#2026bütçesi
"Bu Bir İflas Bütçesidir"

ATA Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Basın Sözcüsü Feyzullah Budak, bütçedeki tabloyu rakamlarla anlattı

#ATAParti #2026Bütçesi #Ekonomi #AsgariÜcret

obtv.com.tr/haber/ata_pa...
ATA Parti: ‘Bu Bir İflas Bütçesidir
ATA Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Basın Sözcüsü Feyzullah Budak, 2026 bütçesindeki açık–faiz dengesi, düşük yatırım oranı ve ağır vergi yükünü “iflas ve zulüm tablosu” olarak nitelendirdi.
obtv.com.tr
December 24, 2025 at 5:48 PM
Güncel News press Vatandaşlık maaşı geliyor! Tarih resmen duyuruldu! Önce birkaç il sonra tüm Türkiye'de! #vatandaşlıkmaası #gelirtamamlayıcı #ailedesteksistemi #CevdetYılmaz #2026bütçesi
Vatandaşlık maaşı geliyor! Tarih resmen duyuruldu! Önce birkaç il sonra tüm Türkiye'de!
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Genel Kurulu'nda, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin tümü üzerinde milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtladı. Yılmaz 'Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi'nin pilot uygulamasının gelecek yıl başlayacağını açıkladı. Yılmaz, "GETAD diyoruz, Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi. Bu sistemin pilot uygulamasını önümüzdeki yıl başlatacağız birkaç ilimizde. 2027 yılında ise tüm ülkeye yaymayı planlıyoruz. Bu yeni destek modelimiz özü itibarıyla bir eşik gelirin altında kalan aileleri destekleyici bir model olacak ama istihdam piyasalarından caydırıcı nitelikte de olmayacak. Bu genel kavramsal çerçeve içinde yeni bir sistemi de ülkemize kazandıracağız. Sosyal yardım alanında yapısal bir reformu da hayata geçirmiş olacağız." dedi. "2026 yılı Türkiye Yüzyılı yılı doğrultusunda yapısal dönüşümlerin yaşanacağı bir yıl olacaktır. Partimizin de hazırladığı çok kapsamlı bir reform programı var. Hükümetimizle birlikte hazırladığımız çok önemli hazırlıklarımız söz konusu. Önümüzdeki dönemde yapısal reformlarla programımızı daha da güçlendireceğiz." diyen Yılmaz, para, maliye politikaları ve yapısal reformları kapsayan bütüncül bir politikayla sorunların çözülebilir olduğunu söyledi. Yapısal reformların somut sonuçları itibarıyla ve beklentiler kanalıyla yaptığı etkiler dolayısıyla önemini vurgulayan Yılmaz, "Yapısal reform yapan, dönüşüm yapan ülkelere güven artıyor. Çünkü bu ülkenin geleceği var deniyor. Belki bugün attığınız bir adım 3 yıl sonra, 5 yıl sonra sonuç üretecek ama piyasalar, ekonomi, çeşitli aktörler bu geleceği gördükleri zaman şimdiden hareket etmeye başlıyorlar. Buna beklenti kanalıyla etki diyoruz. Bu etkileri de görmeye devam edeceğiz." diye konuştu. 'TÜM DÜNYADA SATIN ALMA GÜCÜ DÜŞTÜ' Yılmaz, altın ile satın alma gücü hesabının teknik olarak hiçbir tutarlılığının olmadığını dile getirerek, şöyle konuştu: "Son yıllarda dolar bazında altın fiyatlarında muazzam bir artış oldu tüm dünyada. Merkez bankaları altın biriktirmeye başladı. Jeopolitik gelişmelerden dolayı belirsizliklerden dolayı altının fiyatı arttı. Yatırımcı psikolojisi bunu etkiledi vesaire ama muazzam bir artış var. Bununla bakarsanız yani eğer altınla hesaplayacaksak tüm dünyadaki satın alma gücü düştü. Sadece Türkiye değil ki Amerika'nın da düştü. Avrupa'nın da düştü. Afrika'nın da düştü. Asya'nın da düştü. Böyle bir hesap olmaz. Bakın altın cinsinden ben sordum arkadaşlara Amerika Birleşik Devletlerindeki asgari ücret ne kadar düşmüş? Altın cinsinden yüzde 86,6 düşmüş. Amerika'daki asgari ücret altın cinsinden bakarsanız yüzde 86,6 düşmüş. Fransa'da yüzde 82,6 düşmüş. Yunanistan'da yüzde 80,3 düşmüş. Belçika'da yüzde 79,7 düşmüş. İspanya'da yüzde 70 düşmüş. Macaristan ve Türkiye'de de yüzde 60 düşmüş. Bu hesabı arkadaşlarımız size iletebilirler. Altın yediğiniz, giydiğiniz bir şey değil, bir meta. Dolayısıyla bununla satın alma gücü hesabı olmaz. Satın alma gücünü neyle hesaplarsınız? İşte pirinçle, simitle, ekmekle, mazotla, giyecekle, verdiği kirayla bunlarla ölçersiniz." Yılmaz, 2025 yılının ikinci yarısında, 2002 yılının ikinci yarısına kıyasla asgari ücretin reel olarak yüzde 207 oranında artış sağladığını, aynı dönemde bu artışın İspanya'da yüzde 196, Portekiz'de yüzde 162, Hollanda'da yüzde 102, Fransa'da yüzde 102 olduğunu anlattı. Yılmaz, "Diğer ülkelerden daha yüksek oranda asgari ücretimiz reel olarak artmış." ifadesini kullandı. 'BELEDİYELERDE REFORMA İHTİYAÇ OLDUĞU AÇIK' Yılmaz, belediyelerin öncelikle asli işlerini yapması gerektiğini dile getirerek, "Nedir bir belediyenin asli işi? İnsanlara sağlıklı temiz içme suyu ulaştırmak değil mi? Kaldırımlarının düzgün olması, çöplerinin olmaması, temizlik sağlanması, suyun arıtılması, trafik sorununun çözülmesi şehir içinde, ulaşım sorunlarının çözülmesi değil mi? Bunları çözmemişken belediyeler, tutup da fantastik diyebileceğimiz başka harcama kalemleri açmak bence doğru bir yaklaşım değil. Belediyeler önce asli hizmetlerini yapsınlar sonra bu ekstra hizmetleri kaynakları kalırsa bunları da yapsınlar bir itirazımız yok ama önce asli işlerini yapsınlar. Asli işlerini bırakıp bu tür işlere harcamalara giriyorlarsa doğru yapmıyorlar." değerlendirmesinde bulundu. 2018 yılında belediyelerin toplam harcamalarının içinde yatırımların payının yüzde 36 iken, 2024 yılı itibarıyla yüzde 24,3 olduğunu aktaran Yılmaz, şunları kaydetti: "Yatırımlar gerilemiş. Belediyeler yatırım güçlerini kaybetmişler. Eskisi kadar yatırım yapmıyorlar. Toplam harcamaları içinde yatırımların payı düşüyor. 2025 yılında bu oranın yüzde 17, 2026'da yüzde 19,5'e düşmesi bekleniyor. Dolayısıyla bu oranları hepimizin sorgulaması lazım ve Türkiye'nin bir yerel yönetim reformuna ihtiyacı olduğunu bu rakamlar hepimize gösteriyor. Kaynakların verimli kullanımı açısından da birtakım usulsüzlüklerin sistematik olarak engellenmesi bakımından belediyelerde bir reforma ihtiyaç olduğu çok açıktır. Bu konuda da AK Partili, MHP'li, CHP'li veya diğer partilerden belediyeler değil tüm belediyeler için bizim bunu yapmamız lazım. Bazen belediyeler 'merkezi idare bize destek olmadı o yüzden yapamıyoruz' diyorlar. Sabahki konuşmamda ne kadar kaynak gönderdiğimizi söyledim. Diğer taraftan müsaadenizle şunu da söyleyelim. 90'lı yıllarda bir belediye başkanı vardı İstanbul'da, muhalefetti o zaman, iktidarda, Ankara'da başka bir parti vardı ve o belediye başkanı İstanbul'un içme suyundan, çöpünden ulaşımına birçok sorunu kendi imkanlarıyla, yeni kaynaklar yaratarak çözdü. O belediye başkanının adı Recep Tayyip Erdoğan ve orada sağladığı güvenle iktidara, merkezi yönetime yürüdü. Dolayısıyla Ankara'da başka bir iktidar var. O yüzden şunu yapamıyorum, bunu yapamıyorum bahane, kusura bakmayın. İyi çalışan belediye başkanı, kaynakları iyi kullanan, israf etmeyen, öncelikleri iyi belirleyen bir belediye başkanı başarılı olur. Kaynak da üretir, sorun da çözer. Hiç kimse bahanelerin arkasına sığınmasın." SOSYAL YARDIM ALANINDA YAPISAL BİR REFORMU HATAYA GEÇİRECEĞİZ' "Kendisini sosyal demokrat parti olarak nitelendiren birçok partiden çok daha güçlü sosyal politikalar uyguladık son 23 yılda." diyen Yılmaz, elde ettikleri seçim zaferlerinde de bunun çok önemli bir rol oynadığını söyledi. Yılmaz, gelir tamamlayıcı aile destek modeliyle bütün sosyal destek sistemini entegre ettiklerini bildirerek, şöyle devam etti: "GETAD diyoruz, Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi. Bu sistemin pilot uygulamasını önümüzdeki yıl başlatacağız birkaç ilimizde. 