Zihin de yorulur.
Anadolu’dan İran’a uzanan eski bilgelikte, susmak kaçış değil; toparlanmaktır.
Her düşünce bir süre sonra kendi yankısına dönüşür.
Sözden değil, sessizlikten güç doğar.
Zihin de yorulur.
Anadolu’dan İran’a uzanan eski bilgelikte, susmak kaçış değil; toparlanmaktır.
Her düşünce bir süre sonra kendi yankısına dönüşür.
Sözden değil, sessizlikten güç doğar.
Kahve, aslında bir meyvenin içindeki çekirdektir.
Kırmızı renkli bu meyveye “kahve kirazı” denir.
İçinden çıkan iki çekirdek, kavrularak kahveye dönüşür.
Çekirdek işlenir, öğütülür ve demlenir.
Kahve bir içecek değil, hazırlanan bir tohumdur.
Kahve, aslında bir meyvenin içindeki çekirdektir.
Kırmızı renkli bu meyveye “kahve kirazı” denir.
İçinden çıkan iki çekirdek, kavrularak kahveye dönüşür.
Çekirdek işlenir, öğütülür ve demlenir.
Kahve bir içecek değil, hazırlanan bir tohumdur.
iyiliğinle öldür.
Hz. Ali
Bazı zaferler, düşmanı yok ederek değil, dönüştürerek kazanılır.
Mandela, kendisini hapse atanları dışlamak yerine göreve getirdi.
Gandhi, sömürgecilerle savaşmadan direndi.
Gerçek güç, güce cevap vermemeyi başarabilmektir.
iyiliğinle öldür.
Hz. Ali
Bazı zaferler, düşmanı yok ederek değil, dönüştürerek kazanılır.
Mandela, kendisini hapse atanları dışlamak yerine göreve getirdi.
Gandhi, sömürgecilerle savaşmadan direndi.
Gerçek güç, güce cevap vermemeyi başarabilmektir.
internete bağlanmak için değil, uzayı dinlemek için geliştirildi.
1990’larda fizikçi John O’Sullivan kara delik sinyallerini ölçüyordu.
Geliştirdiği formül, kablosuz veri aktarımını mümkün kıldı.
Yanlış sinyali ararken WiFi’yi buldu.
Bugün cebimizdeki bağlantı, gökyüzünü anlamak için doğdu.
internete bağlanmak için değil, uzayı dinlemek için geliştirildi.
1990’larda fizikçi John O’Sullivan kara delik sinyallerini ölçüyordu.
Geliştirdiği formül, kablosuz veri aktarımını mümkün kıldı.
Yanlış sinyali ararken WiFi’yi buldu.
Bugün cebimizdeki bağlantı, gökyüzünü anlamak için doğdu.
“Gövdeyi kesenin, meyveye hakkı yoktur.”
(Anonim)
Bu söz, özellikle Orta ve Güneydoğu Anadolu halk söyleminde,
ailesini, işini veya toprağını inkâr edenlere karşı söylenmiştir.
Değeri yok edenin fayda bekleme hakkı olmadığını ifade eder.
Emek, yok edilerek hak edilmez.
“Gövdeyi kesenin, meyveye hakkı yoktur.”
(Anonim)
Bu söz, özellikle Orta ve Güneydoğu Anadolu halk söyleminde,
ailesini, işini veya toprağını inkâr edenlere karşı söylenmiştir.
Değeri yok edenin fayda bekleme hakkı olmadığını ifade eder.
Emek, yok edilerek hak edilmez.
“Doğruyu söyleyeni önce yalnız bırakırlar, sonra haklı bulurlar.”
(Anonim)
Bu söz, Anadolu’da doğruluğun yalnızlıkla sınandığını anlatan halk deyişlerinden biridir.
Nâzım Hikmet, inandığı gerçeği söylediği için yıllarca mahkûm ve sürgün edildi.
Zaman onu yalnız değil; haklı kıldı.
“Doğruyu söyleyeni önce yalnız bırakırlar, sonra haklı bulurlar.”
(Anonim)
Bu söz, Anadolu’da doğruluğun yalnızlıkla sınandığını anlatan halk deyişlerinden biridir.
Nâzım Hikmet, inandığı gerçeği söylediği için yıllarca mahkûm ve sürgün edildi.
Zaman onu yalnız değil; haklı kıldı.
