zincir / köstek ⛓️
birini kısıtlayan, özgürlüğünü engelleyen şey
örn: sanmayın ki sizin zincirlerinize güldüm. sizi bukağılarla gönül bahçesine çekişime güldüm.*
zincir / köstek ⛓️
birini kısıtlayan, özgürlüğünü engelleyen şey
örn: sanmayın ki sizin zincirlerinize güldüm. sizi bukağılarla gönül bahçesine çekişime güldüm.*
irin
iltihap
eskimis yara (buna bayildim)
örn: dünya dev bir cerahat sanki*
dev bir iltihap, dev bir yara sanki..
irin
iltihap
eskimis yara (buna bayildim)
örn: dünya dev bir cerahat sanki*
dev bir iltihap, dev bir yara sanki..
kitsch
aşırı duygusal, yapay ve ucuz zevk okşayıcı sanat / ürün
yani bir şey “kitsch” olarak tanımlanıyorsa, çoğunlukla samimi ve derin olmaktan ziyade göze hoş gelsin diye yapılmış, klişe ve abartılıdir*
kitsch
aşırı duygusal, yapay ve ucuz zevk okşayıcı sanat / ürün
yani bir şey “kitsch” olarak tanımlanıyorsa, çoğunlukla samimi ve derin olmaktan ziyade göze hoş gelsin diye yapılmış, klişe ve abartılıdir*
mikrop kırıcı maddeler
kolonya, tentürdiyot falan..
mikrop kırıcı maddeler
kolonya, tentürdiyot falan..
göreceli
kisiye olaya göre degisen
göreceli
kisiye olaya göre degisen
gelişigüzel bir biçimde yazmak/çizmek
gelişigüzel bir biçimde yazmak/çizmek
merhametli, iyiliksever, şefkatli kişi
“hâl” (durum) + “-kâr” (yapan) ekinden gelir.
"başkalarının hâlinden anlayan kişi"
her halükarda (günlük kullanım)
her durumda
(bilsem de pekişmesi açısından dursun.)
merhametli, iyiliksever, şefkatli kişi
“hâl” (durum) + “-kâr” (yapan) ekinden gelir.
"başkalarının hâlinden anlayan kişi"
her halükarda (günlük kullanım)
her durumda
(bilsem de pekişmesi açısından dursun.)
🏔️ dağcı, özellikle de alpler gibi yüksek ve teknik dağlara tırmanan kişi anlamına gelir.
alpinizm: yüksek dağlara tırmanma sporu
alpinist: bu sporu yapan kişi.
🏔️ dağcı, özellikle de alpler gibi yüksek ve teknik dağlara tırmanan kişi anlamına gelir.
alpinizm: yüksek dağlara tırmanma sporu
alpinist: bu sporu yapan kişi.
traş değil "tıraş" olacak doğrusu
ı harfi var
traş değil "tıraş" olacak doğrusu
ı harfi var
zirvedeki adam (çok beğendim bu kelimeyi)
örn: bu işin vakkosu, odur!
zirvedeki adam (çok beğendim bu kelimeyi)
örn: bu işin vakkosu, odur!
"semester" tatili olmalı
sömester değil
"semester" tatili olmalı
sömester değil
sıradan
basit
herkesin yapabildiği şeyler
sıradan
basit
herkesin yapabildiği şeyler
pietá (pi-ye-ta)
acıma, merhamet, şefkat, derin keder demek
eğer pietá varsa dramatiklik ve şov yok, sadece çok sevdiğimiz birinin ölüsünün yanında yaşanan sessiz bir kabulleniş ve acı ifadesi vardır
tablolar için kullanılan bir tabir
mechelengelonun pietásı, dalí'nin pietásı...
pietá (pi-ye-ta)
acıma, merhamet, şefkat, derin keder demek
eğer pietá varsa dramatiklik ve şov yok, sadece çok sevdiğimiz birinin ölüsünün yanında yaşanan sessiz bir kabulleniş ve acı ifadesi vardır
tablolar için kullanılan bir tabir
mechelengelonun pietásı, dalí'nin pietásı...
bir şeyin aslından olmayıp sonradan ilâve edilmiş bulunan, takma, ekleme:
"eğreti insan, eğreti kalp, eğreti bir nezâket
yapmacık, sahte, kolpa, yapay demek kısaca.
bir şeyin aslından olmayıp sonradan ilâve edilmiş bulunan, takma, ekleme:
"eğreti insan, eğreti kalp, eğreti bir nezâket
yapmacık, sahte, kolpa, yapay demek kısaca.
terleme yoluyla vücuttan toksik maddelerin atılmasını ve ciltteki gözeneklerin temizlenmesini sağlarken ufak bir transa girme durumu
terleme yoluyla vücuttan toksik maddelerin atılmasını ve ciltteki gözeneklerin temizlenmesini sağlarken ufak bir transa girme durumu
bir grup içinde üreyebilecek olan hayvanların belirli kriterlere uygun olarak ortadan kaldırılması
bir grup içinde üreyebilecek olan hayvanların belirli kriterlere uygun olarak ortadan kaldırılması
kompak (compact)
derli toplu, az yer kaplayan, yakin, duzgun
kompak (compact)
derli toplu, az yer kaplayan, yakin, duzgun
sakalı, bıyığı çıkmayan erkeğe köse denir.
sakalı, bıyığı çıkmayan erkeğe köse denir.
(bir şeyi) işe yaramaz, değersiz olduğundan ayırıp bir yana koymak.
örn: dediğim şey doğru;
Kur'an gelmiş geçmiş tüm şairleri ıskartaya çıkarmıştır*
(bir şeyi) işe yaramaz, değersiz olduğundan ayırıp bir yana koymak.
örn: dediğim şey doğru;
Kur'an gelmiş geçmiş tüm şairleri ıskartaya çıkarmıştır*
multitasking
aynı anda birden fazla görevi yerine getirme yeteneği
multitasking
aynı anda birden fazla görevi yerine getirme yeteneği
söylenmek
homurdanmak
söylenmek
homurdanmak
ihtisas var bir de iktisat var. ikisi de bir konuda derinlemesine uzmanlaşma demek. ama iktisat daha çok ekonomi terimidir.
ihtisas var bir de iktisat var. ikisi de bir konuda derinlemesine uzmanlaşma demek. ama iktisat daha çok ekonomi terimidir.