2027 yılında ise tüm ülkeye yaymayı planlıyoruz. Bu yeni destek modelimiz özü itibarıyla bir eşik gelirin altında kalan aileleri destekleyici bir model olacak ama istihdam piyasalarından caydırıcı nitelikte de olmayacak. Bu genel kavramsal çerçeve içinde yeni bir sistemi de ülkemize kazandıracağız. Sosyal yardım alanında yapısal bir reformu da hayata geçirmiş olacağız." Bugüne kadar 50 bin, 100 bin ve 250 bin konut kampanyasını açıkladıklarını ve bu konutları vatandaşlara teslim ettiklerini belirten Yılmaz, "Ayrıca 6 Şubat depreminden sonra yıl sonu itibarıyla 450 bin konutu hak sahiplerine teslim edeceğiz. Ben hatırlıyorum burada arkadaşlarımız muhalefetten bazı temsilciler 10 yılda toparlayamazsınız demişlerdi. 10 yılda toparlayamazsınız. Ne kadar süre geçti? 2 bilemediniz 2,5 yıl. Bunu alkışlamanız gerekmez mi? Bunu takdir etmeniz gerekmez mi? 10 yıl demiştiniz. 10 yılda yapılamaz demiştiniz. Gerçekten belki sizin perspektifinizden öyledir durum ama biz bunu başardık." ifadelerini kullandı. Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
December 9, 2025 at 5:09 AM
Güncel News press 'OVP için en kritik yıl!' Cevdet Yılmaz kalem kalem 2026 bütçesini açıkladı #Türkiye #Ekonomi #2026Bütçesi #CevdetYılmaz #OVP
'OVP için en kritik yıl!' Cevdet Yılmaz kalem kalem 2026 bütçesini açıkladı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, TBMM Genel Kurulunda 2026 yılı bütçesini sundu2026 yılı, Orta Vadeli Program (OVP) için en kritik ve reformların meyve vereceği "eşik yıl"Büyüme ve Gelir: Türkiye "yüksek gelirli ülkeler ligine" girmeye hazırlanıyor. 2025 yılı itibarıyla kişi başına düşen milli gelirin 17 bin doları aşarak Dünya Bankası standartlarına göre yüksek gelir grubuna girilmesi öngörülüyor.Dünya Ekonomisindeki Yeri: Türkiye'nin, satın alma gücü paritesine göre dünyanın 11. büyük ekonomisi olması ve İtalya'yı geçerek Avrupa'nın 4. büyük ekonomisi konumuna yükselmesi bekleniyor.Enflasyon Hedefi: Enflasyonun 2026'da 'nin altına inmesi, 2027'den itibaren ise tekrar tek haneli seviyelere düşürülmesi hedefleniyor.Rezervler: Merkez Bankası rezervlerinin 28 Kasım itibarıyla 183,2 milyar dolara ulaştı.Gider ve Gelir: 2026 yılı bütçe giderleri 18 trilyon 979 milyar lira, bütçe gelirleri ise 16 trilyon 266 milyar lira olarak öngörülüyor.Faiz Dışı Fazla: Bütçenin 29 milyar lira faiz dışı fazla vermesi hedefleniyor.Deprem Harcamaları: Deprem yaralarının sarılması ve dirençli şehirler oluşturulması öncelik olmaya devam edecek. Son 3 yılda bu alana 90 milyar dolar kaynak ayrıldı.Eğitim (En Büyük Pay): Bütçeden en yüksek pay %15,3 ile eğitime ayrıldı (2 trilyon 896 milyar lira). Mesleki eğitim ve teknolojik altyapıya odaklanılacak.Sağlık: Merkezi yönetim ve SGK kaynaklarıyla birlikte sağlık alanına toplam 3 trilyon 307 milyar lira ayrıldı. Sağlık turizmi gelirlerinin 3 milyar dolara ulaştığı belirtildi.Savunma Sanayii: Savunma ve güvenlik alanında caydırıcılığın artırılmasına ve milli menfaatlere odaklanılmaya devam edilecek.Tarım: Tarıma 938 milyar lira kaynak ayrıldı. Sulama yatırımları (122 milyar lira) ile 64 bin hektar alanın ilk kez suya kavuşması hedefleniyor.Enerji: Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak temel hedef. Gabar'da günlük petrol üretimi 81 bin varile çıktı, hedef 100 bin varili aşmak. Akkuyu Nükleer Santrali'nin gelecek yıl devreye girmesi planlanıyor.Sosyal Yardım Bütçesi: 2026 yılı için 917 milyar lira kaynak ayrıldı.Enerji Destekleri: Vatandaşın kullandığı elektrik (%54) ve doğal gaz (%45) sübvansiyonları için 373 milyar lira ayrıldı.Aile ve Gençlik Fonu: Evlilik kredisinin tutarı yaş gruplarına göre 200 bin - 250 bin liraya yükseltiliyor. Nüfus konusu bir "beka meselesi".Çalışan Hakları: Asgari ücretin vergi dışı bırakılması uygulaması devam edecek (maliyeti 1 trilyon 92 milyar lira). İşsizlik oranının 2028'e kadar %7,8'e düşmesi hedefleniyor. REFORMLARIN MEYVE VERECEĞİ YIL Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "2026 yılı, Orta Vadeli Programımızın en kritik yılıdır. Çünkü 2026, hem attığımız adımların sonuçlarının görünür hale geleceği hem de reformlarımızın meyve vereceği eşik bir yıl olacaktır." dedi. Yılmaz, TBMM Genel Kurulunda görüşmelerine başlanan 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin sunuş konuşmasını yaptı. Bütçenin, AK Parti Hükümetlerinin hazırladığı 24'üncü, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ise 8'inci bütçesi olduğunu hatırlatarak, 2026 yılı bütçesinin, aynı zamanda, Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda hazırlanan 3'üncü bütçe olduğunu söyledi. "İstikrarın sürdürüldüğü bir ortamda, vatandaş ve hizmet odaklı bir yaklaşımla hazırlanan 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi, tam anlamıyla bir 'istikrar ve refah' bütçesidir." diyen Yılmaz, uluslararası gelişmişlik sınıflandırmasında alt-orta gelir grubundan üst-orta gelir grubuna kalıcı şekilde yükselen bir Türkiye inşa ettiklerini belirtti. Türkiye'nin artık "yüksek gelirli ülkeler ligi"ne girmeye hazırlanan bir ülke olduğunu, bu yürüyüşün sadece rakamsal bir geçişin değil, niteliksel bir değişimin, yeni bir kalkınma hamlesinin başlangıcı olduğunu vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti: "Bu yolculuk, Türkiye Yüzyılı rotasında büyük bir dönüşüm hamlesidir. Bu kapsamda 2026 yılı, Orta Vadeli Programımızın en kritik yılıdır. Çünkü 2026, hem attığımız adımların sonuçlarının görünür hale geleceği hem de reformlarımızın meyve vereceği eşik bir yıl olacaktır. Bütçemiz tam da bu anlayışla hazırlanmıştır. 2026 bütçesi, yapısal dönüşümü hızlandıracak, yüksek gelir hedefini destekleyecek bir anlayışla huzurlarınıza getirilmiştir. Yeşil ve dijital ekonomiye geçişte teknolojik dönüşümü hızlandıracak adımlar, gıda ve enerjide arz güvenliğini artıracak politikalar ve yeni bir sosyal konut hamlesi başlatmaya yönelik çalışmalar bütçemizde net bir şekilde karşılık bulmuştur." Yılmaz, "asrın felaketi" olarak nitelendirilen Kahramanmaraş merkezli depremlerin yaralarını tamamen sarmanın, şehirleri daha dirençli hale getirmenin ve yeni bir yaşam güvenliği standardı oluşturmanın, bu bütçe döneminde de öncelik olmaya devam edeceğine dikkati çekerek, "Bütçemiz, istikrar içinde ekonomik büyümenin devam ettiği ve enflasyon oranının düştüğü bir ortamda, kalıcı sosyal refah artışı hedeflemektedir. Kalkınma Planımız ve Orta Vadeli Programımız doğrultusunda fiziki altyapıyı güçlendirmek, beşeri sermayeyi geliştirmek ve üretim kapasitemizi artırmak bütçemizin ana eksenini oluşturmaktadır." diye konuştu. "SAVUNMA VE GÜVENLİK ALANINDA DEVAMLILIK MESAJI Türkiye'nin bölgesel ve küresel barışa, istikrara ve adalete katkı sunan güvenilir bir aktör konumunda olduğunun altını çizen Yılmaz, "Dış politikada, milli hak ve menfaatlerimizi