“İyiler kaybeder gibi görünür ama asla yenilmez.”
Cemil Meriç
Cemil Meriç, fikirle savaşan bir yalnız adamdı.
İyiliğin kısa vadede yenilmiş görünse de zamanla nasıl ayakta kaldığını, kendi hayatıyla anlatan bir bilgedir.
Bu söz, onun inancının ve yalnızlığının özetidir.
“İyiler kaybeder gibi görünür ama asla yenilmez.”
Cemil Meriç
Cemil Meriç, fikirle savaşan bir yalnız adamdı.
İyiliğin kısa vadede yenilmiş görünse de zamanla nasıl ayakta kaldığını, kendi hayatıyla anlatan bir bilgedir.
Bu söz, onun inancının ve yalnızlığının özetidir.
“Yarın, bugün düşü kurulan şeylerin adıdır.”
(Anonim)
Bu söz, Türk halk kültüründe sıkça rastlanan “düş kurmak, kader çizmek gibidir” inancıyla paralellik gösterir.
Gelecek, bugünden şekillenir; hayal kurmak, zamanı yönlendirmektir.
“Yarın, bugün düşü kurulan şeylerin adıdır.”
(Anonim)
Bu söz, Türk halk kültüründe sıkça rastlanan “düş kurmak, kader çizmek gibidir” inancıyla paralellik gösterir.
Gelecek, bugünden şekillenir; hayal kurmak, zamanı yönlendirmektir.
“Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır.”
(Hz. Ali)
Hz. Ali, İslam tarihinde “adaletin kılıcı” olarak anılır.
Sözleri; yalnızca inancı değil, sorumluluğu ve cesareti de temsil eder.
Görmezden gelme, yok sayma.
Adalet tepki ister, sessizlik değil.
“Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır.”
(Hz. Ali)
Hz. Ali, İslam tarihinde “adaletin kılıcı” olarak anılır.
Sözleri; yalnızca inancı değil, sorumluluğu ve cesareti de temsil eder.
Görmezden gelme, yok sayma.
Adalet tepki ister, sessizlik değil.
“Kuş uçar rüzgârı düşünmez.”
(Anonim)
Türk halk kültürü ve Orta Asya göçebe yaşamında kuş, özgürlüğün simgesidir.
Aynı zamanda destan ve masallarda rehberdir.
Rüzgârı hesaba katmadan uçması, insanın doğaya rağmen yola çıkma cesaretini ve kararsızlığa direncini temsil eder.
“Kuş uçar rüzgârı düşünmez.”
(Anonim)
Türk halk kültürü ve Orta Asya göçebe yaşamında kuş, özgürlüğün simgesidir.
Aynı zamanda destan ve masallarda rehberdir.
Rüzgârı hesaba katmadan uçması, insanın doğaya rağmen yola çıkma cesaretini ve kararsızlığa direncini temsil eder.
“Aynaya kızmak yüzü değiştirmez.”
(Anonim)
İnsan bazen gördüğüne öfkelenir.
Ama gerçek, aynaya değil; kendine aittir.
Aynayı kırmak sureti değiştirmez.
Kabul etmeyi bilmeyen, dönüştüremez.
Kızmak kolay, görmek cesaret ister.
Çünkü ayna yalan söylemez, sadece içini yansıtır.
“Aynaya kızmak yüzü değiştirmez.”
(Anonim)
İnsan bazen gördüğüne öfkelenir.
Ama gerçek, aynaya değil; kendine aittir.
Aynayı kırmak sureti değiştirmez.
Kabul etmeyi bilmeyen, dönüştüremez.
Kızmak kolay, görmek cesaret ister.
Çünkü ayna yalan söylemez, sadece içini yansıtır.
“Ayağına taş değmeyen, yolun kıymetini bilmez.”
(Anadolu Halk Özdeyişi)
Ayağına taş değmeden yürüyen, yolu sadece geçer.
Ama taş varsa, adımlar hafızada kalır.
İz bırakan acı, yolun değerini öğretir.
Çünkü yürümek sadece ilerlemek değil, farkında olmaktır.
“Ayağına taş değmeyen, yolun kıymetini bilmez.”
(Anadolu Halk Özdeyişi)
Ayağına taş değmeden yürüyen, yolu sadece geçer.
Ama taş varsa, adımlar hafızada kalır.
