birçok suistimal vakalarına yol açtığı yönünde eleştirilen süresiz nafaka uygulamasının kaldırılacağı belirtildi. “Bitmeyen borç” ve “müebbet nafaka” olarak da anılan uygulamayla ilgili yeni yargı paketinde kapsamlı bir düzenlemenin yer alacağı iddia edildi. ÖLENE KADAR NAFAKA PRANGASI OLMAYACAK Bundan böyle, ayrılan çiftlerin talep ettiği nafakanın süresiz olarak uygulanmayacağı, kademeli veya süreli nafaka sisteminin getirileceği öğrenildi. Adalet Bakanlığı’nın hazırladığı yeni taslakla birlikte; evlilik süresi ilk ölçü olarak kabul edilecek. Mahkemeler nafaka davalarında tarafların gelir durumunu da göz önüne alacak. Maddi açıdan darda olan taraf nafaka yükümlülüğüne sokulmayacak. Veya daha kısa süreli nafaka ödemesi yapılarak dosya kapanablecek. Bakanlıktan nafaka düzenlemesi! Üst sınır geliyor 'BİR AY EVLİ KAL ÖLENE KADAR NAFAKA AL' DEVRİ KAPANACAK Kadını mağdur etmeyecek şekilde süreli nafaka sistemine geçilmesinin planlandığı ifade ediliyor. Yeni modelde mahkemeler, her iki tarafın sosyal ve ekonomik durumunu dikkate alarak nafakanın süresini ve miktarını belirleyecek. Kadınları mağdur etmeksizin hakkaniyetli bir nafaka sistemi kurulması hedefleniyor. Nafakayla ilgili TBMM arşivinden çıkan tarihi kayıtlar: Eğer süresiz olursa... NAFAKA ÖDEYEMEYENLER AYLARCA CEZAEVLERİNE ATILMAYACAK Bakanlığın hazırladığı taslakta, ödenemeyen nafakaların icra yoluyla tahsili konusundaki hükümler de değiştiriliyor. Yeni düzenlemeye göre, nafaka borcunu ödemeyen kişilere uygulanan tazyik hapsine (zorlayıcı hapis) üst sınır getirilecek. Bu sayede nafaka borçlularının aylarca hapis yatmasının önüne geçilecek. Mevcut sistemde, nafakasını ödemeyen kişilere üç aya kadar tazyik hapsi uygulanıyor ve her yeni ödeme dönemi için bu ceza tekrarlanabiliyor. Süresiz nafaka feryatları artıyor: Ödeyemedi, hapse girdi, bebeğini kaybetti! CEZA SÜRESİ TOPLAMDA BİR YILI GEÇEMEYECEK Bakanlığın hazırlayacağı yeni taslakta bu uygulamaya üst sınır getirilecek. Buna göre, aynı nafaka kararına ilişkin toplam tazyik hapsi süresi bir yılı aşamayacak. Ayrıca, kişi hapis cezasını çekerken yeni bir nafaka borcu doğarsa, aynı anda ikinci tazyik hapsi kararı verilemeyecek. Bu düzenlemeyle hem nafaka alacaklısının korunması hem de borçlunun süresiz hapis tehdidi altında kalmaması gaye ediniyor. Necmettin Nursaçan'dan "süresiz nafaka" fetvası: İslam'a göre caiz değil! Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
November 6, 2025 at 2:22 PM
💥 Kimse bilmiyor!
Türk Medeni Kanunu’na göre zengin kardeş, yoksul kardeşine bakmakla yükümlü! ⚖️
Mahkeme kararıyla “yardım nafakası” bile talep edilebiliyor... 👀

#Nafaka #Hukuk #AileHukuku #Kardeşler
Detaylar haberde.

🔗 www.sokgazetesi.com.tr/kimse-bilmiy...
Kimse bilmiyor: Yoksul kardeş, zengin kardeşinden nafaka isteyebiliyor!
Türk Medeni Kanunu’na göre aile dayanışması sadece ahlaki değil, hukuki bir yükümlülük. Kanunun 364. maddesi, zengin kardeşin fakir kardeşe maddi destek sağlamak zorunda olduğunu açıkça düzenliyor. Bu...
www.sokgazetesi.com.tr
November 4, 2025 at 9:47 AM
AYM'den flaş karar: Geçersiz imza nedeniyle evliliğin yok sayılması, aile hayatına saygı hakkı ihlali! Hukuki detaylar ve bireysel haklar yine gündemde. Sizce bu karar ne anlama geliyor?

🚩 #AYM #Hukuk #AileHukuku #İnsanHakları #YargıKararı
October 27, 2025 at 10:35 AM
Yargıtay'dan kritik aile hukuku kararı: Boşanan annenin çocuğunun soyadı, annenin yeni eşinin soyadını alamaz. Çocukların soybağı ve üstün yararı vurgulandı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

🚩 #Yargıtay #AileHukuku #SoyadıKararı #Hukuk
September 23, 2025 at 10:32 AM
Yargıtay, sürekli alkol kullanan ve eşine kötü davranan kocayı boşanmada tam kusurlu buldu. Bu karar, aile hukukunda önemli bir emsal teşkil ediyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

🚩 #Hukuk #Boşanma #Yargıtay #AileHukuku #Adalet
September 21, 2025 at 9:32 AM
Kızını Babasıyla Görüşmeye 43 Dakika Geç Götüren Anneye Hapis Cezası Verildi!

🔗Haberin detayı: zurl.co/3LkD9

#HapisCezası #AileHukuku #Gündem #ÇocukHakları
April 29, 2025 at 11:18 AM
World News Press News Haber EshaHaber Boşanma davalarında yeni çalışma: Nafaka ve velayet kararı!: Boşanma davalarında süreci uzatan çekişmenin önüne geçmek için düğmeye basıldı. Nafaka, mal paylaşımı ve velayet gibi davalar boşanma davalarından… #boşanma #nafaka #velayet #ailehukuku #mahkeme
Boşanma davalarında yeni çalışma: Nafaka ve velayet kararı!
Boşanma davalarında süreci uzatan çekişmenin önüne geçmek için düğmeye basıldı. Nafaka, mal paylaşımı ve velayet gibi davalar boşanma davalarından ayrılacak. Önce çiftler boşanma davaları görülecek, sonrasında ise diğer davalar. Hedef, çekişme nedeniyle…
www.eshahaber.com.tr
February 18, 2025 at 12:24 PM
World News Press News Haber EshaHaber Kıskanç eşe 300 bin TL tazminat! Peşine dedektif bile taktı: İş insanı Murat C., bankacı olan Esra C. ile 2020 yılında evlendi. 4 yıl boyunca evli kalan çiftin arasında çeşitli sorunlar yaşandı. Murat C.,… #boşanma #tazminat #kıskançlık #ailehukuku #mahkeme
Kıskanç eşe 300 bin TL tazminat! Peşine dedektif bile taktı
İş insanı Murat C., bankacı olan Esra C. ile 2020 yılında evlendi. 4 yıl boyunca evli kalan çiftin arasında çeşitli sorunlar yaşandı. Murat C., eşinin kendisini sürekli kontrol etmek istediği; günde en az 10 kere aradığı, hakaretler ettiği ve peşine…
www.eshahaber.com.tr
January 21, 2025 at 10:06 AM