merkeze almaya, Türkiye'nin küresel etkinliğini daha da artırmaya, savunma ve güvenlik alanında caydırıcı kapasitemizi geliştirmeye kararlılıkla devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu. Yılmaz, dünyanın, tarihi bir dönüşüm sürecinden geçtiğine, ekonomiden ticarete, teknolojiden jeopolitiğe kadar her alanın, köklü bir değişim süreci yaşadığına işaret ederek, geleneksel ezberlerin çalışmadığı, rekabetin çok daha sert olduğu, teknolojik ilerlemelerin kalkınmanın tamamlayıcı unsuru değil, artık doğrudan belirleyicisi olduğu bir döneme girildiğini söyledi. Türkiye'nin, güçlü liderlik ve istikrarlı yönetim yapısıyla bu küresel dönüşümü doğru okuduğunu, buna uygun yol haritasını kararlılıkla uyguladığını dile getiren Yılmaz, "Dünyanın bu yeni şartlarında 2026 yılı bütçemiz, güven ve istikrarı pekiştiren, ekonominin dış şoklara karşı dayanıklılığını artıran temel politika araçlarından biri olarak öne çıkmaktadır." dedi. Yılmaz, küresel enflasyonda gerileme gözlenmekle birlikte henüz arzu edilen seviyelere gelinemediğini belirterek, Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) tahminlerine göre dünya ekonomisinin 2025 ve 2026'da yıllık sırasıyla yüzde 3,2 ve yüzde 3,1 oranında büyümesinin öngörüldüğünü kaydetti. IMF tahminlerine göre, 2025 yılında küresel enflasyonun yüzde 4,2'ye, 2026 yılında ise yüzde 3,7'ye gerilemesinin beklendiğini aktaran Yılmaz, "2026 yılında dış koşulların bir önceki yıla göre daha destekleyici bir görünüm sergileyeceğini, dezenflasyon sürecimize ve aynı zamanda yatırım, istihdam, üretim ve ihracat hedeflerimize nispi olarak daha fazla katkı sağlayacağını değerlendirmekteyiz." şeklinde konuştu. - "AVRUPA'NIN 4'ÜNCÜ BÜYÜK EKONOMİSİ OLMAYI BEKLİYORUZ" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2020-2024 döneminde, 5 yıllık süreçte dünya ekonomisi yüzde 15,1 oranında büyürken, Türkiye ekonomisinin aynı dönemde yüzde 30,3'lük bir büyüme gösterdiğini, bu süreçte ortalama yıllık büyüme hızının dünya genelinde yüzde 2,9 düzeyinde gerçekleşirken, Türkiye ekonomisinin yıllık ortalama yüzde 5,4'lük oranla dünya ortalamasının iki katı kadar büyüdüğünü söyledi. Milli gelirin, 2023 itibarıyla ilk defa 1 trilyon dolar eşiğini aşarak 1 trilyon 130 milyar dolara ulaştığını, kişi başına düşen milli gelirin ise 13 bin dolar olarak gerçekleştiğini anımsatan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "2024 yılında kişi başına düşen milli gelirimiz 15 bin doları aşmıştır. 2025 yılı üçüncü çeyreği itibarıyla Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYH) dolar cinsinden yıllıklandırılmış büyüklüğü 1 trilyon 538 milyar dolar düzeyine yükselmiştir. Aynı dönemde yıllıklandırılmış kişi başına milli gelirin ise yaklaşık 17 bin dolar seviyesine çıktığı görülmektedir. Yıl sonu tahminimiz ise kişi başına gelirde 17 bin 748 dolardır. 2025 yılı itibarıyla kişi başına düşen milli gelirimizin bu seviyelere ulaşmasıyla ülkemizin Dünya Bankasının Atlas Yöntemi ile belirlediği eşik değerleri ilk defa aşarak yüksek gelir grubu ülkeler arasında yer alması öngörülmektedir. Ülkemizin küresel ekonomiyle bütünleşmesi ve gelişmiş ekonomilere yakınsama iradesi kararlılıkla sürdürülmektedir. 2024 yılı itibarıyla nominal dolar bazında Türkiye 17'nci büyük ekonomi, Satın Alma Gücü Paritesinde ise 12'nci büyük ekonomi konumundadır. 2025 yılına ilişkin tahminlerin gerçekleşmesi halinde nominal dolar bazında Türkiye ekonomisi, dünyanın 16'ncısı, Satın Alma Gücü Paritesine göreyse 11'inci büyük ekonomisi olacaktır. Böylece İtalya'nın ekonomik hacmini geçerek Avrupa'nın da 4'üncü büyük ekonomisi olmayı bekliyoruz." Yılmaz, Türkiye ekonomisinde 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yıllık bazda yüzde 3,7 oranında büyüme gerçekleştiğine dikkati çekerek, "Küresel ve bölgesel olumsuz konjonktüre rağmen, siyasi istikrar ortamı ve öngörülebilir politikalar çerçevesinde büyüme performansımız 21 çeyrektir kesintisiz bir şekilde devam etmektedir." diye konuştu. 2027 ENFLASYON HEDEFİ TEKRAR TEK HANELİ SEVİYELER Ekim ayında mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranının yüzde 8,5 düzeyinde gerçekleştiğini ve son 30 aydır tek haneli seviyelerdeki seyrini sürdürdüğünü belirten Yılmaz, "2025 yılı işsizlik oranının Orta Vadeli Program'da öngörülen yüzde 8,5 düzeyinin bir miktar altında gerçekleşebileceği değerlendirilmektedir." dedi. Yılmaz, bir yandan işsizlik oranını düşürmeye çalışırken, diğer yandan atıl işgücünü üretime katma yönünde çok yönlü bir politika setini uygulamayı planladıklarını dile getirerek, "Bu doğrultuda, Orta Vadeli Program'da öngörülen büyüme patikasına paralel olarak istihdamın, önümüzdeki yıllarda yıllık ortalama 842 bin kişi artması, işsizlik oranının ise 2028 yılına kadar kademeli biçimde düşerek yüzde 7,8 seviyesine gerilemesi beklenmektedir." değerlendirmesinde bulundu. Dezenflasyon sürecinin program takvimine uyumlu şekilde ilerlemesinin, yılın ikinci yarısında çok daha somut biçimde hissedildiğini anlatan Yılmaz, şöyle konuştu: "Kasım 2025 itibarıyla yıllık tüketici enflasyonu yüzde 31,1 düzeyine kadar gerilemiştir. Temel mal enflasyonunda çok daha belirgin bir düşüşle bu oran yüzde 18,6 olmuştur. Aralık ayına yönelik enflasyon görünümü de olumlu seyretmektedir. Önceliğimiz açık ve nettir. Bütüncül bir yaklaşımla para, maliye, gelirler politikaları ve yapısal dönüşüm adımlarıyla dezenflasyonu kararlılıkla sürdüreceğiz. 2026 yılında enflasyonun yüzde 20'nin altındaki bir seviyeye inmesini, fiyatlama davranışlarında yapışkanlığın kalıcı olarak kırılmasını ve 2027 yılından itibaren enflasyonun tekrar tek haneli seviyelere düşürülmesini hedefliyoruz." Yılmaz, sosyal konut ve gıda başta olmak üzere arz yönlü politikalarla da enflasyonla mücadeleyi bütüncül bir çerçevede sürdüreceklerini ifade ederek, "Enflasyonla mücadele elbette yalnızca makro göstergeleri düzeltmek anlamına gelmemektedir. Enflasyonun düşmesi ile artan öngörülebilirlik, yatırım ortamını iyileştirmek suretiyle sürdürülebilir büyümemize de güç katacaktır. Tüm bu çabalarımızın nihai ve esas gayesi ise vatandaşlarımızın satın alma gücünü ve refahını kalıcı bir şekilde yükseltmektir." dedi. - "MERKEZ BANKASI REZERVLERİ 28 KASIM İTİBARIYLA 183,2 MİLYAR DOLARA ULAŞTI" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bu yılın Ocak-Kasım döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre ihracat gelirlerinin 247,2 milyar dolara ulaştığını, kasım ayı itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatının 270,6 milyar dolar olduğunu belirterek, toplam mal ve hizmet ihracatının bu yıl 390 milyar doların üzerinde gerçekleşeceğini, mal ihracatını gelecek yıl 282 milyar dolar düzeyine yükseltmeyi hedeflediklerini söyledi. 