İz bırakan acı, yolun değerini öğretir.
Çünkü yürümek sadece ilerlemek değil, farkında olmaktır.
“Işıktan korkan, karanlığa mecbur kalır.”
(Mezopotamya halk sözü)
Gözünü kapatırsan, karanlığa razı olursun.
Bazı yollar, bakmaya cesareti olana açılır.
Korkan, yerinde sayar.
“Işıktan korkan, karanlığa mecbur kalır.”
(Mezopotamya halk sözü)
Gözünü kapatırsan, karanlığa razı olursun.
Bazı yollar, bakmaya cesareti olana açılır.
Korkan, yerinde sayar.
“Çürümenin sesi çıkmaz, kokusu gelir.”
(Anadolu halk sözü)
Önce bir sessizlik olur.
Sonra bir koku yayılır.
Fark eden, konuşmaz.
Konuşan, fark etmez.
“Çürümenin sesi çıkmaz, kokusu gelir.”
(Anadolu halk sözü)
Önce bir sessizlik olur.
Sonra bir koku yayılır.
Fark eden, konuşmaz.
Konuşan, fark etmez.
“Yönü kaybeden, ayağını hızlandırır.”
(Maasai Halkı Atasözü)
Bu söz, sadece yürümekle yol alınmayacağını hatırlatır.
Bazıları nereye gittiğini bilmediği için hızlanır, durursa kaybolduğunu fark edecektir.
Her adım varışa götürmez.
Bazen yavaşlamak, yönü hatırlamanın tek yoludur.
“Yönü kaybeden, ayağını hızlandırır.”
(Maasai Halkı Atasözü)
Bu söz, sadece yürümekle yol alınmayacağını hatırlatır.
Bazıları nereye gittiğini bilmediği için hızlanır, durursa kaybolduğunu fark edecektir.
Her adım varışa götürmez.
Bazen yavaşlamak, yönü hatırlamanın tek yoludur.
“Işık yoksa, gölge de senindir.”
(Modern Zen yorumu)
Bazen konuşmazsın, ama biri suskunluğunu hisseder.
Bazen görünmezsin, ama varlığın birilerinin gözüne takılır.
Yani ışık gittiğinde bile, iz seninse kalır.
“Işık yoksa, gölge de senindir.”
(Modern Zen yorumu)
Bazen konuşmazsın, ama biri suskunluğunu hisseder.
Bazen görünmezsin, ama varlığın birilerinin gözüne takılır.
Yani ışık gittiğinde bile, iz seninse kalır.
“Suyu bulanık görenin, bakışı kirliyse neylesin pınar?”
(Anadolu halk sözü)
Bazen su değil, göz bulanıktır.
Pınar ne kadar duru akarsa aksın,
çamurlu niyet her görüntüyü bozar.
Ve bazı gözler,
temizliğe değil, lekeye odaklanmak için bakar.
“Suyu bulanık görenin, bakışı kirliyse neylesin pınar?”
(Anadolu halk sözü)
Bazen su değil, göz bulanıktır.
Pınar ne kadar duru akarsa aksın,
çamurlu niyet her görüntüyü bozar.
Ve bazı gözler,
temizliğe değil, lekeye odaklanmak için bakar.
“Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri varsa, orada güneş batıyor demektir.”
(Anonim)
Işık azaldığında, değeri az olan büyür gibi görünür.
Ama asıl büyüklük, ışıkta da gölgeye ihtiyaç duymayandır.
Bu sözün bir başka versiyonu da şöyle:
“Gölge uzun diye güneşi büyük sanma.”
“Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri varsa, orada güneş batıyor demektir.”
(Anonim)
Işık azaldığında, değeri az olan büyür gibi görünür.
Ama asıl büyüklük, ışıkta da gölgeye ihtiyaç duymayandır.
Bu sözün bir başka versiyonu da şöyle:
“Gölge uzun diye güneşi büyük sanma.”
“En gürültülü pazar, en eski malı satar.”
(Çin halk sözü)
İyi mal çığırtkan gerektirmez.
Dikkat, gürültüyle değil; değerle çekilir.
Çünkü ses yükseldikçe, görülmeye değecek olan azalır.
“En gürültülü pazar, en eski malı satar.”
(Çin halk sözü)
İyi mal çığırtkan gerektirmez.
Dikkat, gürültüyle değil; değerle çekilir.
