Rafik
banner
rafik058.bsky.social
Rafik
@rafik058.bsky.social
Coşkuyla Yazıp Sessizce Okumanın adıdır HAYAT
"Raffiğin defterinden alıntı"
Dışımızdaki dünyayı hep kontrol etmeye uğraştık, geçmişe bakınca hiç bir zaman kontrol de edememişiz, bak ama kendi duruşumuz seçimimiz di tavrımız hakkındada hiç bir şey yapmadığımız söylenemez, Cesaretinin sonuçlarına katlanmak kaydıyla tercihlerini seçebilirsin, şindide seçtiklerimizi yaşıyoruz
January 29, 2026 at 8:37 PM
1.Zor, diye başlayacağım söze geçmiş işte ne karmaşık durumunlara sokup umutsuzluğa yenik düştüğümüzde bile direndik aslında Korkmak damarlarımızda deli çoşkuyla akan kanımıza hiç uyuşmadı.
January 29, 2026 at 8:15 PM
2.Tehlikenin varlığı yokluğu değildi meşkülüğümüzün sebebide olamadı, bizim aklımızı ve irademizi zayıflatan belirsizlikten. Yani asıl sorunımuz çoğu zaman yaşadıklarımız değil, onlara2 verdiğimiz tepkiler oldu
January 29, 2026 at 8:15 PM
Günaydın
Kahvaltıdan kalktım, masada kahvaltılıklar, yarım dilim pepek ekmeği bir kaç zeytin gerisine de elimi bile sürmedim. Adı kahvaltı işte ben mi kahvaltılıklarmı yedim onları beni yedi bilemedim.
January 29, 2026 at 8:53 AM
Bize ait ne var diye baktık işte, gerçekte bize ait olan acılar. kabul etim işte hiçbir şey benim değil, neden zamanın tadını acıları bir kenara bırakarak yaşamıyorum. Aslında tamda şu an her şeyin zamanı. Bana ait dediğim şeylere baktığımızda gerçekten de mülkiyet gibi duran pek az şey var.
January 28, 2026 at 7:55 PM
Zaman bile aslında tam anlamıyla bize ait olmaması nasılda acıtıyor. Hızla akıyor, ama tutamıyoruz, sadece içinden geçiyor olmamızın çaresizliği; Geriye daha kalıcı olan ve görünen şey ne? Acılar işte. hafızaya yapışmış geçmişin kalıntısı, neredeyse kimliğimizin bir parçası olmuşlar.
January 28, 2026 at 7:48 PM
Akıl ve zihin sürekli ya geçmişi ya da geleceği kolluyor. Şimdi çok çıplak, çok savunmasız bir yer zamanın kendisi. Acıları sensizliğe bırakıp, gelecek zamanın anlamını ortaya koymak. Şimdi tetikte olmanın ne anlamı varki demek; o da zor geliyor.
January 28, 2026 at 7:40 PM
Şimdi artık her şeyin zamanı, Çünkü hayat ertelemeyi kabul etmiyor. İyileşmenin de, sevmenin de, fark etmenin de başka bir zamanı belkide olmayacak. Geçmiş geçti, gelecek ise beklenen; gerçek olan tek bu an . Acılar gerçek te olsa tek gerçek asla bu değildir. Yaşanmakta bırakılmamalı.
January 28, 2026 at 7:32 PM
Mesele ne: Acıları silmek mi? Yoksa onların hayatın bir parçası olduğunu öğrenmek mi? Belkide sorun, Zamanın içinden geçerken an'ı kaçırmamayı, öğrenmek. Çünkü gerçekten sahip olabildiğimiz tek şey, şu an ve onunla yapabildiklerimiz.
January 28, 2026 at 7:27 PM
Bu yüzden yetişkinlik bir güç hali değil, daha çok uyum ve mecburiyet hali oluyor.
January 27, 2026 at 8:59 AM
Kısaca yaşlandıkça özgürleşme yerine, ekonomik zorunluluklar, borçlar, iş güvencesizliği ve sistemin dayattığı roller içinde afallayıp kalınıyor kalınıyor.