2025 yılında cari işlemler açığının milli gelire oranının OVP'deki tahminlere paralel olarak yaklaşık yüzde 1,4 düzeyinde gerçekleşmesinin öngörüldüğünü aktaran Yılmaz, uluslararası doğrudan yatırımların, bu yılın Ocak-Eylül döneminde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 46 artışla 11,4 milyar dolar olduğunu, eylül itibarıyla yıllıklandırılmış doğrudan yabancı yatırımların ise 15,3 milyar dolar seviyesine ulaştığını ifade etti. Yılmaz, Kur Korumalı Mevduat'ın (KKM) toplam mevduattaki payının yüzde 0,1'e kadar gerilediğini bildirerek, enflasyondaki düşüşün Türk lirasına güveni pekiştirdiğini, Türk lirası mevduatın toplam mevduat içindeki payının yüzde 62,1'e yükseldiğini kaydetti. Merkez Bankası rezervlerinin 28 Kasım itibarıyla 183,2 milyar dolara ulaştığını kaydeden Yılmaz, geçen yıla göre 25,5 milyar dolarlık artış gerçekleştiğine dikkati çekti. - "MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GELİRLERİNİN 16 TRİLYON 266 MİLYAR LİRAYA ULAŞACAĞINI TAHMİN EDİYORUZ" Bu yıl merkezi yönetim bütçe giderlerinin 14 trilyon 674 milyar lira, merkezi yönetim bütçe gelirlerinin 12 trilyon 466 milyar lira, bütçe açığının 2 trilyon 208 milyar lira, faiz dışı açığın 156 milyar lira olarak gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini anlatan Yılmaz, "2025 yılında vergi gelirlerinin 10 trilyon 734 milyar lira, vergi dışı gelirlerin ise 1 trilyon 732 milyar lira olacağını öngörüyoruz." dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2026 yılı bütçesi kapsamında 228 kamu idaresinin bütçesinin bulunduğunu, bütçe giderlerinin 18 trilyon 979 milyar lira, bütçe gelirlerinin ise 16 trilyon 266 milyar lira olacağını öngördüklerini, 2026 yılı bütçesinde, büyük oranda deprem harcamaları bağlantılı geçici yükselişe rağmen, faiz giderlerinin milli gelire oranının yüzde 3,5 seviyesinde olmasını beklediklerini, 2026 yılı bütçesinin 29 milyar lira faiz dışı fazla vermesini hedeflediklerini söyledi. Son 3 yılda merkezi yönetim bütçesinden, bu yılın fiyatlarıyla 90 milyar dolar tutarındaki önemli bir kaynağı depremin yaralarının sarılması için kullandıklarını bildiren Yılmaz, "2026 yılında merkezi yönetim bütçe gelirlerinin 2025 yılı gerçekleşme tahminlerine göre yüzde 30,5 artışla 16 trilyon 266 milyar liraya, vergi gelirlerinin ise yüzde 28,9 oranında artarak 13 trilyon 833 milyar liraya ulaşacağını tahmin ediyoruz." şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "İmkanlarımız arttıkça, enflasyonun düştüğü bir ortamda kalıcı refah artışını sağlayacak şekilde tüm kesimlerin şartlarında iyileştirme yapmaya devam edeceğiz. Popülist, halkı aldatan bir anlayışla değil, gerçekçi bir zeminde halkımızın refahını yükseltmeye devam edeceğiz." dedi. Cevdet Yılmaz, 2002'den bu yana eğitimi en öncelikli mesele olarak gördüklerini ve eğitim bütçesini 2026'da 2 trilyon 896 milyar liraya yükselttiklerini belirtti. Yılmaz, merkezi yönetim bütçesinden 2002'de yalnızca yüzde 9,4 seviyesinde pay alan eğitime 2026 yılında yüzde 15,3 oran ile en yüksek payı ayırarak Milli Eğitim Bakanlığı bütçesini 2026 yılında 1 trilyon 944 milyar liraya yükselttiklerini ifade etti. Hükümetleri döneminde, 385 bin 375 yeni dersliğin eğitim ve öğretim hizmetine sunulduğunu vurgulayan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tüm çocuklarımızın kaliteli eğitime erişimini sağlamak için özellikle ilave ihtiyaçları bulunan bölgelerdeki okulların fiziki koşullarını iyileştirmeye öncelik veriyoruz. Bu kapsamda, yeni dersliklerin yapımı, okulların depreme karşı güçlendirilmesi, bilişim altyapılarının iyileştirilmesi ve internet erişiminin sağlanması gibi çalışmalar yürütülmektedir. Geçmişte ideolojik nedenlerle zayıflatılan mesleki eğitimi güçlendirmek, eğitimin içeriği ile işgücü piyasalarının ihtiyaçlarını örtüştürmek temel önceliklerimiz arasında olmaya devam etmektedir. Erişim sorununu çözmüş bir ülke olarak, önümüzdeki dönem eğitimde kaliteyi ve teknolojik dönüşümü daha fazla ön plana alacağız. Öğrencilerin dijital, analitik ve problem çözme becerilerini güçlenmesini, bu sayede işgücü piyasasının ihtiyaç duyduğu yetkinliklere daha hızlı uyum sağlayan, istihdam edilebilirliği yüksek bireyler yetişmesini hedeflemekteyiz." - "YÜKSEKÖĞRETİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ GÜÇLENDİRİLMİŞTİR" Cevdet Yılmaz, yükseköğretim alanında başta yükseköğretime erişim olmak üzere birçok alanda önemli ilerlemeler kaydettiklerini dile getirdi. 2002'de 76 üniversite mevcut iken bu sayıyı 208'e yükselttiklerini, devlet üniversitesi sayısını da aynı dönemde 53'ten 129'a çıkardıklarını anımsatan Yılmaz, "Son 23 yılda yükseköğretime erişebilirlik sorunu büyük ölçüde çözülmüş, fırsat eşitliği güçlendirilmiştir. Ayrıca yükseköğrenim öğrencilerinin faydalandığı yurt yatak kapasitesi 2002 yılı sonunda 182 bin iken, bugün bu sayı 1 milyon 3 bine ulaşmıştır." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, eğitimle birlikte hükümetleri döneminde en fazla önem verdikleri ve büyük bir dönüşüm gerçekleştirdikleri diğer alanın da "sağlık" olduğunu aktardı. Pandemi döneminde Türkiye'nin sağlık sisteminin rüştünü tüm dünyada ispatladığını vurgulayan Yılmaz, vatandaşlarımızın, sağlık hizmetlerinden en iyi şekilde yararlanmalarını sağlamak amacıyla merkezi yönetim bütçesinden sağlık hizmetleri için 2026 yılında 1 trilyon 594 milyar lira kaynak ayırdıklarını belirtti. Merkezi yönetim bütçesinden sağlık için ayrılan kaynağa, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan yapılacak sağlık harcamalarını da eklediklerinde sağlık alanına kamu kaynaklarından ayrılan toplam tutarın 3 trilyon 307 milyar liraya ulaştığını dile getiren Yılmaz, yapılan şehir hastaneleri ve yenilenen hastanelerle sağlık standardının yükseldiğini dile getirdi. Yılmaz, Türkiye'de sağlık endüstrilerinin 12. Kalkınma Planı hedefleri doğrultusunda, özellikle yerli üretim, teknolojik yetkinlik ve ihracat odaklı büyüme stratejileriyle önemli bir dönüşüm sürecinde olduğunu vurguladı. Savunma sanayiindeki atılımın aynısını "ilaç ve sağlık cihazları" alanında yapmayı hedeflediklerini vurgulayan Yılmaz, "Sağlık turizminde de büyük bir atılım içindeyiz. Sağlık turisti sayısı 2020'de 435 bin düzeyindeyken, 2024 yılında 1 milyon 506 bine yükselmiştir. Sağlık turizmi gelirleri ise aynı dönemde 1,3 milyar dolardan 3 milyar dolar seviyesine çıkmıştır. Tek başına bu rakamlar bile sağlık sistemimizin dünyada geldiği yeri net bir şekilde göstermektedir. Eskiden şifa bulmak için başka ülkelere gidilirken bugün dünyanın dört bir yanından insanlar şifa bulmak için ülkemiz geliyor." dedi. - "NÜFUS KONUSUNU BEKA MESELESİ OLARAK GÖRÜYORUZ" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sosyal devlet ilkesi ve "insanı yaşat ki devlet yaşasın" şiarıyla, ülkenin sahip olduğu refahı, toplumun tüm katmanlarına yaymaya kararlı olduklarını bildirdi. Dünyanın en iyi işleyen, en kuşatıcı sosyal destek sistemine sahip ülkelerinden biri olarak sosyal yardım bütçesini, 2026 yılında 917 milyar liraya çıkardıklarına dikkati çelen Yılmaz, şu değerlendirmelerde bulundu: "2026'da ödeme gücü olmayan vatandaşlarımızın sağlık primi giderlerini karşılamak amacıyla 157 milyar lira, 65 yaş üstü yaşlılarımız, bakıma ihtiyacı olan engelli vatandaşlarımız ve yakınlarına bağlanan aylıklar kapsamında 106 milyar lira, sosyal konut finansmanının desteklenmesi amacıyla 100 milyar lira, engelli vatandaşlarımızın evde bakımına destek amacıyla 90 milyar lira, engelli