Çünkü ses yükseldikçe, görülmeye değecek olan azalır.
“Eşeği süsleyenin yolu uzar.”
(Doğu Karadeniz halk sözü)
Süsle, parlat, parfümle…
Eğer yürüyemiyorsa, yine yolda kalırsın.
Bugün konuşan çok, taşıyan az.
Yolun kime kaldığıysa, zaten yolda belli olur.
“Eşeği süsleyenin yolu uzar.”
(Doğu Karadeniz halk sözü)
Süsle, parlat, parfümle…
Eğer yürüyemiyorsa, yine yolda kalırsın.
Bugün konuşan çok, taşıyan az.
Yolun kime kaldığıysa, zaten yolda belli olur.
“Milleti idare edenler, memleketin hayat kaynaklarını bilen adamlardan olmalıdır.”
(Mustafa Kemal Atatürk)
Yön göstermek sadece makamla olmaz.
Yolu bilenle yürünür.
Bugün aklın dışlandığı yerde, yön de yoktur; istikamet de.
“Milleti idare edenler, memleketin hayat kaynaklarını bilen adamlardan olmalıdır.”
(Mustafa Kemal Atatürk)
Yön göstermek sadece makamla olmaz.
Yolu bilenle yürünür.
Bugün aklın dışlandığı yerde, yön de yoktur; istikamet de.
“Görmek istemeyene ışık tutmak, körlüğünü büyütür.”
(Lao Tzu)
Gerçek, sadece görmek isteyene görünür.
Bu söz, Taoist düşüncenin temelini atan Lao Tzu’nun öğretisinden esinlenmiştir.
Ona göre hakikat; zorla gösterilecek değil, fark edilecek bir şeydir.
“Görmek istemeyene ışık tutmak, körlüğünü büyütür.”
(Lao Tzu)
Gerçek, sadece görmek isteyene görünür.
Bu söz, Taoist düşüncenin temelini atan Lao Tzu’nun öğretisinden esinlenmiştir.
Ona göre hakikat; zorla gösterilecek değil, fark edilecek bir şeydir.
“Bir şeyi saklamak istiyorsan, ortada bırak.”
(Lao Tzu öğretisi)
Açıkta olanı kimse sorgulamaz.
Çünkü göz önündeki karmaşa, gerçeğin üzerini örter.
O yüzden bugün her şey çok görünür, ama kimse tam olarak ne olduğunu bilmez.
Çünkü oyun, saklamada değil; göstermede oynanır.
“Bir şeyi saklamak istiyorsan, ortada bırak.”
(Lao Tzu öğretisi)
Açıkta olanı kimse sorgulamaz.
Çünkü göz önündeki karmaşa, gerçeğin üzerini örter.
O yüzden bugün her şey çok görünür, ama kimse tam olarak ne olduğunu bilmez.
Çünkü oyun, saklamada değil; göstermede oynanır.
“Kaplan sessiz avlanır.”
(Zen öğretisi)
Zen kültüründe bu söz, tepki değil etki yaratan sessizliği anlatır.
Bağırmadan var olmak. Acele etmeden ilerlemek.
Gürültü çıkaran çoktur. Ama gürültüyle yol alan, hedefe nadiren ulaşır.
“Kaplan sessiz avlanır.”
(Zen öğretisi)
Zen kültüründe bu söz, tepki değil etki yaratan sessizliği anlatır.
Bağırmadan var olmak. Acele etmeden ilerlemek.
Gürültü çıkaran çoktur. Ama gürültüyle yol alan, hedefe nadiren ulaşır.
“Adaletin terazisi sarsıldığında, en ağır yük vicdanlara düşer.”
(Anadolu halk deyişi)
Herkesin sustuğu yerde, bir kişi konuşur.
O da çoğu zaman yalnız kalır.
Ama o sessizlikte, en çok onun sesi yankılanır.
Çünkü hak yerini bulmazsa, herkesin içine bir boşluk çöker.
“Adaletin terazisi sarsıldığında, en ağır yük vicdanlara düşer.”
(Anadolu halk deyişi)
Herkesin sustuğu yerde, bir kişi konuşur.
O da çoğu zaman yalnız kalır.
Ama o sessizlikte, en çok onun sesi yankılanır.
Çünkü hak yerini bulmazsa, herkesin içine bir boşluk çöker.