itselanurd
banner
itselanurd.bsky.social
itselanurd
@itselanurd.bsky.social
Ve itiraf etmeliyim ki, bazı kitaplar artık bu sessizliği göze almıyor. Açıkçası bu da beni korkutuyor.
January 28, 2026 at 5:22 AM
Altı çizilsin, alıntılansın, üzerine konuşulsun diye kurulmuş cümleler var. Oysa ben bazı kitapları bitirdiğimde susmak isterim. Kimseye anlatmadan, hatta kendime bile açıklamadan o metni içimde taşımak. Çünkü benim için edebiyat, fikir üretmekten çok bir hâle girmektir.
January 28, 2026 at 5:22 AM
Biz ise sorgulamayı ve arayışı terk ettiğimizde, zaten köle olmadık mı?
January 27, 2026 at 2:04 PM
Tasavvufta ‘kendi kendini doğurmak’ diye bir kavram vardır. İşte o penguen, tam da bunu yaptı. Kendini tamamladı ve sandığımızdan çok daha büyük bir farkındalık yaşadı. Ona dayatılan normları sorguladı, ‘acaba’ sorusuna gerçekten cevap verdi.
January 27, 2026 at 2:04 PM
Bireyler kendi içlerinde şu soruyla yüzleşti: Neden cesaret edemedik?
Kimileri meseleyi materyalist bir yerden ele alıp kazanç–kayıp hesabı yaptı. Oysa özünde mesele bambaşka: kendin olmak, kendini tamamlamak.
January 27, 2026 at 2:04 PM
Ama kendini üstün gören insan, hâlâ bir hayvanın —hatta başka bir canlının— kendi iradesiyle hareket edebileceğini kabul etmiyor. Daha doğrusu, etmek istemiyor.

Yine de bazıları kendini gördü: gidebilenler ve gidemeyenler. Olay artık bir penguenin çok ötesine geçti.
January 27, 2026 at 2:04 PM
Benim işte - sizlerin bana layık gördüğünüz kimliklerin çok ötesinde.

Peki, neden?
Çünkü insan, anlayamadığını etiketler;
kendine benzemeyeni sınıflandırır,
korkusunu düzen sanarak başkalarının üzerine giydirir.
January 26, 2026 at 12:37 PM
Olur mu, olmaz mı diye birşeyler deniyorum, şu sıralar sadece arşivde biraz kayboluyorum. Altı bine yakın fotoğraf sildikten sonra beyin sulanıyor... 😶‍🌫️
January 15, 2026 at 5:26 PM
Ne yaparsan yap; günün sonunda ne tam evlat olabiliyorsun, ne kardeş, ne eş, ne sevgili.

Ve her şey, ayakta işemeyi çömelerek işemeye üstünlük sayan ahmakların yönettiği bir sistemin içinde, mide bulandırıcı bir biçimde gölgelere karışıyor.
January 8, 2026 at 7:12 AM
Artık kafamızı telefon ekranlarından kaldırıp, dünyanın dört bir yanından gelen seslere kulak vermenin zamanı. Çünkü hepimiz, bu kitaptaki hikâyelerin bir benzerini öyle ya da böyle bu toplumda yaşıyoruz. Her kadının hikâyesinde garip bir tanıdıklık var.
January 8, 2026 at 7:12 AM
Her okunan kitap, okuru tarafından şiddetle tavsiye edilir belki ama bazı kitaplar vardır; yalnızca önerilmez, insanın içinden başkasına da dokunsun diye taşar. Aynı dünyanın çatısı altında kadın olmak, anne olmak, kız evladı olmak — ya da olmamak…
January 8, 2026 at 7:12 AM
Herkes “merkezde kal”, “karşı taraf adım atmalı”, “sen adım atarsan geri kaçar” düşüncesine tutunuyor. Oysa çoğu zaman ilerleyemeyişimizin nedeni, tamamen karşı tarafın kafasında kurduğu dünyadan ibaret olan bu varsayımlar. Ve bu varsayımlar yüzünden hiçbir şey gerçek anlamda başlayamıyor.
January 8, 2026 at 6:29 AM