vatandaşlarımızın eğitim desteği için 56 milyar lira, doğum yardımı ödemeleri için 44 milyar lira, ekonomik yoksunluk içinde olan çocuklarımızın aileleri yanında yetişmelerine imkan sağlayan sosyal ve ekonomik destek ödemeleri için 23 milyar lira, koruyucu aile uygulaması kapsamında yaklaşık 3 milyar lira kaynak ayırdık. Bu alanda birçok çalışma yürütüyoruz. Nüfus konusunu beka meselesi olarak görüyoruz. Bu alanda Cumhurbaşkanımızın oluşturduğu Nüfus Politikaları Kurulu'nda kapsamlı politikalar uyguluyoruz. Doğum yardımlarından çocuk bakım hizmetlerine, annelerin çalışma hayatını kolaylaştırmaktan sağlık hizmetlerine geniş bir yelpazede adımlar atıyoruz. Kurduğumuz Aile ve Gençlik Fonu ile yeni evlilikleri teşvik ederek gençlerimize destek oluyoruz. Fon kapsamında verilen kredi desteğini, 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla eşlerden her ikisinin 18-25 yaş aralığında olduğu başvurularda 250 bin liraya, en az birinin 26-29 yaş aralığında olduğu başvurularda ise 200 bin liraya çıkarıyoruz. Kadına yönelik şiddetle mücadelemizi sürdürüyoruz. Çocukların sıcak ve huzurlu bir yuvada yetişmesi için bütün gayretimizi sarf ediyoruz. Hiç kimseyi geride bırakmayan toplum vizyonu ile hareket ederek, engelli ve yaşlı vatandaşlarımızın toplumsal hayatın her alanına etkin katılımını sağlayacak çalışmalarımıza 2026 yılında da devam edeceğiz." Cevdet Yılmaz, vatandaşların elektrik ve doğal gazı daha ucuza kullanabilmeleri için 2026 yılı bütçesinden 373 milyar lira kaynak ayırdıklarını, halihazırda meskenlerde kullanılan elektriğe ortalama yüzde 54, doğal gaza ise yüzde 45 destek verildiğini söyledi. 2022 yılı Ocak ayı itibarıyla, asgari ücrete kadar tüm çalışanların ücretlerini vergi dışı tuttuklarını anlatan Yılmaz, "Bu imkandan tüm çalışanlarımız yararlanmaktadır. Bu kapsamda sadece asgari ücrete verdiğimiz vergi istisnamız gelecek yol 1 trilyon 92 milyar lirayı bulacaktır." ifadesini kullandı. - "2026'DA TARIM SEKTÖRÜ YATIRIM ÖDENEĞİNİ 190 MILYAR LİRAYA ÇIKARTIYORUZ" Cevdet Yılmaz, 2026 yılı bütçesinden tarıma 938 milyar lira kaynak ayırdıklarını belirterek, şunları söyledi: "Bu kapsamda, tarımsal destek programları için 168 milyar lira, tarım sektörü yatırım ödenekleri için 190 milyar lira, tarımsal kredi destekleri, tarımsal KİT ve ihracat destekleri için 318 milyar lira kaynak ayırıyoruz. Tarıma yönelik vergi harcamalarımız ise 262 milyar lira olacaktır. 2026 yılında tarım sektörü yatırım ödeneğini 190 milyar liraya çıkartıyoruz. Bunun 122 milyar lirasını tarımsal sulama yatırımları için ayırıyoruz. 2026 yatırımları ile 64 bin hektar alan ilk kez suya kavuşacak, 14 bin hektarda ise açık kanal sistemleri kapalı borulu modern şebekelere dönüştürülecek. Ülkemizde tarımsal hasıla her geçen gün yükselmektedir. Kim ne derse desin tarım ve tarıma dayalı gıda alanında Türkiye net ihracatçı ülke konumundadır. Son 23 yılda tarım ve gıda ürünlerinde yaklaşık 115 milyar dolar dış ticaret fazlasıyla tarımda net ihracatçı bir ülkeyiz." Yılmaz, yerli ve yenilenebilir enerji potansiyelini geliştirmenin, enerjide dışa bağımlılığı azaltmada temel politikaları arasında yer aldığını dile getirdi. Yenilenebilir enerjide çok iyi bir noktaya geldiklerini vurgulayan Yılmaz, bu alandaki ekipmanların üretimini desteklediklerini aktardı. Petrol ve doğal gaz gibi birincil enerji kaynaklarında dışa bağımlılığın yüksek olmasının Türkiye'nin enerji arz güvenliği ve dış ticaret dengesi üzerinde önemli etkiler oluşturduğunu ifade eden Yılmaz, "Geçen yıl 66 milyar dolar olan enerji ithalatını azaltmak için bütün gayretimizi bu alan vermiş durumdayız. Gabar başta olmak üzere petrol üretimimizi artırıyoruz. Gabar'da geçen sene bu günlerde yaklaşık 57 bin varil olan günlük petrol üretimimizi, 81 bin varile çıkardık. Kısa sürede bunun 100 binleri aşacağını düşünüyoruz. Akkuyu'nun gelecek yıl devreye girmesini ve elektrik ihtiyacımız yaklaşık yüzde 10'unun karşılamasını öngörüyoruz." şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sulama projelerinden, demir yolu projelerine, havalimanlarından, deniz yolu yatırımlarına birçok alanda yatırımlara hız kesmeden devam ettiklerini söyledi. "Önümüzdeki dönem demiryolları öncelikli alanımız. Demiryolları içinde de üretim alanları ile limanları birbirine bağlayan iltisak haklarını önceliklendirdik." diyen Yılmaz, özel sektörün rekabet gücünü artırma açısından bu durumun önemli faydalar doğuracağını belirtti. Hava yolunda, kargo kapasitesindeki artışın yanı sıra gelecek yıl yolcu sayısının 244 milyon 256 milyona ulaşmasını beklediklerini vurgulayan Yılmaz, "Hava yolları gerçek anlamda halkın yolu haline gelmiştir." ifadesini kullandı. Yılmaz, yerli ve milli elektrikli otomobil TOGG'un üretimine hız kesmeden devam ettiklerini, sedan modelin üretimine bu yıl başlandığını anımsattı. - "MEMURUYLA IŞÇISIYLE KAMU ÇALIŞANLARININ ÖZLÜK HAKLARINI IYILEŞTIRDIK" AK Parti hükümetleri döneminde, çalışanlar ile emeklilerin aylık ve ücretlerinde enflasyonun üzerinde reel artışlar yaptıklarını vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti: "Memuruyla işçisiyle kamu çalışanlarının özlük haklarını iyileştirdik. En düşük devlet memuru aylığı, 2025 yılı Temmuz ayı itibarıyla 50 bin 503 liraya yükseltilmiş olup, Temmuz ayında 2002 yılına göre reel artış yüzde 262 olmuştur. En düşük emekli aylığı Temmuz itibarıyla 16 bin 821 liraya yükseltilmiştir. En düşük emekli aylığındaki reel artış 2002 yılına göre yüzde 621'dir. 2023 yılı Ocak ayından geçerli olmak üzere, kamu görevlilerimizin ek göstergelerini artırdık. İmkanlarımız arttıkça, enflasyonun düştüğü bir ortamda kalıcı refah artışını sağlayacak şekilde tüm kesimlerin şartlarında iyileştirme yapmaya devam edeceğiz. Popülist, halkı aldatan bir anlayışla değil, gerçekçi bir zeminde halkımızın refahını yükseltmeye devam edeceğiz. Köklü bir medeniyetin mirasçısı olan bir milletin fertleriyiz. Bu aziz millet için ne yapsak azdır. "AZİZ MİLLETIMIZE LAYIK BİR GELECEĞİ İNŞA ETME KARARLILIĞIMIZDAN ASLA TAVİZ VERMİYORUZ" Cumhuriyetimizin asrı aşan birikimi ve kazanımları zemininde, Türkiye Yüzyılı Vizyonumuzu hayata geçirmek için, Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlı ve dirayetli liderliğinde, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak gece gündüz çalışıyoruz, çalışmaya devam edeceğiz. Amacımız demokrasi ve kalkınma standartları yüksek, çok daha huzurlu, müreffeh, güçlü ve büyük Türkiye için gerekli yapısal dönüşümleri gerçekleştirmeye devam etmektir. Tüm gayemiz, yeni küresel şartlarda riskleri bertaraf etmek, fırsatları en iyi şekilde değerlendirmek, ülkemizin ve insanımızın dünyadaki konumunu çok daha ileriye taşımaktır. Her zaman vatandaşımızı merkeze alan bir anlayışla çalışıyor, genç nesiller başta olmak üzere insanımızın potansiyeline güveniyor, aziz milletimize layık bir geleceği inşa etme kararlılığımızdan asla taviz vermiyoruz." Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
December 8, 2025 at 5:40 PM
CHP’li Tahsin Becan: 2026’da günde 43 milyar TL, saatte 2 milyar TL vergi ödeyeceğiz!

yalovacevre.com/tahsin-becan...