January 27, 2026 at 8:58 AM
Bir birey gerçekten yetişkinse bağımsız veya özerk olduğu neredeyse bile demiyorum tamamen imkânsızdır.
January 27, 2026 at 8:57 AM
Kim ben hayatının efendisi yim diyorsa yetişkin yetişkin olabildiğini sanmam.
January 27, 2026 at 8:57 AM
Bazen uzun bir paragraf yazabilmek için yazdığınızda farkederizki bu paragrafı yaza bilmek için ya birkaç yıl yaşamışızdır yada onlarca kitap okumuşuzdur. Asıl olan iliside güzeldi.
January 26, 2026 at 8:17 PM
Tarafsız olunarak zulmün olduğu yerde asla masum kalınamaz. Eğer gerçekten inanıyorsak, haksızlığa karşı durmak zorundayız, tavır alıp yuksek sesle itiraz etmeliyiz etmiyorsak önce biz kendimizi sorgulamalıyız. Aksi hâlde nasıl ileride kendimizi insani olarak anlatırız
January 26, 2026 at 7:41 PM
January 26, 2026 at 7:02 PM
Herkese aynı payı vermek değil, herkesin insanca yaşayabileceği asgari koşulları sağlamak. Yani herkesin lüks içinde yaşaması değil, kimsenin yoksulluk, açlık ve dışlanmışlık içinde kalmaması hakkı vardır
January 26, 2026 at 5:35 PM
Herkesin Gerçekte farklı imkânlara, yeteneklere ve başlangıç koşullarına sahip olmamasalarda yasalar karşısında eşit olma hakkı vardır.
January 26, 2026 at 5:34 PM
Herkesin neci nereli doğduğunu sorgulamadan, hangi aileye ya da sınıfa ait olduğuna bakmadan, cinsiyeti, inancı veya ekonomik durumunu gözetmeden yaşam imkânlarına erişimini kısıtlamadan her bir bireyi aynı titizlikle korumak ve gözetme sorumluluğunu üstlenene bilen yönetimlere ihtiyacı vardır.
January 26, 2026 at 5:33 PM
Herkesin insan onurunun korunduğu adalet duygusunun hayatın merkezinde olduğu bir ortamı hissederek yaşama hakkıdır.
January 26, 2026 at 5:33 PM
Var olmak özünde tek olduğu anlamına gelmiyor? Ama tek'te olsa, görünüşün altında ki çokluk nasıl inkar edile bilir. 1'i her zaman 2 ye 3 e, bölebilirsin,ama kiyi, üçü 1 E bölmek yine kendisinin tamamdır.
January 25, 2026 at 6:05 PM
2.Buradaysan belli ki merak ettiklerim, sorgulamalarım var. Bunlarda benim için işin keyifli tarafı. Hafife alınmamayı istememdeki maksadım zekadan fiziki birtakım özelliklerinden değil, geçmişteki deneyimlerinden olduğunu söylemek isterim
January 25, 2026 at 8:32 AM
1.Buradaki paylaşımlara bakarak sizi ben anladım veya şu sunuz busunuz diye söyleye bilecek biri olamam. Ama bilirimki kendi çıtamı zaten yukarıda tutuyorum. Altından geçenlere değil üstünden geçenlere yorumlar yapıyorum, beğeni atıyorum
January 25, 2026 at 8:31 AM
Bir söylemin kutsiyetini yitirmesi, bir gereklilik sözünün inanırlığını kaybetmesi, buna dayalı yaptırımı ve ya yapılması gerekenin savsaklanmasına sebebiyet vermez mi? ve ya sorgulatmaz mı?
January 24, 2026 at 7:36 PM
Artık dünyevi yaşamın nimetlerinin kim açıkça veya mutlak reddini yapabilirki? Dünya cennetinin sahteliği diye bir şey söylene bilirmi? Kim gelecekteki gökyüzü cennetini bugün yaşadığı cenettini bırakarak seçmeyi düşünür. Ben samimiyim, sahip olduğumu seçerim
January 24, 2026 at 6:16 PM