#VergiYükü #TahsinBecan #2026Bütçesi
December 8, 2025 at 1:45 PM
Güncel News press Cevdet Yılmaz: 2026 bütçesi istikrar ve refah bütçesidir #CevdetYılmaz #2026Bütçesi #İstikrar #Refah #TürkiyeYüzyılı
Cevdet Yılmaz: 2026 bütçesi istikrar ve refah bütçesidir
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Meclis Genel Kurulu’nda 2026 yılı bütçesine ilişkin önemli açıklamalarda bulunuyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın açıklamaları şu şekilde: “Türkiye artık yüksek gelirli ülkeler ligine girmeye hazırlanan bir ülkedir. Bu yeni aşama niteliksel bir değişimin yeni bir kalkınma hamlesinin başlangıcıdır. Bu yolculuk Türkiye yüzyılı rotasında büyük bir dönüşüm hamlesidir. 2026 yılı Orta Vadeli Programı’mızın en kritik yılıdır. 2026 bütçesi yapısal dönüşümü hızlandıracak bir anlayışla huzurlarınıza getirilmiştir. Gıda ve enerjide arz güvenliğini artıracak politikalar ve yeni bir sosyal konut hamlesini başlatmaya yönelik çalışmalar bütçemizde karşılık bulmuştur. ‘2026 YILI ÜLKEMİZDE ZİRVELER YILI OLACAKTIR’ Dış politikada milli hak ve menfaatlerimizi merkeze almaya, Türkiye’nin küresel etkinliğini daha da artırmaya devam edeceğiz. Türk Devletleri Zirvesinden Antalya Diplomasi Forumu’na 2026 yılı ülkemizde zirveler yılı olacaktır. 2026 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu teklifimizi yüce Meclis’imizin takdirine arz ediyoruz. Dünya tarihi bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Her alan köklü bir değişim süreci yaşıyor. Dünya ekonomisinin ağırlık merkezi hızla değişiyor. G7 ülkelerinin küresel ekonomideki ağırlığı belirgin şekilde düşerken gelişmekte olan ülkelerin payı artmaktadır. Büyük güç kayması jeopolitik alanda da yeni bir gerilim hattı oluşturmaktadır. Güçlü liderlik ve istikrarlı yönetim yapımız Türkiye Cumhuriyet olarak küresel dönüşümü doğru bir şekilde okuduğumuzu göstermektedir. Dünyanın yeni şartlarında 2026 yılı bütçemiz güven ve istikrarı pekiştiren, ekonominin dış şoklara karşı dayanıklılığını artıran, temel politika araçlarından biri olarak öne çıkmaktadır. "FİNANSMAN KOŞULLARININ DAHA DESTEKLEYİCİ BOYUTLARA ULAŞMASI BEKLİYORUZ" 2025 yılında küresel iktisadi faaliyetin seyrinde yüksek faiz ortamı, zayıf yatırım iştahı, artan politika belirsizlikleri sınırlayıcı etki yapmıştır. Küresel enflasyon görünümüne baktığımızda 2023 yılında baz etkisiyle küresel enflasyonda belirgin bir düşüş kaydedilmiştir. 2024 yılında iş gücü piyasalarındaki sıkılık, ücret artışlarının hizmet maaliyetlerini yukarı çekmesi küresel enflasyonu katı tutmuş, enflasyon hedeflenen düzeylerin üzerinde kalarak yüzde 5.8 olarak gerçekleşmiştir. IMF tahminine göre 2025’te küresel enflasyonun yüzde 4.2’ye, 2026 yılında ise yüzde 3.7’ye gerilemesi beklenmektedir. 2026 yılına ilişkin küresel görünüme dair belirsizlikler devam etmekle birlikte ticaret ortaklarımızda daha güçlü büyümenin öne çıkması, artan enflasyonist baskılayarak rağmen para politikalarında normalleşme adımlarıyla finansman koşullarının daha destekleyici boyutlara ulaşması beklenmektedir. 2026 yılında dış koşulların bir önceki yıla göre daha destekleyici görünüm sergileyeceğini, dezenflasyon sürecimize ve yatırım istihdam üretim ve ihracat hedeflerimize nispi olarak daha fazla katkı sağlayacağını değerlendirmekteyiz." TÜRKİYE EKONOMİSİ HAKKINDA 2024 yılı yüzde 3.3’lük büyüme ile tamamlanmıştır. 2024 yılında kişi başı milli gelirimiz 15 bin doları aşmıştır. 2025 yılı üçüncü çeyreği itibarıyla GSYH’nın dolar cinsinden yıllıklandırılmış büyüklüğü 1 trilyon 538 milyar dolar düzeyine yükselmiştir. Yıllıklandırılmış kişi başı milli gelirin 17 bin dolara çıktığı görülmektedir. ‘AVRUPA’NIN 4’ÜNCÜ BÜYÜK EKONOMİSİ OLMAYI BEKLİYORUZ’ Ülkemizin küresel ekonomi ile bütünleşmesi kararlılıkla sürdürülmektedir. 2024 yılı itibarıyla nominal dolar bazında Türkiye 17’inci büyük ekonomi, satın alma gücü paritesinde 12’inci büyük ekonomi durumundadır. Tahminlerin gerçekleşmesi halinde nominal bazda Türkiye ekonomisi dünyanın 16’ncısı, satın alma gücü paritesine göre ise 11’inci büyük ekonomisi olacaktır. Avrupa’da İtalya’nın ekonomik hacmini geçerek Avrupa’nın 4’üncü büyük ekonomisi olmayı bekliyoruz. BÜYÜME HAKKINDA Büyüme performansımız 21 çeyrektir kesintisiz bir şekilde devam etmektedir. Enflasyon ile mücadele ettiğimi dönemde istikrarlı bir şekilde büyümeye devam etmemiz son derece kıymetlidir. 2025’nının üçüncü çeyrek büyümesi ile ekonomimizde dengeli büyüme kompozisyonu korunmuştur. 2025 yılı üçüncü çeyreğinde sanayi sektörü yüzde 6.5 oranında, inşaat dahil hizmetler sektörü ise yüzde 4.6 oranında büyüme kaydetmiştir. Bu yıl hem don hem zirai kuraklık yaşadığımız bir yıl oldu. Tarım sektöründe ise negatif yüzde 12.7 büyüme görmüş durumdayız. 2025 yılı için OVP’de yüzde 3.3 olarak öngörülen büyüme hedefimizin mevcut görünüm altında korunabilir olduğu bu hedef ilişkin risklerin dengeli seyrettiği değerlendirilmektedir. Orta vadede ise daha güçlü ve istikrarlı büyüme oranlarına ulaşılması öngörülmektedir. İŞSİZLİK 30 AYDIR TEK HANEDE Ekim ayında mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 8.5 düzeyinde gerçekleşmiş ve son 30 aydır tek haneli seviyelerinde seyrini sürdürmüştür. 2025 yılı işsizlik oranını OVP’de öngörülen yüzde 8.5 düzeyinin bir miktar altında gerçekleşebileceği değerlendirilmektedir. OVP’de işsizlik oranının 2028 yılına kadar kademeli düşerek yüzde 7.8 seviyesine gerilemesi beklenmektedir.Haberin Ayrıntıları Geliyor... Son dakika gelişmelere anında ulaşmak için Haber7 uygulamasını akıllı cihazlarınıza (iOS, Android) kurabilir, Twitter’da @Haber7 hesabını takip edebilirsiniz.App Store Google Play Takip Et Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
December 8, 2025 at 9:55 AM
Güncel News press Komşuda sokaklar karıştı: On binlerce kişi meydanlara indi! #BulgaristanProtestoları #Yolsuzluk #BaşkentSofya #HükümetKarşıtı #2026Bütçesi
Komşuda sokaklar karıştı: On binlerce kişi meydanlara indi!
Bulgaristan'da başkent Sofya İçişleri Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, dün on binlerce kişinin katıldığı hükümet karşıtı gösterilerde gözaltına alınan kişilerin sayısının 71'e yükseldiği ve 3 polisin hafif yaralandığı belirtilirken, Bulgaristan hükümeti protestoların hedefindeki 2026 yılı bütçe tasarısının geri çekildiğini açıkladı. BULGARİSTAN'DAKİ YOLSUZLUK PROTESTOLARINDA 71 GÖZALTI Bulgaristan'da dün başta başkent Sofya olmak üzere ülke genelinde on binlerce göstericinin hükümeti yolsuzlukla suçladığı ve euro bazlı 2026 yılı bütçe tasarısını protesto ettiği gösterilerde gözaltı sayısı 71'e yükseldi. Sofya İçişleri Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, Ulusal Meclis önünde düzenlenen protestonun barışçıl bir şekilde yürütüldüğünün altı çizilirken, yerel saat ile 22.00'dan sonra provokatörlerin şiddet olayları başlattığı ve bu olaylarda 3 polisin hafif yaralandığı belirtildi. Sofya İçişleri Müdürü Lyubomir Nikolov, güvenlik güçlerinin protesto sırasında gerginliğin artmaması için siviller ile işbirliği içinde bulunduğunu aktararak, polisin güvenlik önlemleri doğrultusunda Sofya'daki sokaklarda 21 kontrol noktası kurduğunu bildirdi. Nikolov, kontrol noktalarında bir havalı tabanca olmak dahil çeşitli yasaklı unsurların güvenlik taramalarına takıldığını açıkladı. Kalabalık içinde provokatif eylemlerde bulunan kişilerin tespit edilmesi için güvenlik ekiplerinin de görevlendirildiğini belirten Nikolov, protesto organizatörlerinin bu kişileri yetkililere ihbar edememesi nedeniyle kaçınılmaz bir şekilde şiddet olaylarının yaşandığını vurguladı. Nikolov, provokasyonlara rağmen güvenlik güçlerinin gerginliği tırmandırmadığını bildirdi. KONTEYNERLER ATEŞE VERİLDİ Şiddet olayları sırasında bazı göstericiler siyasi partilerin merkezleri önünde barikatlar kuran güvenlik çalışanlarına taş, şişe ve maytap fırlatmış, bazı binalara yağma girişiminde bulunmuş, bir polis aracına zarar vermiş ve çöp konteynerlerini ateşe vermişti. Müdürlük tarafından yayımlanan açıklamaya göre, gözaltına alınan kişiler arasında 19 genç de yer alıyor. Bobokov, bir grup provotakör ile işbirliğinde bulunarak çöp konteynerlerini ateşe vermekle suçlanıyor. Açıklamada, gözaltına alınan başka bir kişinin ise üzerinde sokak adlarının yazılı olduğu çeşitli miktarlarda bölünmüş 31 bin Bulgar levası bulunduğu bildirildi. Yetkililer, söz konusu paranın protestolarda provokatif eylemleri teşvik etmek için kullanıldığını düşünüyor. HÜKÜMET BÜTÇE TASARISINI GERİ ÇEKTİ Bulgaristan hükümeti, halkın yoğun tepkisi ve kalabalık protestolar üzerine tartışmalı 2026 yılı bütçe tasarısının geri çekildiğini duyurdu. Açıklamada, "Parlamento kararının ardından bakanlar kabinesi yeni bütçe süreci başlatacaktır" ifadeleri kullanıldı. Hükümet, geçtiğimiz haftalarda da düzenlenen protestoların ardından bütçenin revize edileceğini açıklamış, ancak bu konuda harekete geçmemişti. Halk ise bu duruma tepki göstererek on binlerce kişinin katılımıyla dünkü protestoları düzenlemişti. Ocak 2026 itibariyle euro para birimine geçmeye hazırlanan Bulgaristan'ın 2026 bütçesi, söz konusu değişiklik göz önünde bulundurularak euro bazında hazırlanmıştı. Ülke halkının büyük bir kısmı ise Bulgaristan'ın euro bölgesine girmesinin ülkenin egemenliğini riske atacağını düşünüyor ve perakendecilerin söz konusu para birimi değişikliğini suistimal ederek fahiş fiyat artışlarına neden olabileceğinden endişe duyuyor. Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
December 2, 2025 at 7:21 PM
🛑 VATANDAŞLIK MAAŞI MI GELİYOR? HEYECANA MAHAL YOK, İŞTE GERÇEKLER!

Bugün "Vatandaşlık Maaşı geliyor" başlıklı haberlerle ortalık hareketlendi. Hükümete yakın bir gazetedeki propaganda haberi üzerine konu gündem oldu.

#VatandaşlıkMaaşı #Ekonomi #2026Bütçesi #SosyalPolitika
November 20, 2025 at 9:15 AM
Güncel News press 2026 yılı bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda #2026Bütçesi #TBMM #Ekonomi #BütçeGörüşmeleri #Finans
2026 yılı bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda
Komisyon, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı. Muş, burada yaptığı konuşmada, 2026 yılı bütçe sürecinin, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın komisyona sunumuyla başlayacağını ve bir aydan fazla sürecek yoğun bir mesai gerçekleştireceklerini söyledi. Bugünkü sunumun ardından 30 Ekim Perşembe günü bütçe teklifinin geneli ve Sayıştay raporları üzerindeki görüşmeleri gerçekleştireceklerini anlatan Muş, "Devamında da ilan edilen bütçe görüşme takviminde yer alan kamu idarelerinin sırasıyla bütçe, kesin hesap ve Sayıştay raporlarını görüşeceğiz. Önceki yıllarda olduğu gibi bütçe görüşmelerini, her gün bir bakanlık ve bağlı, ilgili ve ilişkili kurumlar olacak şekilde 28 Kasım Cuma günü tamamlamayı planlıyoruz." dedi. Bütçe müzakere sürecinde, merkezi yönetim kapsamında TBMM ve Cumhurbaşkanlığının yanı sıra 17 bakanlığın, toplamda ise 228 kamu idaresinin bütçe, kesin hesap ve Sayıştay raporunun ele alınacağını belirten Muş, 2026 yılı bütçe görüşmelerinin hayırlı olması temennisinde bulundu. Komisyon Başkanı Muş, konuşmasının ardından usul tartışması açılmasını talep eden milletvekillerine söz verdi. CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, 2026 yılı bütçesini ve ekonomi politikalarını eleştirdi, bütçe görüşmelerinin canlı yayımlanmasını talep etti. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, bütçe teklifine ilişkin dokümanların kendilerine geç ulaştırıldığını ve bunların yetersiz olduklarını savundu. Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'ne ilişkin sunumuna başladı. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
October 23, 2025 at 1:21 PM
Güncel News press Memurların 2026 için fazla mesai ücretleri belli oldu #memurlar #fazlamesai #ücretartışı #2026bütçesi #ekonomi
Memurların 2026 için fazla mesai ücretleri belli oldu
Son dakika haberi... 2026 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nden edinilen bilgiye göre, memurların saat başı fazla çalışma ücreti, yeni yılda yüzde 29,3 artacak. 2025 yılında 12 lira 80 kuruş olan saatlik fazla mesai ücreti 1 Ocak 2026'dan itibaren 16 lira 55 kuruşa yükselecek. Bakanlıkların özel kalem müdürlüklerinde çalışan makam şoförleri dahil tüm personele ayda 90 saati, genel müdürlüklerin merkez teşkilatlarında görevli şoförlere de 60 saati geçmemek üzere yeni yılda 13 lira 60 kuruş yerine 17 lira 60 kuruş fazla mesai ücreti ödenecek. Her makam için aylık toplam 450 saati geçmemek üzere kurul başkanı (bakanlıklar), genel müdür ve daha üst birim yöneticileri, strateji geliştirme başkanı, vali, general ve amiral rütbesini haiz olmak kaydıyla Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, kuvvet komutanlıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığındaki daire başkanı ve daha üst birimlerin yöneticileri, rektör, büyükşehir ve il belediye başkanlarıyla birlikte çalışan personele ayda 90 saati geçmemek üzere saat başına 17 lira 60 kuruş ödeme yapılacak. Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü ile üniversitelere bağlı yurtlarda görev yapan personelden, yaptıkları fazla çalışma karşılığında kendilerine izin verilme imkanı bulunmayanlara ayda 90 saati aşmamak üzere saat başına 16 lira 55 kuruş ek ödeme verilecek. Mesleki ve teknik eğitim bölgesinde yer alan meslek yüksekokullarıyla ilişkilendirilen mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında görev yapan Milli Eğitim Bakanlığı idari personeline, yasal çalışma saatinin bitiminden sonra fiilen yaptıkları fazla çalışma süreleri için ayda 100 saati geçmemek üzere saat başına 28 lira 20 kuruş ödenecek. YURT İÇİ GÜNDELİKLER Harcırah Kanunu uyarınca verilecek yurt içi gündelik ve tazminat tutarları da yeniden belirlendi. Yeni yılda TBMM Başkanı ve Cumhurbaşkanı Yardımcısına ödenecek yurt içi gündelik tutarı 715 liradan 925 liraya yükselecek. Anayasa Mahkemesi Başkanı, bakanlar, Genelkurmay Başkanı, milletvekilleri, kuvvet komutanları, Jandarma Genel Komutanı, Sahil Güvenlik Komutanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, TBMM Genel Sekreteri, orgeneraller, oramiraller, Yargıtay, Danıştay, Uyuşmazlık Mahkemesi ve Sayıştay başkanları, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Danıştay Başsavcısı, Diyanet İşleri ve Yükseköğretim Kurulu başkanları ile Kamu Başdenetçisinin yurt içi gündeliği 686 liradan 900 liraya çıkacak. Yurt içi gündelik tutarı, ek göstergesi 8 bin ve daha yüksek kadrolarda bulunan memurlar için 890 liraya çıkacak. En alt kademedeki memura ise 850 lira ödenecek. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
October 17, 2025 at 8:53 AM
Güncel News press Cevdet Yılmaz açıkladı: 2026 bütçe büyüklüğü belli oldu #2026Bütçesi #TürkiyeEkonomisi #CevdetYılmaz #BütçePlanlaması #EkonomikBüyüme
Cevdet Yılmaz açıkladı: 2026 bütçe büyüklüğü belli oldu
Son dakika haberi... Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Bağlama Töreninde konuştu.  Yılmaz, Türkiye ekonomisinin istikrarlı büyüme eğilimini sürdüreceğini belirterek 2025 ve 2026 yıllarına ilişkin hedefleri paylaştı. “EKONOMİDE DENGELİ BÜYÜME SÜRECEK” Yılmaz, 2024 yılında ekonominin yüzde 3,3 büyüme sağladığını, aynı oranın 2025’te de korunmasının beklendiğini, 2026’da ise büyümenin yüzde 3,8’e yükseleceğini ifade etti. İşsizlik oranının 2025’te yüzde 8,5, 2026’da ise yüzde 8,4’e gerilemesinin öngörüldüğünü açıklayan Yılmaz, 2026 yıl sonu enflasyon hedefinin yüzde 16 olduğunu söyledi. “BÜTÇE SİYASİ İSTİKRARIN GÖSTERGESİ” Yılmaz, Orta Vadeli Program’ın (OVP) finansal istikrarı güçlendirmeyi, mali disiplini sürdürmeyi ve enflasyonu kalıcı olarak tek haneye indirmeyi amaçladığını vurguladı. “Ekonomi genelinde üretkenliği artırmayı hedefliyoruz. Bütçe hazırlama imkânı siyasi istikrarın en temel göstergesidir,” diyen Yılmaz, 2026 bütçesinin AK Parti hükümetlerinin 24’üncü, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ise 8’inci bütçesi olduğunu hatırlattı. “DEPREM BÖLGESİ YENİDEN İMARI ÖNCELİK” Cevdet Yılmaz, depremden etkilenen illerde yeniden yapılanma ve afetlere dirençli şehirler oluşturmanın 2026 bütçesinin öncelikli alanları arasında olduğunu belirtti. Yılmaz, “Deprem bölgesinin ihya ve inşası bu bütçede de önceliğimiz olmaya devam edecek,” dedi. “BÜTÇE BÜYÜKLÜĞÜ 18,9 TRİLYON TL” Yılmaz, 2026 yılı merkezi yönetim bütçesinde giderlerin 18,9 trilyon TL, gelirlerin ise 16,2 trilyon TL olarak öngörüldüğünü açıkladı. Bütçenin, sosyal refahı artıran, yatırımı ve üretimi destekleyen bir anlayışla hazırlandığını belirten Yılmaz, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda güçlü, üretken ve dayanıklı bir ekonomi inşa ediyoruz.” 2026 yılı bütçe ödeneklerinin ekonomik sınıflandırmaya göre dağılımı şu şekilde:  Personel giderleri 5 trilyon 507 milyar lira,  Mal ve hizmet alım giderleri 1 trilyon 250 milyar lira,  Cari transferler 6 trilyon 821 milyar lira,  Sermaye giderleri 1 trilyon 312 milyar lira,  Sermaye transferleri 525 milyar lira,  Borç verme giderleri 397 milyar lira,  Yedek ödenekler 375 milyar lira,  Faiz giderleri 2 trilyon 742 milyar lira. EĞİTİM BÜTÇESİ ARTIYOR Yılmaz, "Artan üniversite ve öğrenci sayısıyla birlikte üniversitelerimize ayırdığımız kaynağı da sürekli artırıyoruz. Yükseköğretim kurumları bütçelerini 2026 yılında 651 milyar liraya çıkarıyoruz. Yükseköğretimi de dâhil ettiğimizde eğitim bütçemizi; 2026 yılında 2 trilyon 896 milyar liraya yükseltiyoruz. Böylece merkezi yönetim bütçesinden yüzde 15,3 oranı ile en büyük payı yine eğitime ayırıyoruz. Eğitimle birlikte hükümetlerimiz döneminde en fazla önem verdiğimiz konuların başında sağlık gelmektedir. Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerinden en iyi şekilde yararlanmasını sağlamak amacıyla merkezi yönetim bütçesinden sağlık hizmetleri için 1 trilyon 594 milyar lira kaynak ayırıyoruz. Sağlık Bakanlığı ve yükseköğretim kurumları ile Sosyal Güvenlik Kurumundan yapılacak sağlık harcamaları da dikkate alındığında sağlık alanına ayrılan toplam kaynak 3 trilyon 307 milyar liraya ulaşmaktadır." ifadelerini kullandı. Bütçe destekleri şu şekilde: Ödeme gücü olmayan vatandaşlarımızın sağlık primi giderlerini karşılamak amacıyla 157 milyar lira, 65 yaş üstü yaşlılarımız, bakıma ihtiyacı olan engelli vatandaşlarımız ve yakınlarına bağlanan aylıklar kapsamında 106 milyar lira, Sosyal konut finansmanının desteklenmesi amacıyla 100 milyar lira, Engelli vatandaşlarımızın evde bakımına destek amacıyla 90 milyar lira, Engelli vatandaşlarımızın eğitim desteği için 56 milyar lira, Doğum yardımı ödemeleri için 44 milyar lira, Ekonomik yoksunluk içinde olan çocuklarımızın aileleri yanında yetişmelerine imkân sağlayan sosyal ve ekonomik destek ödemeleri için 23 milyar lira, Engelli eğitim taşıma giderleri için 11 milyar lira, Koruyucu aile uygulaması kapsamında yaklaşık 3 milyar lira kaynak ayrıldı. TARIMA 888 MİLYAR LİRALIK KAYNAK Tarıma stratejik bir öncelik verildiğini açıklayan Yılmaz, bu doğrultuda 2026 yılı bütçesinde 888 milyar lira kaynak tahsis edildiğini duyurdu. Bu kapsamda; Tarım sektörü vergi harcamaları için 262 milyar lira, Tarımsal kredi desteği için 220 milyar lira, Tarım sektörü yatırım ödenekleri için 190 milyar lira, Tarımsal destek programları için 168 milyar lira, Sosyal Güvenlik Kurumu işveren prim desteği ödemeleri için 283 milyar lira, Tarımsal krediler sübvansiyon desteği olarak 222 milyar lira, Halk Bankası esnaf kredileri sübvansiyon desteği için 70 milyar lira, İhracat başta olmak üzere diğer reel sektör destekleri için 60 milyar lira, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı teşvik ödemeleri için 50 milyar lira, Mesleki eğitim kapsamında ödenen Devlet katkısı için 29 milyar lira kaynak ayırdık. SAVUNMA VE GÜVENLİĞE 2,1 TRİLYON LİRA Savunma harcamaları için 1 trilyon 202 milyar lira, iç güvenlik harcamaları için 953 milyar lira olmak üzere savunma ve güvenlik sektörü için toplam 2 trilyon 155 milyar lira ödenek belirlendi. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
October 16, 2025 at 12:37 PM
Güncel News press Fransa'da "zenginden zengin vergisi alınsın" teklifi #Fransa #SosyalistParti #ZenginVergisi #VergiAdaleti #2026Bütçesi
Fransa'da "zenginden zengin vergisi alınsın" teklifi
Fransız Sosyalist Partisi, üçe bölünmüş parlamentonun yarattığı siyasi kriz içinde temel prensiplerinden biri olan vergi sisteminin değiştirilmesi konusunda bir adım atmayı planlıyor. Onaylanamadığı için kriz yaratan 2026 bütçesinde, Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un atadığı başbakanlarla sol ittifak arasındaki en büyük görüş farklılığı olarak öne çıkan 'vergi sistemi', siyasi gruplar arasındaki çekişmenin ana odağı. Sosyalist Parti'nin planına göre, Fransa'nın en zengin insanlarından 'zengin vergisi' alınacak, partiye göre bu yolla bütçe denkliğinde adım atılmış ve vergide adalet sağlanmış olacak. Parlamentodaki Sosyalist Parti grubu Başkanı Boris Vallaud, Fransa'daki çok yüksek varlıklı kişileri vergilendirmenin "temel savaşlarından biri olduğunu ve tüm enerjilerini buna harcayacaklarını" söyledi. Sosyalistler, adını Fransız ekonomist Gabriel Zucman'dan alan "Zucman vergisini" öneriyor. 100 milyon euro'nun üzerindeki servete yıllık yüzde 2 vergi uygulanacak ve bu vergi, vergi mükelleflerinin yaklaşık yüzde 0.01'ini etkileyecek. Önerilen yüzde 2'lik verginin ülkedeki 1800 haneyi etkilemesi, bütçeye yıllık 20 milyar eurokadar gelir getirmesi ve Fransa'nın GSYH'sinin yüzde 5.4'ü olarak tahmin edilen bütçe açığını azaltmaya yardımcı olması bekleniyor. Fransa başbakanlarının bitmeyen sınavı Bu yıl yüzde 5,4 olan bütçe açığını GSYH'nin yüzde 4,7'sine düşürmeyi hedefleyen Başbakan Lecornu'nun bütçe tasarısı, kurumlar vergisi muafiyetlerinde kesintiler, sosyal yardım katkılarında daha sıkı kurallar ve yeni vergiler de dahil olmak üzere 30 milyar euro'dan fazla bir kesintiye dayanıyor. Başbakan ilk büyük sınavını bugün, biri sol görüşlü La France Insoumise ve diğeri Marine Le Pen'in aşırı sağcı Ulusal Ralli partisi tarafından ortaya atılan ve azınlık hükümetini devirmek amacıyla yapılması beklenen iki güvensizlik oylamasıyla verecek. Sosyalist Parti, Lecornu'dan istediğinin bir kısmını aldı Sosyalist Parti, Lecornu'yu düşürmek için yapılan oylamaya katılmayıp geri çekilme kararı aldı. Bu sebeple başbakanın bu oylamadan sağ salim çıkması bekleniyor. Sosyalist Parti'nin oylamaya katılmamasının sebebi ise, Lecornu'nun bunun için taviz vermiş olması. Lecornu, Sosyalistlerin kendisini devirmeme kararını güvence altına almak için, Macron'un 2023'te büyük sokak gösterileri arasında zorla kabul ettirdiği ve emeklilik yaşını birkaç yıl içinde 62'den 64'e çıkarmaya başlayan dönüm noktası niteliğindeki emeklilik değişikliklerini askıya almak için önemli bir taviz verdi. Hükümeti devirmeye yönelik herhangi bir girişimde belirleyici oylara sahip olacaklarının farkında olan Sosyalistler, Macron'un merkezcilerinin güçlü muhalefetine rağmen, şimdi bu kozu bir tür zenginlik vergisini zorlamak için kullanmak istiyor. Sosyalistlerin lideri Faure sosyal medyada, "Önümüzdeki tartışmalarda biz solcular Zucman vergisini ve kamu hizmetlerini savunmak ve en yoksulları korumak için birlikte çalışacağız. Zucman vergisinin kabul edilmemesi halinde büyük servetleri, yüksek servetleri ve büyük şirketleri hedef alan bir dizi başka önerimiz olacak" dedi. "Vergide adaletsizlik birçok ülkede hat safhada" Bu ayın başlarında Reuters'a verdiği bir mülakatta ekonomist Zucman, birçok ülkede en varlıklı hanelerin çoğu vatandaştan daha az gelir vergisi ödediğini ve Fransa'da bu uçurumun özellikle belirgin olduğunu söyledi: "İlk olarak, milyarderler Fransa'da neredeyse hiç gelir vergisi ödemiyor ve ikinci olarak da servetleri son 15 yılda özellikle hızlı bir şekilde arttı." Bu ay Fransız Le Monde gazetesinde yazan önde gelen yedi ekonomistten oluşan bir grup, verginin 5 milyar euro'ya yakın bir gelir getireceğini ve varlıklı insanların Fransa'yı terk etmesine neden olabileceğini söyledi. Lecornu vergiye açıkça karşı çıktı ancak parlamentoda yaptığı ilk politika konuşmasında büyük servetler için istisnai bir vergi talep edeceğini söyledi. Başbakan, emeklilik değişikliklerini askıya almanın kamu kesesine bir maliyeti olacağını ve açığın telafi edilmesi gerekeceğini belirtti. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
www.eshahaber.com.tr
October 16, 2025 at 8:48 AM